Nehir Zeyrek: "Dünyanın en güzel kalpli babası, Babalar Günü’n kutlu olsun.
Şu an seninle belki dedemin mezarına gider, ardından babaneme uğrayıp kahve içerdik. Belki de birlikte bir yemek yer, sonra ben sana sımsıkı sarılırdım.
Seni çok özledim, baba…
Daha şimdiden sana anlatmak istediğim ama bir türlü anlatamadığım o kadar çok şey birikti ki içimde…
Her seferinde kalbimde ayrı bir burukluk kalıyor.
Sen hep, 'Ben seni nasıl üniversiteye göndereceğim, ben yapamam sensiz' derdin ya…
Peki ben sensiz nasıl yapacağım, baba?
Sana dair her şeyi, verdiğin tüm öğütleri düşünmeden edemiyorum. Aklımda sürekli sen varsın.
Bazen korkuyorum, ya unuturum diye. Ama kalbin, kalbimin içinde atıyor sanki.
Her kararımda 'Babam ne derdi acaba?' diye soruyorum kendime.
Kız kardeşlerime de zamanında bana verdiğin o öğütleri, o sevgiyi tek tek aktaracağım, baba. Sana söz verdim."
Güvenli sokaklar için onca hayvanı katlettiniz,hala da katlediyorsunuz ama bu çocukları köpekler tecavüz etmedi, boğmadı, bıcaklamadı , çuvallara koyup göletlere atmadılar.. bunu hayvana tecavüz edenler yaptı..hayvan düşmanları yaptı.. insan yaptı , insan ..
Siz önce başı boş insanları toplayıp uyutun..
#nariniçinadalet
Bu hikâye de yanan,
#Narin ve babası oldu..
Kısasta hayat vardır..
Kopsun Kıyamet..!
___
Tavşantepe Mahallesi'nde /
Diyarbakır'ın Bağlar
ALLAH BELANIZI VERSİN #Narin / Amcası/ Jandarma/ Otopsi
Atatürk yabancı dile ayrı önem vermiştir. Çok iyi Fransızca ve yeterli derecede Almanca biliyordu. Tabii bütün Balkan gençleri gibi Rumca (Yunanca) ve Bulgarcaya aşina idi. Fransızca konuşuyor, mektuplar yazıyor, çeviriler yapabiliyordu.
Çeviri: Gülener Kırnalı, Çeviri Konuşmalar