Bir üst akamda olsa bile Türk kültürüne, devlet adabına ve o makama saygı gereği ziyaret edilen kişinin makamına oturulmaz.
Atatürk bir köy okulunu ziyaret eder ve ders yapılan bir sınıfa girer. Ayaktaki genç öğretmen, Cumhurbaşkanına saygı göstermek için ...
CHP Genel Merkezi tarafından Giresun İl Başkanlığı görevinden alınan Gökhan Şenyürek, aradan geçen sürede kente yeni bir il başkanı atanmaması nedeniyle il başkanlığı binasının anahtarını bugün CHP Genel Merkezi’ne kargoyla gönderdiklerini açıkladı.
Yandaşlar uzun süredir Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ı hedef alıyor.
Ancak dertleri şu; yerel seçimle hortumları kesildi.
AKP döneminde belediyeden toplam 308 milyon TL değerinde 86 ihale alan Ensar Vakfı Başkan Yardımcısı İsmail Şirin ve ailesi artık ihale alamıyor👇
Melih Gökçek’in kendisine benzetilen ve 12 yıl önce 87.500 dolar ödenen robot kayboldu.
Robota ödenen para bugunkü kurla 4 milyon 130 bin TL.
Mansur Yavaş, tüm ödemelere rağmen bulunamayan robot için suç duyurusunda bulundu ancak sonuç çıkmadı.
Şu ana kadar konuyla ilgili Gökçek'in ifadesi alınmadı. (Sözcü - Deniz Ayhan)
İbrahim Kahveci:
"Türk halkı yanlış yapmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ikamet ettiği ilçenin belediyesini muhalefete vererek Türk halkı yanlış yaptı.
Emniyet ve yargı, halkın yaptığı bu yanlışı düzeltecektir."
Atatürk Orman Çiftliği arazisine yapılacak 'Millet Ormanı' projesinin 'revize uygulama yapım işi' ihalesi, 310 milyon TL’ye Erdoğan’ın lise arkadaşı Hasan Gürsoy’un şirketine verildi. (Birgün)
Turkish politician Kemal Kılıçdaroğlu hit by rent-a-crowd scandal
In an ironic twist, KK, the controversial court-appointed head of Turkey's oldest party, had railed against corruption at the event
https://t.co/MqtJeFMZQv via @financialtimes
Hadi buyrun!
Uğur Dündar’ın Ahbap ifadesi:
“Haluk Levent' e ilişkin köşe yazısı ya da medya aracılığıyla eleştiri yapmamamın ve şahsi tavsiyelerle yetinmemin sebebi Sayın Bakanlarla birlikte görüntü veren birine köstek olmak istememektir.
AHBAP, AFAD‘la da işbirliği yapmıştı”
⭕️ Teknik değil ideolojik!
📌 Böyle manşetleri artık daha çok göreceğiz
Hükümet sosyal güvenliğe devlet katkısını 5510 sayılı yasadan çıkarttı.
Hazine, SGK’ye topladığı uzun vadeli sigorta primlerinin yüzde 25’i kadar katkı yapıyordu.
Hükümet çevreleri ve hükümete yakın bazı sosyal güvenlik yazarları bunun teknik bir değişiklik olduğunu savunuyor. Hatta bazıları beni teknik bir konuda ideolojik davranmakla suçluyor!
Önce şunu yazayım. Sosyal güvenlik dahil sosyal politika konularının teknik değil ideolojik, siyasal, sosyal ve sınıfsal meseleler olduğunun farkında olmayanlar ya dünyadan bihaberler veya konuyu çarpıtıyorlar.
Yazılarımda uzun uzun yazdım. Aşağıda bağlantıları var. Bir kez daha yazayım: Elbette devlet katkısıyla açık finansman arasında muhasebe tekniği açısından fark yok. İkisi de sosyal güvenliği finanse eder.
Ancak ideolojik ve siyasal fark var.
Birinde devlet düzenli katkı yapıyor diğerinde ise "açık" kapatıyor.
Teknik olarak hesap aynı olsa bile ideolojik etiketleri oldukça farklı.
İşin püf noktası bu!
Teknik bir konuya nasıl sorular sorarsanız öyle yanıtlar alırsınız. Verilerin kendi dili yoktur.
Teknik mevzular esasında ideolojik, siyasal ve sınıfsaldır.
Kıssadan hisse, devlet katkısı kalkınca toplan devlet transfer tutarı değişmeyebilir ancak bunun adlandırması gerekçesi ve politikası değişir.
Bunu anlamak için biraz eleştirel sosyal bilim metodolojisi bilmek şart! Yani eğitim şart!
Hükümet teknik değil ideolojik bir değişiklik yapmıştır.
Bu değişiklik sonrası aşağıdaki gibi manşetleri daha çok görebiliriz.👇
Not: Konuya ilişkin yazım şu linkte: https://t.co/Ruft2VdDDV
Tuzla ve Şile belediyelerinin AK Parti’ye geçmesine gitti gidiyor diye bakılıyor.
Çekmeköy için “yolcu” deniyor.
İddiaları sormak üzere Başkan Orhan Çerkez’i aradım.
Danışmanı açtı.
Başkan izindeymiş.
Şahsi telefonu çekmeyebilirmiş.
Çekme-köy’ün başkanı olunca çekmiyor demek ki.
Yılmaz Özdil'in de ifadesi alınacak mı?
Haluk Levent için "canımız ciğerimiz kefiliz" dediğini nasıl da unuttu...
Rota ismiyle bilinen muhalif rapçi Bulut Alpman, Yılmaz Özdil'in, Haluk Levent'e ağır sözler söylediğini ancak geçmiş videolarında söylediklerini de yayınlayarak nasıl yalan söylediğini anlattı...
Benim ilk ifadeye çağırılışım ancak Uğur'un ve Berkant abinin sayısızdır.
Gazeteciler yargı sopasına, soruşturmalarla susturma çabalarına, ifadeler gözaltılar ve tutuklamalara alışkın olduğu kadar dirençli de.
Her zaman olduğu gibi birlikte olacağız, gideceğiz ve ifademizi vereceğiz.
Korkutmaya çalışanlara cevabım: korkmuyorum BirGün benim, halk BirGün'ün arkasında.
Yaptığım röportaj kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağrıldım. Tarafıma yöneltilen suçlamalar arasında hakaret, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve iftira iddiaları bulunmaktadır.
Oysa haber sürecinde tamamen gazetecilik ilkeleri doğrultusunda hareket ettim. Röportaj yaptığım kişi, kendi iradesiyle cast ajansı aracılığıyla etkinliğe geldiğini beyan etmiş; bu beyan tarafımca kayıt altına alınmıştır. Ayrıca söz konusu kişinin cast ajansına ait minibüste bulunduğunu gösteren fotoğraflar da mevcuttur.
Bunun yanı sıra, olayın ardından bir televizyon programında cast ajansı sahibi de figüranların etkinliğe kendi ajansı aracılığıyla getirildiğini kamuoyuna açık şekilde ifade etmiştir.