Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle Venezuela Cumhurbaşkanı Vekili Delcy Rodriguez bugün ülkemizi ziyaret edecektir.
Görüşmelerde, Türkiye ile Venezuela arasındaki çok boyutlu ilişkiler gözden geçirilecek, iş birliğinin daha da derinleştirilmesi için atılabilecek adımlar değerlendirilecektir.
Güncel bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulacaktır.
Türk edebiyatına ve düşünce dünyamıza önemli katkılar sunan Abdurrahim Karakoç’u, Cahit Zarifoğlu’nu ve Mevlâna İdris Zengin’i rahmetle ve saygıyla anıyorum.
Her biri kendine özgü kalemi ve duruşuyla kültür hayatımızda kalıcı izler bıraktı. Eserleriyle nice insanın gönlüne dokunan, düşünce ve edebiyat dünyamıza değer katan bu kıymetli isimlerin hatırası; yazdıkları eserlerde, yol gösterdikleri nesillerde ve bıraktıkları izlerde yaşamaya devam ediyor.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
📍#TheLiesOfIsrael
ISRAEL’S CLAIMS TARGETING THE UN DEBUNKED ONE BY ONE!
1- Claim: "UN is 'data-laundering' by directly sourcing Gaza casualty statistics from Hamas"
"Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş" düsturuyla #YolunİyilikOlsun diyerek çıkılan kutlu yolculukta bu yıl ben de milletimizin emanet ettiği kurbanları yerlerine ulaştırmak üzere Yemen'e doğru yola çıktım.
Türkiye Diyanet Vakfı'na (@DiyanetVakfi) milletimizin emanet ettiği vacip kurbanlar İslami usullere en uygun şekilde kesilip paylara ayrılarak ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaştırıldı.
Daha önce Suriye'de sel basan çadırların içinde titreyen çocukları görmüştüm. Gündüz 60 derece sıcaklığı bulan Yemen'de, kurban eti dağıtımı yaptığımız bir köyde çıplak ayak yerlere basmak zorunda olan bir kız çocuğunun toprağa basınca ayakları yandığı için acıdan "şems, şems (güneş, güneş)" diyerek sektiğini gördüm.
Türkiye Diyanet Vakfı, milletimizin emanetini daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da hakkıyla keserek ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Var olsunlar 💙
İletişim Başkanı Burhanettin Duran (@burhanduran):
"7'den 70'e herkes CİMER kullanabiliyor. Bu, katılımcı demokrasinin bir örneği. Vatandaşların isteklerini devlete ulaştırabildiği bir mekanizma bu."
📍CİMER'e Renk Kat Resim Yarışması Ödül Töreni
İsrail'in Küresel Sumud Filosu'nda alıkoyduğu 85'i Türk 422 aktivisti tahliye eden THY'ye ait 3 uçaktan ilki İstanbul Havalimanı'na indi.
#SumudIsOurHonour
Türk Hava Yolları, Siyonist Terör Örgütü İsrail tarafından esir alınan Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistleri ülkemize getirmek üzere üç adet uçağı İsrail'in Eilat Havalimanına gönderdi.
Sen güleceksin;
Güleceksin ki güller açacak yurdumun dört bir yanında...
Sen yürüyeceksin;
Ardından milyonlar yürüyecek.
Milyonlar yürüyecek;
Gülerek yürüyecek,
Umutla yürüyecek,
Koş diyeceksin; koşacak.
Coş diyeceksin; coşacak.
Bin yıldır var olan bu millet,
Bin yıl daha senin yolunda var olacak.
20/05/2026
Engin Dinç
Hayal 2069:
Gelecek belki de hayali yazıya dökmeyle başlamaktadır. Bugün yada 2069'da belki de daha farklı bir zamanda ne önemi var. Nasıl olsa bir gün gerçek olabilecek bir senaryoyu kaleme alalım. ABD parçalara ayrılmış olsa dünyanın kazanacağı yeni ülkeler ve bayraklar nasıl olurdu?
Pasifik Cumhuriyeti, teknoloji, limanlar, tarım ve Pasifik ticareti sayesinde bağımsız yaşayabilecek güçlü bir devlet olurdu.
