Abdullah Aymaz, Bediüzzaman Said Nursi'nin diğer mücedditlerden farklı olarak, sadece İslam içindeki değil, bütün insanlığı kapsayan bir tecdid hareketi yürüttüğünü ifade ediyor. Said Nursi’nin, inkar yangınını söndürmek ve modern çağın inanç sorunlarına ilmi ve fenni delillerle cevap vermek için Risale-i Nur'u bir "Kur'an zırhı" olarak ortaya koyduğunu vurguluyor.
https://t.co/TtrbYFplHc
Eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş yeniden görülen “Genelkurmay Çatı Davası”nda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Gazeteci Serdar Akinan: Adamın her açıklaması bir manşet; gerçek bir 15 Temmuz bombası.
Yazıda Geçen Paralel Nurcuların, Mutlak Vekil İddialı Abilerinin Risale-i Nuru Tahrif Ettiklerini İtiraf Ettikleri Çanakkale Mevlidi Videosu!
Çanakkale Mevlidi münasebetiyle bir araya gelen mutlak vekillerden Said Özdemir, Hüsnü Bayramoğlu ve Ahmet Aytimur’un kendi aralarındaki tartışmayı dinleyince kanınız donuyor. Lahikaların içine mutlak vekil Mustafa Sungur’un izinsiz mektûblar soktuğunu, Emirdağ Lâhikasının orijinalini Said Özdemir’in kimseye vermediğini, diğer mutlak vekillerin de buna rağmen orijinalini görmedikleri eseri bastıklarını kendileri söylüyorlar. Şu tartışma dahi, neşriyatla ilgilenmesi gereken sözümona mutlak vekillerin 60 senedir Risâleleri "tek nüsha" tertîb etmediklerinin delîlidir.
Biz bunu dile getirince niçin hücûma ma'rûz kalıyoruz? Metinde tevhîde gidilmesi, mutlak vekil nâşirlerin vazîfesi iken, bu vazífelerini yap/a/madan vefât etmişlerdir. Niçin yapmamışlardır, niçin bu sürülmüş tarla manzarasını ortaya çıkarmışlardır? Bu sorunun cevâbı olarak ister bizim gibi "ihânet" deyin, ister Paralel Nurcular gibi yanlışa bir kılıf giydirin; önümüzdeki şu “metin fâciası” gizlenemez. Bu yanlışın kalkmasını istediğimiz zaman ise bütün Paralel Nurcular üzerimize çullanıyor, işini yüzüne gözüne bulaştıran mutlak vekilleri mukaddes dokunulmazlık zırhına büründürdüler. Hâlâ orijinal metinleri ortaya çıkarmıyorlar; çıkardıkları kısımların ise orijinal olup olmadığını tesbit etme imkânı yok. Bu sözümona mutlak vekiller hizmet mi ettiler şimdi?
İhanet çok büyük!
Bu sıkıntılı zamanda nefsim sabırsızlıkla beni tâciz ederken, bu fıkra onu tam susturdu, şükrettirdi. Size de fâidesi olur diye leffen takdim edilen bu fıkra, başımın yanında asılı duruyor.
1. Ey nefsim! Yetmiş üç sene, yüzde doksan adamdan ziyade zevklerden hisseni almışsın. Daha hakkın kalmadı.
2. Sen, âni ve fâni zevklerin bekasını arıyorsun. Onun için, onun zevaliyle ağlamaya başlıyorsun. Kör hissiyatınla bu yanlışının tam tokadını yersin. Bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun.
3. Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulmediyorlar. Fakat kader, senin gizli hatâlarına binaen, o musibet eliyle seni hem terbiye, hem hatâna kefaret ediyor.
4. Hem yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim, kat'î kanaatin gelmiş ki, zahirî musibetler altında ve neticesinde inayet-i İlâhiyenin çok tatlı neticeleri var.
عَسٰۤى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ [ 1 ] çok kat'î bir hakikatı ders veriyor. O dersi daima hatıra getir.
Hem, feleğin çarkını çeviren kanun-u İlâhî, senin hatırın için o pek geniş kanun-u kaderî değiştirilmez.
5. مَنْ اٰمَنَ بِالْقَدَرِ اَمِنَ مِنَ الْكَدَرِ [ 2 ] kudsî düsturunu kendine rehber et. Hevesli akılsız çocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma. Düşün ki, fâni zevkler, sana mânevî elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise, bilâkis, mânevî lezzetler ve uhrevî sevaplar veriyor. Sen divane olmazsan, muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin. Zaten lezzetler şükür için verilmiş.
Said Nursî
Muhammed aleyhisselam, uyuduktan sonra gecenin son üçte birinde teheccüt namazının kılınmasını tavsiye etmiştir. Neden uyanık iken kılmak yerine uyuyup uyanmanın bu kadar vurgulandığını araştırdığımda, karşıma çıkan biyolojik ve ruhsal gerçekler beni gerçekten hayrete düşürdü +
Seversin sevmezsin. Ama Levent Gültekin’in bugünkü tesbitini dinle. 👇
UTANMIYOR MUSUNUZ?
BU ÜLKEDE ON BİNLERCE İNSANIN ÖLÜMÜNE SEBEP OLMUŞ BİRİNE “KURUCU ÖNDER” DİYORSUNUZ AMA BİR ÇOCUĞU, BABASININ KİMLİĞİNDEN DOLAYI YOK SAYIYORSUNUZ.
Sadece çocuğun cenazesi değil… Çocuğun adını, öldürülen çocuklar listesine bile yazmamışlar. Babası KYK’lı diye.
