O kadar üzgünüm ki ... bir o kadar da endişeli ... umarım sesimiz duyulur ve bu proje kapsamında eksikler görülüp tamamlanır, yoksa can güvenliği yok hiçbirimizin sosyal hizmet personelleri olarak. #ashb#hakkari#ashim#sosyalhizmet
ben bu kadar yabana atılan bir meslek grubu daha görmedim, gerçekten milletin evine almak istemediği uyuşturucu bağımlısı çocuğunu rehabilite etmek için önlemsiz bir şekilde görüşme yapmak, kaç tehditten ve yaralamadan sonra mantıksız gelmeye başlayacak? #ashb#sosyalhizmet
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nı Uyardık, Uyarmaya ve Yaşam Hakkımıza Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz!
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bürokratları çalışanların temsilcileri olan meslek örgütlerini, sendikaları ve sendikamızın uyarılarını dikkate almayarak bir sosyal hizmet emekçisinin yaralanmasına yol açmışlardır. Saldırı sonucu ağır yaralanan ve ameliyat sonrası yoğun bakıma alınan psikolog arkadaşımızın durumunu yakından takip etmekteyiz. Böylesi bir olay yaşandığı için çok üzgünüz. Yaralı arkadaşımıza acil şifalar diliyoruz.
Bu acı olay göstermiştir ki projeler ülke ve kurumun gerçekleri ile örtüşmeli, çalışanların görüş ve önerileri, talepleri dikkate alınmalıdır. "Biz istiyoruz olacak" anlayışı yaşam hakkımızı tehdit ediyorsa, hayatta kalmak için fiili ve meşru tüm yöntemlerle mücadele etmek, suskunluğumuza son vermek zorundayız.
SES GENEL MERKEZİ
Sosyal Risk Haritası Oluşturulmasına dair sendikamızın daha önce yapmış olduğu açıklamalar aşağıdadır:
https://t.co/2TKXqEJFty
https://t.co/hItphCow5F
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilmesi planlanan Sosyal Risk Haritası Projesi, doğru planlandığında sosyal hizmetler açısından önemli bir adım olabilir. Ancak mevcut personel yetersizliği, ağır iş yükü, teknik eksiklikler ve güvenlik sorunları çözülmeden bu projenin sahaya uygulanmaya çalışılması ciddi riskler doğuracaktır.
Sosyal hizmet çalışanları zaten yoğun sorumluluk altında görev yaparken; yeni proje kapsamında ek veri girişleri, saha incelemeleri ve analiz yükünün mevcut personele verilmesi tükenmişliği artıracak, hizmet kalitesini olumsuz etkileyecektir.
Sahadan gelen geri bildirimler;
📌 Teknik altyapının yetersiz olduğunu, 📌 Personelin kendi telefon ve internetini kullandığını, 📌 Araç ve ulaşım desteğinin eksik olduğunu, 📌 Güvenlik risklerinin arttığını açıkça göstermektedir.
Bizim talebimiz nettir: ▪️ Yeterli personel istihdam edilmeli, ▪️ Proje için ayrı uzman birimler kurulmalı, ▪️ Teknik altyapı eksiksiz sağlanmalı, ▪️ Çalışanların güvenliği garanti altına alınmalı, ▪️ Mali ve özlük haklarında iyileştirme yapılmalıdır.
Sahadaki gerçekler dikkate alınmadan atılacak adımlar, hem çalışanları hem vatandaşları olumsuz etkileyecektir.
SOSYAL RİSK HARİTASI ÇALIŞMALARI İLE İLGİLİ UYARMIŞTIK
Sosyal Risk Haritası çalışmaları kapsamında sahada karşılaşılabilecek tehlikelere daha önce dikkat çekmiş; bu çalışmaların önemine inanmakla birlikte, açık ve bağlayıcı mevzuat düzenlemeleri yapılmadan, riskler somut biçimde ortaya konulmadan ve gerekli tedbirler alınmadan yürütülmesinin ciddi sorunlara yol açabileceği yönünde uyarılarda bulunmuştuk.
Ne yazık ki dile getirdiğimiz endişeler bugün acı bir olayla gerçeğe dönüşmüştür. Hakkari Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görev yapan bir psikolog çalışma arkadaşımız, İl Müdürlüğünde uğradığı bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralanmıştır.
Edinilen bilgilere göre olay, Sosyal Risk Haritası çalışmaları kapsamında kadına yönelik şiddet vakasına ilişkin gerçekleştirilen hane ziyareti sonrasında gelişmiştir. Şiddet uygulayan ve psikiyatrik rahatsızlığı bulunduğu ifade edilen şahısla yaşanan süreç, bugün kuruma taşınmış; saldırgan, görevli psikolog arkadaşımıza yönelik bıçaklı saldırıda bulunmuştur.
