Süpürge reklamını izleyip "aa köpek annesi de olunabiliyormuş, ben en iyisi insan annesi olmayayım" diyen kimse olacağını sanmıyorum. Ama bunun bile yasaklandığını, şeytanlaştırıldığını görüp "özgürlüğün bu kadar baskı altına alındığı yerde çocuk sahibi olmayayım" diyen var.
Yanlış anlamazsanız; bu habere sevindim. Hemen kızmayın, geçerli bir sebebim var. Hpv virüsü kadınları rahim ağzı kanseri yaparak patır patır öldürüyorken erkeklere çok etkisi olmadığından aşı çok da ciddiye alınmıyordu. Hem de doğru aşılama kanseri tamamen önleyebiliyorken. Şimdi hpv virüsü boğaz kanserinde de etkisini göstermiş ve anlaşılan o ki; kadın-erkek ayrımı olmadan tüm cinsiyetlere bu etkiyi yapıyor. Artık erkekler de etkilendiğine göre; ataerkil sistem basit bir aşıyla hepimizi ölümden koruyabilir.
Hayatımda böyle bir şey görmedim. Bahçeye kedi girmesin diye duvarın üstüne cam kırıkları döşemişler. Oraya değen bir kedinin sağlam kalması mümkün değil; ayakları, karnı paramparça olur. Kim bilir kaç tanesinin başına geldi.
Duvarın yıkılması için girişimde bulundum.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Kadınlar daha bilinçli olduğu için.
Kanser taraması yaparız bedavaya;
Kadınlar, "Teşekkürler hocam bizi düşünüyorsunuz" der.
Erkekler, "Kanser çıkarım falan, istemem"
Kan tahliline çağırırız;
Kadınlar, "Hocam ben yürüyüş yapıyorum, diyetisyene de gittim vs"
Erkekler, "Ben kolay kolay hastaneye gitmem"
Sözün özü ben de bir erkek olmama rağmen Kadınları bilinçli oldukları için tebrik ediyorum. Erkekler kendilerine hiç dikkat etmiyor.
Psikiyatriye gitmek çözüm odaklı bir yaklaşımdır, sorunu olup gitmemek asıl problem
Kedilerle uğraşan bir kişinin sağlıklı bir ruh haline sahip olduğunu düşünmüyorum. Bu insanlar mutlaka tedavi görmeli. Toplumda bu tür bir nefretin, zalimliğin normalleşmesinin önüne geçmeliyiz. Sokağa çıktığımızda yüzümüzü azıcık güldüren bir şey varsa o da kedilerimizdir.
Sabah yürüyüşüne çıktım. Yanımda bol miktarda kuru mama ve kap var, yol boyunca gördüğüm kedileri besliyorum.
Aç sokak hayvanlarına yiyecek vermek, bir canın karanlıktaki umudunu yeniden yakmaktır. Onlar konuşamaz, kapımızı çalamaz, yardım isteyemez ama gözlerindeki sessiz yalvarış her şeyi anlatır. Bir kap mama ve bir avuç merhamet belki de onların hayatta kalma sebebi olur.
Mola verdiğimde bunları yazdım. Şimdi, yola devam...
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Prof. Dr. Orhan Karataş’ın çarpıtması:
“Sahipsiz köpeğe ayda 30.000 TL” – bu, kuru ekmeğe muhtaç olan canlara atılan kanlı iftiradır.
Yapılması gereken basit,Kısırlaştırma seferberliği, çöpe dökülen tonlarca yemek israfını önlemek...
Toplum bilinçlenir israfı bırakırsa, bir lokma aşla yaşar o masumlar.
Asıl israf:
Cehaleti profesör ünvanıyla taçlandırıp, halkın vicdanını yalanla zehirlemektir.
Vicdanınız nerede, Sayın Karataş?
Kürsüde mi unuttunuz, yoksa hiç mi yoktu?
#hayvanlaradokunma
Düşünün…
Afyon’da susuzluktan dili dışarı çıkmış bir eşek görüyorsunuz.
Yere yığılıyor, gözleri kapanıyor…
Ama su veremezsiniz. Çünkü ‘yasak.’
Ankara’da açlıktan titreyen yavrularını emzirmeye çalışan bir anne köpek görüyorsunuz.
Bir kap mama uzatmak istersiniz…
Yine ‘yasak.’
Arabanızın kaputundan çıkan minicik bir yavru kedi, hayata tutunmaya çalışıyor…
Bir kap su koymak bile ‘yasak.’
Bu, çözüm değil.
Bu, vicdanın cezalandırılmasıdır.
Hayvanı aç bırakmak hukuk değildir, insanlık hiç değildir.
#VicdanaYasakKonulamaz
#BeslemeYasaklanamaz
Sayın Mansur Yavaş,
Ankara Metro’da gönüllü bir vatandaşın kedileri beslemesi yasaklandı.
Bu hayvanlar yıllardır orada yaşıyor, bazıları hasta ve tedaviye muhtaç.
Şimdi kapılar yüzlerine kapatıldı.
