Ekrem İmamoğlu: “Saat 07.20’de koğuştan alındım ve 07.30’da cezaevinden çıkarıldım;
• 60 kilometre yol gittikten sonra araç durdu. Kaput açılıp kontrol edildi, daha sonra araç geri dönmeye başladı.
• Aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi.
• Ben de ‘Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?’ dedim.
• Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. ‘Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin’ dedim.
• Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler.
• Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur.
• Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım.
• Bu ilk değildir, son da olmayacaktır. Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir. Bu işkenceye sebep olanlar hakkında işlem yapılmasını mahkemenizden talep ediyorum.
• Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi.
Özgür Özel sanırım dünya çapında bir rekora imza attı.
Grup konuşması canlı olarak 524 bin kişi tarafından izlenmiş.
(toplamda 10 milyonu geçer)
Trump, İran savaşı konusunda konuşsa bu rakama ancak ulaşır muhtemelen.
Türkiye artık Özgür Özel'i dinliyor.
Fatih Altaylı:
"Dün bir zamanlar Kılıçdaroğlu'na en yakın isimlerden biri olan bir CHP’li ile konuştum. "Bundan sonra bir uzlaşma, bir anlaşma olur mu?" diye sorunca Kılıçdaroğlu'nu çok iyi anlamamızı sağlayacak bir şey söyledi:
'Fatih Bey, bilmem bilir misiniz, Kemal Kılıçdaroğlu 11 kardeştir. Ve kardeşlerinin hepsiyle küstür. 10 kardeşinin 10'uyla da yıllardır konuşmaz. Ölüm döşeğinde ziyaretlerine bile gitmemiştir. Hatırlarsınız ağabeyinin onun hakkında neler söylediğini. O zaman ağabeyine kızmıştı herkes. 10 kardeşi ile konuşmayan, ölüm döşeğinde bile barışmayan biriyle nasıl oturulup konuşulur'
Anladım ki, Kılıçdaroğlu'ndan medet ummak gerçekten enayilik. 10 kardeşinin 10'uyla anlaşamayan adam, milletle nasıl anlaşacak!"
Gezi, bu toprakların vicdan terazisidir.
Dün o terazide adalet arayanların kararlılığı neyse, bugün demokrasiyi ve sandığı savunanların iradesi de odur.
Bugün, tam 13 yıl sonra, yine aynı çizgideyiz.
Ne bir adım geri, ne bir cümle eksik…
Boyun eğmeyenlere…
Direnenlere…
Mücadele edenlere selam olsun.
Kılıçdaroğlu’nun Birgün Gazetesi okuduğunu öğrenen bir vatandaş kurban parasıyla gazeteye ilan verdi:
“Size düşen görev CHP’yi hemen kurultaya götürmektir.”
Bu fotoğraf yanlış hatırlamıyorsam 2014 yılında Trabzon havaalanında çekildi. Yanınızdaki kızım. İlçe Başkanı olduğum dönemden kalma.
Bu çocuk 21 yaşında şimdi, üniversite öğrencisi. İki yıl önce ilk oyunu size vermiş ve göğsünü gere gere arkadaşlarına anlatıyordu.
Bugün telefonda; ‘Allah belasını versin Kılıçdaroğlu’nun’ dedi bana, durup dururken.
Umutlarını tükettiniz gençlerin. Yetmedi güvenimizi de sarstınız, ne söylesek inanmıyorlar artık. Başkası adına utanmayı çocuklarımız önünde yaşıyoruz, utançla…
Ne diyeyim;
Gün yüzü görmeyesiniz…
@kilicdarogluk
Parti binasını ya da CHP tabelasını ele geçirdi Kılıçdaroğlu. Ama parti öyle bir şey değil ki. Seçmeni ikna edemedikten sonra o binada istersen ömür boyu otur ! Ölene kadar !
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Bu deney ilk olarak maymunlar üzerinde deneniyor sonrasında da bebekler üzerinde gözlemleniyor. Yetimhanedeki bebekler üzerinde deneniyor ve bu arada bebeklerin tüm ihtiyaçları karşılanıyor sadece fiziksel temas ve şefkat gösterilmiyor. Bebeklerde gelişim geriliği, depresyon, bağ kuramama hatta ölüm oranında artış görülüyor. Sonuç olarak sevgi sadece sözcüklerden ve ihtiyaçları karşılamaktan ibaret değildir; sevdiklerinize temas edin, sarılmaktan dokunmaktan kaçınmayın. Sevgisiz ve ilgisiz hissediyorsanız daha fazla mücadele etmeyin, eğer bazı şeyler değişebilir umuduyla hareket ederseniz siz de içinizdeki çocuğu öldürebilirsiniz. İyi forumlar.
“Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
İddianamede İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim.
Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi.
Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar.”
(Sabahattin Önkibar)
Borç kapatan bir haber değil. Eksik bir hesabın küçük bir taksiti gibi. En fazla günü kurtarır. Doyuran bir haber de değil. Koca bir pastadan alınmış küçük bir ısırık gibi. En fazla ağzımız tatlanır.
Tokatlı amatör fotoğrafçı Emin Coruş, çektiği fotoğrafla Fransa’daki yarışmada 750.000 fotoğraf arasından 2. oldu.
• Emre Coruş’a vize verilmediği için törene gidemedi.
• Fransa'dan kargolanan ödülü ise gümrük takıldı ve imha edildi.
"Yetkililere plaket olduğunu anlattım ama teslim edilmedi ve imha edildi."