Cumhuriyet Halk Partisi’nde il örgütleri, partinin yerelde kurduğu emek, hafıza ve meşruiyet zeminidir. Seçilmiş il başkanlarını ve il yönetimlerini yok sayan her karar, örgüte emek vermiş, ömür vermiş insanların iradesine yönelmiş kabul edilemez bir müdahaledir.
CHP’nin meşruiyetinin temeli olan iradeyi yok saymak bir akıl tutulmasıdır. Bu vaziyet, halkın karşısında da siyaseten ve ahlaken karşılıksız kalacaktır.
Tunceli söz konusu olduğunda ise bu kararın anlamı daha da derinleşir. Bu topraklardan çıkıp da bugün Tunceli örgütünün seçilmiş iradesini yok sayanları, öncelikle bu kentin tarihsel hafızasını ve insanlarının onurunu hatırlamaya davet ediyorum. Memleketim bugüne kadar kimseye diz çökmedi, bundan sonra da kendi iradesini yok sayan hiçbir hesaba diz çökmeyecektir.
Seçilmiş 26 il başkanımızı ve il yönetimlerimizi bir kalemde yok sayanlar, o 26 il halkının karşısına çıkma cesaretini de göstermelidir.
Unutulmasın halkın iradesi kimsenin kişisel hesabına, rövanş duygusuna ya da sarayla kesişen yoluna basamak yapılamaz.
Ak Parti verdiği sözleri tutmadığı için mağdur olan öğretmenler, günlerdir Ankara’da en demokratik şekilde seslerini duyurmaya çalışıyor.
Özel sektör öğretmenleri taban maaş istiyor; mülakat mağduru öğretmenler ise adalet talep ediyor.
Ama Ak Parti’nin çürümüş ve yozlaşmış kara düzeni, devletin polisini kendi beceriksizliğine kalkan yapmaya çalışıyor.
O öğretmenlerin polisle de devletle de bir derdi yok. Onlar, kul hakkı yiyen Ak Parti’nin kara düzenine itiraz ediyor.
Bu ülkenin öğretmenlerine, “Hak arayamazsın, adalet isteyemezsin, sus, yerinde otur” diyenlere karşı biz öğretmenlerin yanındayız.
Öğretmenlerle masaya oturmak, dertlerini dinlemek yerine onları günlerdir abluka altında tutan bu zalimliğe itiraz ediyoruz.
İktidarımızda özel sektör öğretmenleri için taban maaş uygulamasını hayata geçireceğiz; kamuda mülakatı amasız, fakatsız kaldıracağız.
Öğretmenlerin hakkını yiyen bu kara düzeni, bugün biber gazıyla terbiye edilmek istenen öğretmenlerle birlikte değiştireceğiz.
Arkadaşlarımız abluka altında!
Onurlu bir yaşam için direniyoruz.İnsanca yaşamak, için direniyoruz. Bizi ablukaya da alsanız, gazla da boğmaya çalışsanız, gözaltına da alsanız mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.
Öğretmeniz biz!
📍Ankara, Mithatpaşa’da polis müdahalesine maruz kalan öğretmenlerimizin yanındayız!
Öğretmenlerimiz, taleplerini iletmek istiyor! Öğretmenlerimiz insanca bir yaşam istiyor!
Buradan iktidara sesleniyorum: Bu acıya, bu zülme devam etmeyin! Öğretmenlerimize kulak verin! Bırakın dertlerini anlatsınlar!
Gelin öğretmenlerimizi dinleyelim, bu sese ortak bir cevap verelim!
#ÖğretmenlerGözaltında
#ÖğretmenlerHakkınıAlacak
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
Eğitimi koruyamayan bir yapı, sadece açıklama yaparak sorumluluktan kaçamaz. Güvenlikten yoksun okulların vebali siyasi iktidarın ve ilgili kurumların omuzundadır.
#siverek#kahramanmaraş
Çağrılsa gelecek insanlara gözaltı uygulamak, soruşturma değil; siyasi gösteridir.
CHP Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol’a ve Bornova Belediye Başkanımız Ömer Eşki’ye yapılan da budur. Amaç adalet değil, gözaltıyı bir cezalandırma ve itibarsızlaştırma aracına çevirmek.
Siyasi operasyonlara boyun eğmedik, eğmeyiz.
Krizlerin ve kötü yönetimin faturası yine millete kesildi, akaryakıt zammıyla zincirleme zamlar başladı.
Tane domates 26 TL, biber 6 TL, salatalık 20 TL, patlıcan 30 TL…
Acil tedbirler hazırladık, uygulamadılar. Sonuç bu!
Milletin cebini değil koltuklarını düşünen bu kara düzen sahiplerini ilk sandıkta göndereceğiz!
Bugün binlerce yurttaşımızla Meslek Fabrikamızın zorla tahliyesine karşı çıkmak için buluştuk.
Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası olan bu binada bugüne kadar 145 bin İzmirli eğitim aldı, meslek sahibi oldu. Şimdi ise bu eğitim yuvası belediyemizin elinden alınmaya çalışılıyor. Davalar sürerken sabahın 5'inde polislerle bina boşaltılmaya çalışılıyor.
Biz Atamızın mirasına sahip çıkacağız, belediyemizin hizmetlerine engel olmanıza izin vermeyeceğiz.
Bazı anlar vardır, o anlarda susarsanız her hata yavaş yavaş normalleşir, en sonunda da kötülük normalleşir. Biz kötülüğü normalleştirmeyeceğiz, İzmir'in hakkını yedirmeyeceğiz.
Bugün bizlerle birlikte olan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu'na, milletvekillerimize, İl Başkanlığımıza, partilerimize, ilçe belediye başkanlarımıza, sendikalarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, derneklerimize ve tüm yurttaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Birbirimizden güç alarak mücadeleye devam edeceğiz.
Sandıkta yenemeyince yargıyı devreye soktular. Hukuku araç yapıp, adaleti rehin aldılar.
Cumhurbaşkanı Adayımızı ve yol arkadaşlarımızı tutsak etseler de halkın iradesini teslim alamadılar.
Korku ve yalanla bastırmak istedikçe, hakikat daha da büyüdü; yalnızlaştırmak istedikçe, dayanışma bugün her yerde.
19 Mart'ın birinci yılında bu hukuksuzluğu normalleştirmeyeceğiz. Sandığı da adaleti de savunmaya devam edeceğiz. Bu ülkeyi seçimsizleştirmeye çalışanlara geçit vermeyeceğiz.
Kurtuluş yok tek başına!
Ya hep beraber ya hiçbirimiz.
#19Mart