Dün sendika önünde yaşanan polis şiddetini, orantısız gücü ve işkenceyi daha fazla paylaşmayacağız. Şiddeti yaymak istemiyoruz. Bunun yerine burada neden olduğumuzu, ne için mücadele ettiğimizi ve kim olduğumuzu göstermek istiyoruz.
Bizler öğrencilerimizin hayatına dokunan, geleceği kuran, bilgiyi ve umudu taşıyan öğretmenleriz. Özel sektörün güvencesiz çalışma koşulları içinde öğrencilerimize duyduğumuz sevgiyle, meslek aşkımızla ve onurumuzla ayakta kalmaya çalışan öğretmenleriz.
Bugün sendikamızı temizledik. Yırtılan pankartlarımızı, parçalanan afişlerimizi topladık. Dünün izleri hâlâ her yerde. Yaşananlar aklımızda; öfkemiz, kararlılığımız ve cesaretimiz ise yüreğimizde. Gazla, şiddetle ve gözaltıyla korkutmaya çalıştığınız öğretmenler hâlâ burada.
Buradayız, mücadele ediyoruz ve vazgeçmiyoruz!
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
#AyşenGürcanKomisyonuTopla
#ÖğretmenlerYalnızDeğildir
#ÖzelSektörÖğretmenleri
#HaklıyızKazanacağız
#YaşasınDayanışma
2014 yılına kadar, özel okul öğretmenlerinin devlet okulu öğretmenlerinden daha az maaş almasını yasaklayan 5580 sayılı Kanun yürürlükteydi. Bu kanun 2014 yılında yürürlükten kaldırıldı. Aynı diplomaya ve aynı müfredata sahip olan bu insanlar, önceki kazanılmış haklarını talep ediyorlar. Ve günlerdir maruz kaldıkları muamele kabul edilemez derecede utanç verici.
Kamuoyu polis şiddetini gördü. İki saat direndik. Kol kola, yürek yüreğe direndik. Sonra biber gazları ile saldırdılar. Önümü göremiyordum koridor yaptılar. Tekme, yumruk her şey vardı. O halde ters kelepçe ile araca attılar. Fenalaştım ve kendimi araçtan dışarı attım. +
“Hak diyenin ağzına vurulmamalı,yol açanın yolu kesilmemelidir.Bu mücadeleye giren insanlar,sonuç ne olursa olsun,bunlara katlanmayı bilmelidir. Biz bileceğiz,bizden sonraki öğretmenler de bilecektir. Çok iyi biliyor
ve inanıyoruz, çektiklerimiz boşa gitmeyecektir!”
Fakir Baykurt
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
#AyşenGürcanKomisyonuTopla
Schengen vize randevusu ayarlayan dört kişinin telefonları var elimde. VFS’ten randevu Hollanda €350, Yunanistan acilse €450, Norveç acil değilse €250 gibi. Bu 2 yıldır böyle olduğundan protesto ederek almadım. Rant kapsamlı olunca gündeme getiren şu yazılara erişim engeli gelmiş.
Hazır VFS Global isimli vize hizmetleri şirketinin hükümetle kurduğu ballı börekli ilişkiler gündemde, daha dün arkadaşların Istanbul şubesindeki kendi deneyimimden aktarayım:
Randevu öncesinde online form doldururken sisteme 4-5 belge yüklenmesi gerekiyormuş. Ben belgeleri yüklemek yerine çıktıları yanıma alıp randevuya gitmiştim. "Hallederiz" dediler, sevindim. Meğer konu başkaymış! Toplam 10 sayfayı taratıp sisteme yüklemek için 2750 TL aldılar.
Yani soygun vize ücretleriyle sınırlı değil. Asıl vurgunu ek hizmetlerle yapıyorlar. Randevu tarihini öne çekmek için sundukları VIP hizmetle aciliyeti olanı sömürüyorlar.
Örnek: Standart bir İngiltere vizesi için VIP hizmet 500 pound, superVIP hizmet ise 1000 pound.
Vize randevularını cayır cayır (4-5 katına) millete satmışlar. Bu suçun içinde devlet yetkilileri de var. Konuyu araştırıp haberleştiren gazeticinin haberlerine erişim engeli getirmişler. Her yer çürümüş, bakın her yer!
🔴Önal Grup basın emekçilerinin haklarını gasp ediyor!‼️
📌Ferit Önal'ın patronu olduğu Önal Grup bünyesinde Ankara'da 19 Ocak 2026 tarihinde yayın hayatına başlayan Türk Havadis gazetesinde (@turkhavadiscom) çalışan basın emekçileri olarak yaşadığımız hak gasplarını kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Türk Havadis'in kuruluş sürecinde çalışanlara "en iyi ekipmanlar", "profesyonel stüdyo" ve güçlü bir medya yapılanması vaat edildi. Ancak bu vaatlerin hiçbiri yerine getirilmedi. Basın emekçileri eksik imkanlarla çalıştırılırken, şirket yönetimi verdiği sözleri unuttu.