Teksas Cumhuriyeti, petrol, doğalgaz, savunma sanayii ve tarihsel bağımsızlık kültürü nedeniyle en güçlü adaylardan biridir.
Atlantik Federasyonu, New York’un finans gücü, Washington’un siyasi mirası, Boston’un akademik yapısı ve Avrupa’ya yakınlığıyla eski ABD’nin kurumsal devamı gibi davranabilir.
Büyük Göller Birliği, sanayi, otomotiv, iç su yolları ve dev tatlı su kaynakları sayesinde güçlü ve dayanıklı bir ülke olurdu.
Güney Konfederasyonu, ortak kültürel kimlik, tarım, limanlar, turizm ve muhafazakâr siyasal yapı üzerinden ayrı bir devlet hâline gelebilir.
Rocky Dağları Cumhuriyeti, dağlık coğrafya, madenler, enerji ve yerel özgürlükçü kültür nedeniyle bağımsızlaşabilir.
Büyük Ovalar Birliği, tahıl, hayvancılık ve gıda güvenliği sayesinde tarım merkezli bir ülke olurdu.
Çöl Güneybatı Federasyonu, güneş enerjisi, madenler, Meksika sınırı ve yerli/Hispanik kültürel yapı nedeniyle ayrı bir federasyon olabilir; ancak en büyük sorunu su olurdu.
Alaska Devleti, petrol, doğalgaz, madenler ve Arktik geçiş yolları nedeniyle stratejik bir ülkeye dönüşürdü.
Hawaii Krallığı ise tarihsel krallık geçmişi, Pasifik’teki konumu, turizm ve deniz yolları sayesinde bağımsız bir ada devleti olabilir.
Kısaca bu senaryoda eski ABD, tek bir devlet olmaktan çıkıp; teknoloji, enerji, tarım, finans, su kaynakları ve kültürel kimliklere dayalı bölgesel ülkelere ayrılmış olurdu.
Bu senaryo gerçek olsa sizce nasıl olurdu?
Siyonist terör örgütü İsrail, uluslararası sularda, aralarında milletvekillerinin dahi bulunduğu uluslararası aktivistlerin olduğu Küresel Sumud Filosu'na saldırı düzenliyor.
#EyesOnSumud#pazartesi
Sumud aktivistlerinin tek amacı; İsrail'in açlığa mahkum ettiği Gazzeli çocuklara bir lokma yemek götürmek ama İsrail, bu müdahaleyi yaparak terör örgütü olduğunu birkez daha dünyaya ispat etmiş oldu. Sadece terör örgütleri diplomasiden uzak şekilde tüm ülkelerin insanlarına barbarca saldırabilir bunu da en iyi İsrail yapıyor.
Belki bugün içinde yaşadığımız anın farkında değiliz ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin tarihinde çok büyük yer edinmiş bir lider.
Gün gelecek birçok insan bugün burun kıvırdığı her şeye #iyikiErdoğan bunları yapmış, #iyikiErdoğan diye bir lider gelmiş diyecek.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türk tarihinin geçmişten günümüze kadar isimlerini sayabileceğimiz en büyük devlet adamlarından bir tanesi olarak tarih listesine adını yazdırdı.
Anekdot:
Cumhurbaşkanımızı (@RTErdogan) ilk defa canlı olarak dinlediğimde 8-9 yaşlarındaydım. 1996 veya 1997 yılıydı; İstanbul'da Gazi Mahallesi'nde bir Perşembe günüydü. Perşembe pazarının kurulduğu Gazi Caddesi'nde küçük bir miting havasında büyük, küçük, çocuk demeden herkesin sorununu dinliyor, not alıyor, kendi çalışmalarından bahsediyordu.
Ben o gün, o zaman kıraathane olan ama bugün yerinde bebek giyim mağazası bulunan bir dükkanın balkona benzeyen çıkıntısındaki demirlerin arasından onu izliyordum. O gün ektiği o filizler 30 yıldan beri benimle. İnancım o ki, o filizler en az 300 yıl daha bu ülkenin üzerinde yeşerecek...
