‘belki de mutluluk şudur: başka bir yerde olmanız, başka bir şey yapmanız, başka biri olmanız gerekirdi duygusuna kapılmamak.’ diyor asimov. çünkü insan, elindeki hayatı sürekli erteliyorsa, aslında yaşamıyor yalnızca başlayacağını sandığı hayatı bekliyordur.
ruhun yeniden canlanacak, her karşılaşma içini bir güneş gibi ısıtacak. içinde tarifi imkansız bir ferahlık solmuş ne varsa köklerinden yeniden filizlenecek. hayatın renkleri taptaze, parlak ve mağrur açarken, sen kendi baharının en güzel şahidi olacaksın.
Eğer kendini sakinleştirmeyi öğrenmezsen, duyduğun her söz seni sarsar. Eğer kendine değer vermeyi öğrenmezsen, yaşadığın her reddediliş seni yıkar. Eğer kendini öncelik hâline getirmeyi öğrenmezsen, hayatına giren herkes seni yönlendirebilir. Günün sonunda mesele başkaları değil, kendinle kurduğun ilişkidir.
onca derdin, hüznün, kederin ortasında bile yaşamak güzeldir. çünkü hayat, en karanlık anlarında bile insana tutunacak bir ışık, dayanacak bir sebep, nefes alacak bir yer bırakır. ve bazen sadece nefes alıyor olmak bile başlı başına bir mucizedir.