Bununla da kalınmadı. Gazetede çalışan emekçilerin maaşları yaklaşık 20 gün boyunca ödenmedi. Ücretlerinin neden yatırılmadığını soran çalışanlar ise şirket ortaklarından biri tarafından açıkça tehdit edildi. Basın emekçilerine, "Burası özel şirket, devlet kurumu değil. Maaşlar öyle günü gününe yatmaz. Beğenen kalır, beğenmeyen gider. İtirazı olan varsa gidebilir" denildi.
22 Nisan 2026 tarihinde maaşların yatırılmasının hemen ardından ise gazetede çalışan 10 basın emekçisi "görülen lüzum üzerine" ve "faaliyeti durdurma" gerekçeleriyle işten çıkarıldı. Ancak "görülen lüzumun" ne olduğu açıklanmadı. Şirket bünyesindeki faaliyetler ise devam ediyor.
Öte yandan, imzalanan fesihnamelerde belirlenen ihbar tazminatı ve nisan ayına ait hak edişlerin en geç 10 Mayıs’ta yatırılacağı belirtilmesine rağmen ödemeler hâlâ yapılmadı. Haklarını arayan eski çalışanlar ise “ödemeleri şu kadar gün içerisinde yapacağız, biz de ödeme bekliyoruz” diyerek 3 haftadır geçiştiriliyor.
Daha birkaç hafta önce çalışanlarına yeni fabrika yatırımı yaptığını duyuran şirket yönetimi, söz konusu emekçilerin ücretleri ve çalışma koşulları olduğunda sorumluluk almaktan kaçınıyor. Patronlar yatırım ve büyüme hikâyeleri anlatırken, yarattıkları değerin sahibi olan emekçiler işsizlik ve belirsizlikle baş başa bırakılıyor.
Bizler Türk Havadis'ten çıkarılan basın emekçileri olarak bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz.
Önal Grup yönetimine sesleniyoruz:
Basın emekçilerinin haklarını gasp etmekten vazgeçin. İşten çıkarılan tüm basın emekçisi arkadaşlarımızın ücret, ihbar, kıdem ve diğer yasal haklarını eksiksiz ödeyin.
İşten çıkarıldıktan sonra hakkını arayan emekçilere yönelik baskı, tehdit ve yıldırma uygulamalarına devam eden Önal Grup patronunu uyarıyoruz: ''Haklarımızı alana kadar mücadele etmeye, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz''
@pensendeyiz
Dün 120000 (yüz yirmi bin) kişi Trump destekçisi, cinsel istismar ve saldırı şüphelisi, Hitler hayranı ve kendini “NAZİ” olarak tanımlayan ilgi manyağı, faşist bir akıl hastasının konserine gitti.
Hakikaten yazık.
Bedeni yakılan Afgan işçinin eşi Qamer Nourtani ile konuştuk:
📌Saçlarım döküldü, baş etmeye çalışıyoruz
📌Eşim iyi bir babaydı. Mezarını kendi imkanımla yaptırdım
📌Temizlik, bulaşık işinde çalışıyorum
📌Çocuğumun protez bacağını hala yaptıramadık.
https://t.co/iWZilv2sgp
uğruna kavgalar ettiğiniz bayrağın altında çocuklar, işçiler, kadınlar, emekliler, lubunyalar her saniye yaşam mücadelesi içinde ve teker teker değil topluca ölüyorlar. siz istiyorsunuz ki biz bunları değil de sizin sahte gündeminizi konuşalım.
İlk konserim 15 yaşında, ikinci konserim 23 yaşında ve üçüncü konserim 31 yaşında olacak. (Tabii bilet bulabilirsek🤲)
Her yaşta aynı heyecan… O kadar özledik kiiii 💜
Şimdi ben buraya ne yazsam heyecanımı tarif etmeye yetmeyecek, bir şeyler eksik kalacak.
O yüzden kısa tutuyorum.
Buluşana kadar gün sayıyor olacağım.
Görüşmek üzere ♥️🥹♥️
İşkenceye rağmen yumruk havada!
Taksim’e çıkmak isteyen eylemci yere yatırılarak gözaltına alındı. Eylemci, boğazına bastıran polise yumruğunu kaldırarak cevap verdi.
Zafer Açıkgözoğlu Çapa Tıp Fakültesinde taşeron işçisiydi.
asıl işi olmamasına rağmen zorla lağım temizlettirildi, buna bağlı gelişen enfeksiyon ve karaciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. “biliyorum arkamdan iki gün ağlayıp üçüncü gün unutacaksınız. hayatınıza hiçbir şey olmamış gibi devam edeceksiniz. benden önce her sene ölen 1500 işçi gibi.” demişti. unutmuyoruz, hatırlatıyoruz.