Halen ameliyatta olan meslektaşımıza acil şifalar diliyor, ailesine ve tüm çalışma arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bu üzücü olay bir kez daha göstermiştir ki; sahada görev yapan sosyal hizmet çalışanlarının güvenliği, ertelenemez ve ihmal edilemez bir konudur. Sosyal Risk Haritası gibi önemli çalışmaların, çalışanların can güvenliğini esas alan güçlü bir mevzuat altyapısı, risk analizleri ve etkin koruyucu tedbirlerle desteklenmesi zorunludur.
Yetkilileri, benzer acı olayların yaşanmaması adına gerekli yasal düzenlemeleri ivedilikle hayata geçirmeye, sahada görev yapan personelin güvenliğini sağlayacak somut ve etkili önlemleri almaya davet ediyoruz.
UYARI YAPTIĞIMIZ AÇIKLAMAMIZ👇
https://t.co/HgBCYqn90A
Tweet 1:Hastanelerde, özellikle yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yaşanan istismar olayları münferit değil, bir "sistem" sorunudur. Peki, hastaneler bebekler için nasıl en güvenli yer haline getirilir? Bir sosyal hizmet uzmanı gözüyle çözüm önerilerim:
Prof. Dr. Yavuz Selvi’den @dryavuzselvi sosyal hizmet vurgusu: “Gerçek anlamda değer verilse, bu ülkede her aile takip edilir.”
KonTV ekranlarında yayımlanan ve uyuşturucuyla mücadele temasının ele alındığı programda konuşan Prof. Dr. Yavuz Selvi, sosyal hizmetin ve sosyal hizmet uzmanlarının toplum açısından taşıdığı yaşamsal öneme dikkat çekmiştir. Selvi, sosyal hizmetin kriz anlarında başvurulan tali bir alan gibi görülmesinin bilimsel ve yapısal olarak yanlış olduğunu açık biçimde ifade etmiştir.
Programın ilgili bölümünde Prof. Dr. Selvi, Avrupa’da uygulanan sosyal hizmet modellerine atıfta bulunarak; sosyal hizmet uzmanlarının aileleri düzenli biçimde izleyebildiğini, riskleri erken aşamada tespit edebildiğini, çocukları ve gençleri sistematik olarak spor ve sanat faaliyetlerine yönlendirebildiğini belirtmiştir. Bu yaklaşımın, özellikle madde kullanımı ve bağımlılık gibi sorunların ortaya çıkmadan önce önlenmesinde belirleyici rol oynadığını vurgulamıştır.
Türkiye’de ise sosyal hizmet uzmanlarının yeterli kurumsal destekten yoksun bırakıldığını, sosyal hizmetin çoğu zaman ancak sorun derinleştikten sonra, son çare olarak devreye sokulduğunu ifade eden Selvi, bu anlayışın aileler ve toplum üzerinde ağır bedeller ürettiğini dile getirmiştir. Sosyal hizmetin koruyucu, önleyici ve izleyici niteliği sistemli biçimde işletilmeden; çocukların, gençlerin ve ailelerin bütüncül olarak korunmasının mümkün olmadığı açıktır.
Bu değerlendirmeler, sosyal hizmetin yalnızca bir meslek alanı değil, toplumun tamamı için güvence altına alınması gereken bir hak olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Sosyal hizmet uzmanlarının güçlendirilmediği, sahada sürekli ve etkin kılınmadığı bir sosyal politika anlayışı, sürdürülebilir toplumsal iyilik halini üretemez.
Sosyal hizmetin hak temelli, koruyucu ve önleyici niteliğini bilimsel bir sorumlulukla dile getiren; sosyal hizmet uzmanlarının sahadaki rolünü açık biçimde görünür kılan Prof. Dr. Yavuz Selvi’ye teşekkür ediyoruz. Bu tür net ve ilkesel açıklamalar, sosyal hizmetin tali bir müdahale alanı değil, kamusal bir zorunluluk olduğunu kamuoyuna hatırlatması bakımından son derece kıymetlidir.
@tcailesosyal@MahinurOzdemir
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu’nun KPSS’siz devlet memuru yapılan torpilli yeğeni Fethullah Efe Polat, nitelikli cinsel istismar suçundan tutuklandı.
(Birgün - Timur Soykan)
Bugün Engelli Komisyonu’nda gündemimiz, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon süreçleri. Konunun uzman hekimlerini dinleyerek rehabilitasyon süreçleri konusunda bilgi aldık.
Rehabilitasyon sistemi ekip işidir fakat maalesef mevcut sağlık politikamız insan kaynağına yatırım yapmıyor.
Rehabilitasyonun kilit meslek grupları olan fizyoterapistlere, rehabilitasyon hemşirelerine, sosyal hizmet uzmanlarına ve psikologlara sistemde yer açılmıyor.
Kontrolsüzce açılan ilgili bölümlerin verdiği mezunların çok azı kamu kadrolarına yerleşebiliyor. Oysa sistemin bu meslek gruplarına ihtiyacı var…
Bu tür vakaları sadece ‘vicdansızlık’ söylemine indirgemek, devletin ve kurumların yapısal sorumluluğunu görünmez kılıyor. Çocukların, kadınların ve engellilerin haklarını merkeze alan insan hakları temelli bir ekonomi ve bütüncül sosyal politikalar inşa edilmeden bu ağır ihlaller önlenemez @sabah
@gagahaberyeni Siz ne iş yaparsınız @tcailesosyal ?