Bazen duruyorum ve diyorum ki; öyle bir vicdansızlık, öyle bir insanlıktan vazgeçme hali var ki… Öyle bir vahşetle karşı karşıyayız ki, ne anlatıyoruz biz?
Okulda öldürülmüş bir çocuk var. Ama “babası KHK’lı” diye o çocuğu listeye bile koymuyorsun. Sen de zerre kadar insanlık, zerre kadar vicdan, zerre kadar adalet kalmamış olabilir mi?
Sonra itirazlar geliyor… “Bu çocuğu niye listeye koymadınız?” diye. Parantez içinde ekliyorlar.
Gerçekten dehşete düşmemek mümkün değil. Çocuk orada ölüyor… Ama sen hâlâ babasına bakıyorsun. Ne yapacaksınız? Öldürecek misiniz? Toplama kampına mı göndereceksiniz? Veballi mi ilan edeceksiniz?
Utanmıyor musunuz?
Bu ülkede on binlerce insanın ölümüne sebep olmuş birine “kurucu önder” diyorsunuz ama bir çocuğu, babasının kimliğinden dolayı yok sayıyorsunuz.
Hangi gerekçeyle olursa olsun… Haklı ya da haksız… Bir insan cezasını çeker. Bedelini öder. Ama sen hâlâ o çocuğu cezalandırıyorsun.
Eğer suç, bir cemaatin mensubu olmaksa… O yapının önünü açanlar, büyütenler, övenler de aynı derecede sorumludur.
Herkesin yanılma hakkı var… Ama bir çocuğu yok saymanın hiçbir açıklaması yok
Ne zaman gerçek bir barış yapacaksınız? Ne zaman bu kin bitecek?
Bir çocuğu bile listeye koymayacak kadar nefretle hareket ediyorsanız, ortada artık siyaset değil, vicdan kaybı vardır.
Hiçbirinizde mi kalmadı? Hepinizin mi kalbi kurudu?
Bir çocuğun cenazesine bile gitmeyenler var. Bu artık anlaşılabilir bir şey değil.
Bence en büyük ceza da bu zaten:
İnsanın kalbinin kuruması, vicdanını kaybetmesi…
⚠️CAHİLLER tarafından en çok itiraza uğrayan Risale-i Nur külliyatındaki tek eser! Konu: Ebced-cifir
Şu örnek yeterlidir.Kur'anda bir sure olan hadid(Demir)kelimesinin ebced değeri 26 dır.Bu sayı Demirin atom numarasıdir.El-Hadid ebced değeri ise 57 dir.Bu da Hadid suresinin Kuran'daki sıra nosudur. Buyrun Allah'ın bu apaçık matematiksel mucizesini ebced-cifir diyerek görmezden gelin!
Şunu kafanızın bir köşesine kazıyın Hermetizm,hurufilik,Ebced,ezoterizm,Kabala,tasavuf gibi kavramlar Kuran'da geçmiyor diye bunları inkar etmeniz,yok saymanız,batıl bilmeniz gerekmez! 7.yy da Kur'an'ın indigi dönemden önce dünya uzeinde hiç mi vahiy,hikmet kalıntısı kalmadı? Kur'an'ın her kavme gönderdiğim dediği elçilerden hiç birinden hiç mi bir bilgi kırıntısı ulaşmadı? Yoksa Kur'an, her şeyi yeniden sıfırdan mı inşa etti? Neyse bu sığ anlayıştan kurtulmanız ve bu hakikate ulaşmaniz zaman alacaktir..Arif'in dini yoktur,Din ayrı şeriat ayrı gibi söylemleri sorgulayarak, araştırarak bir yerden başlayabilirsiniz kolay gelsin🙋♂️
Bir başka örnek;Kuran'da Nahl(Arı)adında bir sure vardır.Kuranda 16. sıradadır.İlginćtir ki Erkek arının kromozom sayısı da 16 dır.Sure başından arıdan bahsedilen ayete kadar 32 tane Allah lafzı geçer.Bu da dişi bal arısının kromozom sayısıdir
Muhammed a.s genetik mühendisi miydi🤔
Altın oranlar ile, yazılmış, Fıtratın feryadı, İSTİKAMETTİR…/ söylemediğin bir şey kalmamış…güzel insan. Evrensel ebedi insanlık RAHBERİ, muhterem hocam…
Nihâyet o da Rabbine: “Ben mağlup düştüm. Artık dinine yardım et, intikâmımı sen al!” diye yalvardı.
54/10
Nuh as asırlarca halkının en çirkin mukabelelerine karşı üzerine düşen tebliği bihakkın ifadan sonra muradı ilahi istikametinde duaya durmuştu…
sabah namazından sonra diz çökmüş vaziyetteyken, konuşmadan önce şu zikri 10 defa söylemek de tavsiye edilmiştir
"Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü yuhyî ve yumît ve hüve alâ külli şey'in kadîr."
Bu fotoğraftaki güler yüzlü çocuk 11 yaşında hayattan koparılan Yusuf Tarık Gül.
Maraş’taki menfur okul saldırısında hayatını kaybetti, vefat listesine bir tek onun adı küçük harflerle yazıldı!
Çünkü babası KHK'lıydı...
KHK uygulaması, uzun yıllardır çoluk çocuk, masum suçlu ayırmadan mahkûm eden bir zulüm aracı olarak işlemektedir.
Son yıllarda beni en çok mutlu eden itiraf:
Reis hayranı partisi-pırtısı taraftarı akrabam bir İşadamı vardı.Her sosyal medya paylaşımı bile yalan yanlış propagandaydı.
Dün telefonda konuştuk:
“Eyüp geç anladım. Meğer ülkenin en değerli insanlarını bizlere boğdurmuşlar.
Şok oldum