Çiçek gibi insanları seviyorum. Eline toprak koysan çiçekler açanları. Kimseyle işi olmayan, hayatı asilce yaşayan, kendine ve diğerine saygı duyan her şeyden öte denge halinde yaşayan insanları seviyorum. Kendi hayat meşgalesinde bile bana yer açabilen insanları seviyorum.
25 yaşa özgü bir keder var. Hani sanki aşırı yaşlanmış, hayata geç kalmış gibi hissediyorsun. Aşk da kariyer de artık senden geçmiş gibi hissediyor, yaşanamamış tüm ihtimallerin yasını tutuyor, olana da olamayana da üzülüyorsun. "25 yaş varoluşsal sancıları" şeklinde incelenmeli.
Eğer aşk beni tekrar bulursa, benim kadar derinden seven biriyle tanışmayı dilerim. Beni incitmeyi asla kabul etmeyecek biriyle. Sadık, nazik ve bağlı biriyle. Beni asla istenmeyen hissettirmeyecek biriyle. Kendimi evimde gibi hissettiren ve bende de ev bulan biriyle.
hayatı birbirinize kolaylaştıracağınız kişilerle olun. koşulsuz sizi kabul eden. yanında tıpkı yalnızmışsınız gibi sizi rahat hissettiren. sizin için fedakarlık yapan. işleri kolaylaştıran kişilerle olun. bu da aynı frekansta olup aynı dili öğrenip emek vermekle mümkün
Devamlı şükredin ama asla övünmeyin. Nimetlere sevinin ama gösteriş yapmayın. Hayatı dolu dolu yaşayın ama mütevazı olun. Her şeyi gizlemek seni takva sahibi yapmaz, verileni alenen sergilemek de edepten değildir. Kalbin şükür ile taşmalı, lakin dil de bir o kadar sessiz kalmalı.
bir yerden, bir yoldan döndükten sonra kendi evinin, kendi hayatının seni öylece bekliyor oluşu çok safe bir his, kendin olmaya kısa bir ara vermiş, rollerini, görevlerini layıkıyla tamamlayıp yeniden kendin olmaya geri dönmüşsün gibi, yeniden kendi adınla çağrılmak gibi