@umitozdag Keşke geçtiğimiz hafta sonu yapılan "BAYRAK AÇIYORUM" mitinginde Müsavat beyin yanında olsaydınız. Bu söyledikleriniz işte o zaman bir anlam kazanırdı.
“Bir gazete yazarının dönemin Van milletvekili Kinyas KARTAL ile yaptığı bir röportaj:
“— Köy enstitüleri komünist yetiştirdiği için mi kapatıldı?
— Hayır. Beni babam Moskova Üniversitesi’nde okuttu, komünizmin ne olduğunu ben gayet iyi biliyorum. Köy enstitülerinde komünizmi bilen kimse yoktu.
— Peki, karma eğitimden dolayı mı kapatıldı?
— Hayır. Bu da değil; bütün dünyada okullar karma eğitim, kız erkek beraber okuyor.
— Peki ya neden?
— Ben kapattırdım köy enstitülerini. Ben toprak ağasıyım. 200’e yakın köyüm var. Bu köylerdeki halk bana tapar. Ne işi varsa bana sorar. Evlenecek, boşanacak, askere gidecek, mahkemesi nesi varsa gelir bana danışırdı.
Ama köy enstitüleri açıldıktan sonra 5 köyüme köy enstitüsü mezunu geldi ve bu köylerden artık kimse bana gelip danışmamaya başladı.
Ben düşündüm; 200 köyümün hepsine köy enstitüsü mezunu gelirse benim ağalığım ne olur, sıfıra düşer!
Böyleyse benim harekete geçmem gerekir dedim ve doğudaki bütün ağalara telefon ettim, onları topladım.
Bir de batıdan buldum: Eskişehir’den Emin Sazak.
Sonra Menderes’le pazarlığa gittik.
Yıl 1950 seçimlerinin olacağı zaman.
Dedik ki; köy enstitülerini kapatırsan şu gördüğün doğudaki tüm toprak ağaları ve batıdan Emin Sazak’ın oyları sana. Kapatmazsan oy yok.
Menderes de 1950’de iktidara gelir gelmez, köy enstitülerinin temelini sarsmaya başladı.
Demokrat Parti iktidara geldikten sonra, 27 Ocak 1954’te çıkarılan kanunla Köy Enstitüleri’ni ‘Komünist Yuvası’ propagandası ile kapattırdı.”
“Bir gazete yazarının dönemin Van milletvekili Kinyas KARTAL ile yaptığı bir röportaj:
İyi halt ettiniz şimdi terikatler sizi ele geçiriyor ağır ağır.. bakalım hangi ülkeye kaçacaksiniz ....
Az önce beni şoka sokacak bir olay dinledim. 6 Şubat depremi sürecinde Türkiye'deydim ve deprem olduğu gibi Trabzon'a gelen depremzedelere elimizden geleni yaptık. O süreçte Adıyamanlı bir aile bizim ikinci ailemiz oldu. Birlikte yedik içtik, dertleştik.
Seher'le o zaman tanıştım. Annesini 16 yaşında kaybetmiş. Teyzeleri büyütmüş onu. Bi abisi var onu da depremde kaybedeli 10 gün olmuştu. Yaşayan ölü gibiydi.
Depremden önce sınava girmiş, ne torpil ne bişesi var, hakkıyla Adıyaman Gelir İdaresine atandığı haberini aldık. Yemin ediyorum kendim atansam o kadar sevinmem. Sarılıp ağlaşıp vedalaştık havalimanında.
Üç sene o kurumda verilen tüm işleri hakkıyla yapmış ve bir gün müdür çağırmış. "Senin belgelerin eksik biz D1 ehliyet istiyoruz sen B1 vermişsin" deyip hakkında yazı yazmış. İki saatte kızı görevden atmışlar. Dava açmışlar ama hiçbir sonuç olmamış. Belgeleri komisyon inceliyor ama fark etmiyor, komisyon da suçlu bulunmuyor.
Seher şimdi annesiz, abisiz ve işsiz. Psikolojisi tekrar çökmüş.
Ya soruyorum yetkililere sizin hiç vicdanınız yok mu? Hayata tutunmaya çalışan gencecik bir kadına bunu neden yaptınız?
Adıyaman'daki devlet erkanı bu işe el atın yazıktır günahtır, yapmayın bu kıza işini geri verin! Bu kızın tek suçu dürüst olmak ve torpili olmamak. Eminim bu tweetten sonra Seher'in sorununu hep beraber çözeceğiz. Lütfen rt edin, yetkililere ulaştıralım!
Herkes bu sayfayı şikayet etsin lütfen
Böyle bir hesabın Türkiye'de paylaşım yapmasına nasıl müsaade ediyorsunuz ?
Üstelik 2012 yılından beri..
@iletisim@adalet_bakanlik@ComezTurhan@umitozdag
@KARATAS01453 Ne demişti Mustafa Şentop; İmam-ı Şafi'ye sormuşlar; Fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarız? Demiş ki: "Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür.".
Ben demiyorum Mustafa Şentop diyor.
@etkilihaberyeni Tarafsız gazetecilerin sorması gereken soruları sormuşlar. Sizin tarafsız olmak gibi bir kaygınız olmadığından size garip gelmiş anlaşılan.