Ülkenin başkentinde bu çocuğun varlığından haberiniz yok mu @AnkaraValiligi ?
Okulda olması gereken çocuk nerede diye hiç sordunuz mu @tcmeb ?
Hani en çok çalışan belediye başkanısın yaa @mansuryavas06
Hepinize yazıklar olsun!!
Bu olay bize bir kez daha gösteriyor ki sosyal hizmetin erken tespit ve müdahale sistemi hayati öneme sahip. Çocukların yıllarca fark edilmeden bu koşullarda yaşaması sahada daha güçlü ve yaygın bir sosyal hizmet mekanizmasına duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koyuyor
@tcailesosyal
Ankara’da 11 yaşındaki engelli bir çocuğun, babasının ölümünün ardından annesinin evi terk etmesi üzerine amcası tarafından yıllarca güvercin kümesinde yaşatıldığı ortaya çıktı.
@gagahaberyeni Bir çocuğun yıllarca bir kümeste yaşaması kimsenin fark etmemesiyle mümkün oluyor. İşte tam da bu yüzden sosyal hizmetin sorun tespit mekanizması daha güçlü, yaygın ve sistemli olmak zorunda.
@tcailesosyal@MahinurOzdemir
Sayın Bakan @MahinurOzdemir
Biliyoruz ki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı alımında tüm süreçler tamamlandı.
Bu alım müjdesi “Aile Yılı” bitmeden duyurulmalıdır.
@tcailesosyal#ASHBAtamaMüjdesi
2024 yılında yapılan KPSS ile başka alım yapılmayacaksa psk,dyt,fzt gibi meslek grupları niye 2 yılda bir sınava giriyor ? @drmemisoglu@saglikbakanligi
Milli Eğitim Bakanı Tekin'in "40 bin, 50 bin gibi atamalar artık mümkün değil" ve Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun "2024 puanıyla atama yok" açıklamaları, yüksek puanlı yüz binlerce öğretmen ve sağlıkçıyı belirsizliğe sürüklemiştir.
Yıllardır emek verip yüksek puan alan bu mezunlar için en temel sorular şunlardır:
1. Mağduriyet Nasıl Giderilecek?
Bakanlıklar, atama sayılarının azalması veya ertelenmesi sonucu biriken mezun yığılmasını eritmek için hangi orta ve uzun vadeli atama stratejisini izleyecektir? Bu büyük kitle için alternatif istihdam planlamaları var mıdır?
2. İhtiyaç Yoksa Neden Mezun Veriliyor?
Eğer kamu ihtiyacı azaldıysa, Yükseköğretim Kurumu (YÖK) tarafından ilgili fakülte ve bölümlerin kontenjanları neden düşürülmemektedir? Eğitim planlaması ile ülkenin gerçek istihdam ihtiyaçları arasındaki bu dengesizlik nasıl giderilecektir?
3-) Taşeron ve ücretli Öğretmenlik mağduriyeti!
Hastanelerde taşeron sistemine, okullarda ise ücretli öğretmenliğe yönelerek ihtiyacın geçici çözümlerle karşılanması yerine; KPSS puanına dayalı, kadrolu ve sürdürülebilir personel istihdamı neden tercih edilmiyor? Açılan yeni hastaneler ve okulların artan personel ihtiyacı bu yöntemlerle nasıl karşılanacak?
@drmemisoglu@Yusuf__Tekin
Sayın Bakan, bugün ifade ettiğiniz “2026 KPSS ile istihdam yapacağız” açıklamasını asla kabul etmiyoruz. Yaklaşık bir yıl boyunca istihdam yapılmayacak olmasının izahı nedir? Her gittiğiniz ilde müjde niteliğinde hastane açılışları duyururken, bu açılışlarda çalışacak sağlık personeli için neden adım atılmıyor?
#Sb2026KpssKabulEdilemez
2024 KPSS puanı ile yeni bir alım yapılmayacağını ilan etmek;
2 yıl geçerli olması gereken bir puanı fiilen 1 yıla düşürmek demektir.
Bu karar; adayların emeğinin, alın terinin ve umutlarının yarısını çöpe atmaktır.
Eğer 1 yıl boyunca hiçbir alım yapılmayacaksa, o zaman bunun da doğal bir karşılığı olmalıdır:
• Sağlık bölümlerine yeni mezun verilmemelidir.
• YKS’de bu bölümlere yeni kontenjan açılmamalıdır.
• Adaylardan alınan KPSS ücretleri iade edilmelidir.
• KPSS bundan sonra her yıl yapılmalıdır.
2024 KPSS puanı ya kullanılmalıdır ya da bu adaletsizliğin sorumluluğu açıkça üstlenilmelidir.
Başka bir izahı kalmamıştır.