@mustafaciftcitr Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun inşallah. Ailesine sabır diliyorum. Vatan uğruna can veren tüm kahramanlarımızı yüce Allah cennetiyle mükafatlandırsın 🤲
ABD'nin New York kentinde İletişim Başkanlığı’nın düzenlediği Türk Günü yürüyüşü 'Türkiye Yüzyılı' vizyonumuzun küresel yankısı...
Türk Günü Yürüyüşü kapsamında, Millî Savunma Bakanlığına bağlı Mehter Takımı tarafından Türk marşları icra edildi.
İnsanlık tarihinin en büyük bilgi erişim çağında yaşıyoruz ama kitap okuma oranları küresel ölçekte düşüyor.
Dikkat süresinin parçalanması, hızlı tüketim kültürü, algoritmaların zihni ele geçirmesi ve ekran bağımlılığı artık yalnızca bireysel bir sorun değil; kültürel bir dönüşüm.
Peki yapay zekâ bu düşüşü hızlandıran son halka mı olacak, yoksa insanları yeniden düşünmeye ve okumaya yönelten yeni bir çağ mı başlatacak?
Bu "Kitap Okuma Alışkanlığındaki Küresel Azalmanın Nedenleri ve Yapay Zekanın Yeni Rolu: 50 Ülkeye Dayalı Karma Literatür İncelemesi" başlıklı literatür incelemesinde bunu ele aldım:
https://t.co/wb9pKnU7iQ
Bugün Ankara'nın önemli bir misafiri vardı: Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tebbun'u bizzat havalimanınında karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tebbun'u havalimanında bizzat karşılaması, iki ülke arasındaki ilişkinin diplomatik nezaketin ötesinde bir anlam taşıdığını gösterdi.
Gerçekleştirilen görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının başındaki sözler özellikle dikkate değerdi. Erdoğan, 8 Mayıs 1945’te Fransız sömürge yönetiminin gerçekleştirdiği Sétif ve Guelma Katliamı’nda hayatını kaybeden Cezayirlileri anarak, “Yarınki yıl dönümü vesilesiyle Cezayir'in bağımsızlığı uğrunda can veren tüm kardeşlerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum” dedi.
Bu cümle sıradan bir diplomatik mesaj değildi.
8 Mayıs 1945’te dünya savaşın bitişini kutlarken, Cezayir’in Sétif ve Guelma kentlerinde bağımsızlık talebiyle sokağa çıkan binlerce Cezayirli, Fransız sömürge yönetiminin hedefi olmuştu. Gösterilere açılan ateş, kısa sürede sistematik bir katliama dönüştü. Önceden hazırlanan listelerle insanlar tek tek hedef alındı; binlerce Cezayirli, Fransızlar tarafından katledildi.
Katliamın maddi kanıtlarını ortadan kaldırmak amacıyla da cesetler toplu mezarlardan çıkarılarak Héliopolis’teki kireç fırınlarında yakılarak imha edildi. O dönem yaşananlar yalnızca bir “isyan bastırma” değil, bir halkı sindirme operasyonuydu.
Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı vurgu da tam olarak bu tarihi hafızaya işaret ediyor. Türkiye’nin verdiği mesaj sadece siyasi değil; aynı zamanda sömürgeciliğe karşı verilen mücadeleyi, ortak acıları ve kardeşliği hatırlatan bir dayanışma mesajıydı.
Biz de Sétif ve Guelma’da hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz.
Türkiye, işgalci İsrail’in saldırılarıyla insani krizin derinleştiği Lübnan’a yardım elini uzattı.
AFAD ve Türk Kızılay tarafından hazırlanan 730 tonluk insani yardım Beyrut’a ulaştı. Yardım kapsamında çadır, gıda, battaniye ve hijyen malzemeleri yer aldı.
Kayıt dışı siyasetle, dolaylı müdahalelerle ya da kavramlar üzerinden baskı kurarak millet iradesi sınırlandırılamaz.
Aslan Değirmenci'nin kaleminden 27 Nisan "e-muhtırası" analizi...
https://t.co/Gehl2LzmLA
Galatasaray ve Fenerbahçeli futbolcular, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın hazırladığı dezenformasyonla mücadeleye dikkati çeken pankartla sahaya çıktı.
En büyük rakibimiz dezenformasyondur.
#GSvFB#FenerinMaçıVar#DerbiGünü