Mama yok, tedavi yok, merhamet yok.
Bu bir yasak değil, canlara ölüm kararıdır.
Ankara’nın kalbinde, belediyenizin gözü önünde, kediler açlığa ve hastalığa terk ediliyor.
Sokak hayvanlarını “görmezden gelmek” artık masumiyet değil, suç ortaklığıdır.
Ankara’yı vicdansızlıkla değil, adaletle yönetmek sizin elinizde.
Bu utancı derhal durdurun!
@mansuryavas06@ankarabbld@herkesicinCHP@eczozgurozel
Bahar dizisinde 'Kedi tırmık hastalığı' işlenmiş. İzlemedim bir daha da önüme düşen kısa videolarını dahi izlemeyeceğim. Mesleğini sokaktaki canlılar için yapan vet.hekimlikten emekli öğretmen olarak kocaman bir hoşt diyorum. Bu hastalık "Bartonella henselae" adlı bakterinin neden olduğu bir zoonozdur. Belirtiler bir günde değil 1–3 hafta içinde ortaya çıkar. Bu belirtiler:
**Tırmalama yerinde kabuk, kızarıklık, şişlik
**Yakın lenf bezinde (örneğin koltuk altı, boyun) şişlik ve ağrı
**Hafif ateş, halsizlik, baş ağrısı
**Nadiren: göz enfeksiyonu (oküloglandüler sendrom), karaciğer iltihabı, sinir sistemi bulguları (beyin iltihabı).
Çoğu vakada hasta kendiliğinden iyileşir, ama gerekirse antibiyotik (örneğin azitromisin, bazen doksisiklin veya rifampisin) verilir.
Şişmiş lenf bezleri için ağrı kesici veya antiinflamatuvar ilaçlar kullanılabilir.
#Bahar dizisi senaristleri ve oyuncuları bir senaryo danışmanlığı almalı. Hayvan katliamları artmışken buna bir çanak tutan bölüm yazmak, aldatan erkeği normal göstermek, velayet davalarında işleyişi yanlış anlatmak... Bölümleriniz bilinçli olmayan kişilerin hak ve hukuk konusunda korkuya kapılmalarına sebep oluyor sevgili senaristler.
Duruşmadan yeni ayrıldık. Cezve'nin katili Burak isimli cani cezadan kurtulmaya yönelik savunma yaptı. Uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu , Cezve'nin kendisine saldırdığını beyan etti.
Hakimlik muayene raporlarında herhangi bir çizik tespit edemedi. Görüntüler izlendi, Cezve'nin katledilmek için katil Burak tarafından bina içine alındığı ve canavarca hisle hayvanın katledildiğini bütün mahkeme seyretti.Salondakiler, hatta bazı polisler gözyaşlarını tutamamadı.
Cezve'nin avukatı @avhilalkocak Cezve katledilirken sadece seyreden bir vatandaş hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Hakimlik bu talebi kabul etti. Artık hayvanlar katledilirken müdahale etmelisiniz, artık bu suçu bildirmelisiniz.
Neticeden bugüne kadar bu olaylarda verilen en yüksek ceza verildi, 3 Yıl 8 ay, tutukluluğunun devamına karar verildi. Ve suçu bildirmeyen seyreden kişiler hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
@emrullaherdinc bey'e kamuda bu davayı duyurduğu için, @avhilalkocak Hanım'a Cezve adına hak aradığı için ve bu zaferi sağladığı için, Avukat İlke hanım'a, Berna Hanım'a, Sena Hanım'a, Umut bey'e her davada oldukları için , orada olan herkese manevi desteği için teşekkürlerimi sunuyorum.
İki sene boyunca köpekleri şeytanlaştıran bir karalama kampanyasının nedeni bu hayvanlara yapılacak işkenceyi meşrulaştırmaktı. Videodaki sadist caniler güneş altında topladıkları sokağa atılmış çoban köpeklerine işkence yapıyor. Bu şahıslar devlet görevlisi mi? Hayvanları demir çubuklarla döverek öldürmek için mi maaş alıyorlar?
Bu şahıslar hapse girecek mi yoksa ödüllendirilecek mi?
Şu anda görüntülenmeyen, kayıt altına alınmayan işkenceleri ve katliamları durdurmak için bir çalışma var mı? Yoksa yasayla toplanan köpeklerin sadistler tarafından işkenceyle öldürülmelerine göz mü yumulacak?
Kırsalda köylüler, bağ bahçe sahipleri ve çobanlar tarafından beslenip sokağa atılan hayvanlara yönelik nüfus kontrolü artık böyle mi yapılacak?
Bu videoda gördüklerimizin insanlıkla ve vicdanla uzaktan yakından bir alakası var mı?
Köpeğin hayatını kurtarabilmek için onunla oyun oynayarak güvenini kazanmaya çalışıyor . Bu ülkede gündem olacaksa bu koca yürekli insanlar olacak . Canları pahasına yaşatmaya çalışıyorlar .
#izmiryanıyor