…
Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz; Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına. Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin Değişilir topuda bir sokak kaltağına.
…
ATSIZ
BK 55.maddesine eklenen iki fıkra, ne yazık ki, Komisyonda kabul edilmiş olup, bu hiç doğru olmamıştır. Çünkü, tazminat hesapları kanunla düzenlenemez. Bu, teknik bir konudur; zamanla formüller, kurallar ekonomik göstergelere göre değişebilir.
Bu teklif sanırım, sigorta şirketlerinin isteğiyle tasarıya girdi. Çünkü daha önce de Trafik Kanunu'nun 90.maddesinde iki kez yapılan değişiklikle, tazminat hesaplarının sigorta genel şartlarına göre hesaplanacağı hükmü konularak sigorta şirketlerine (kapitülasyonlar benzeri) imtiyaz tanınmıştı. Trafik Kanunu'nda yapılan bu yasa dışı değişikliğinin ikisini de Anayasa Mahkemesi'nde iptal ettirdik. Öte yandan, daha önce de söyledim. Yargılama sonucu belirlenen tazminatın asıl büyük kısmı için faizin “karar tarihinden" başlatılması, evrensel hukuk kuralına aykırıdır.
Ben çok yoruldum. İptal için biraz da siz uğraşın !
Türkistan'dan çok uzakta, Afrika kıtasının ortasında bir Türk aile: Türkaylar.
Yaklaşık 48 aile ve 200 kişiden oluşan bu asırlık Türk topluluğu, kökleriyle bağlarını daha da güçlendirmek için Türkiye’ye çağrıda bulunuyor.
https://t.co/M6rf9hzHw2
🎙️ AKP Grup Başkanvekili Akbaşoğlu’ndan ‘Yargıtay’ düzenlemesi açıklaması:
📌 Yargıtay, 'görevsizlik ve yetkisizlik' gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin verdiği kararı bozamayacak
Belirsiz alacak davasının kaldırılıp. HMK. 109.maddesine
4.fıkra eklenerek zamanaşımı defi ileri sürülemeyeceği kaydı konulması bir aldatmaca olup, teklif yasalaşırsa, bakınız ne tür hak arama zorlukları ve hak kayıpları olacak:
1) Kısmi davada zamanaşımı def’i zaten yoktur; bu, dava değerinin artırılmasını “ıslah” olarak niteleyen bazı usul hukukçularının icadıdır.
2) Kısmi davada asıl sorun, dava değerinin artırılmasına “ıslah” denilmesidir. Bu, yanlıştır. Çünkü ıslah, o güne kadarki usul işlemlerinin bir kısmının veya tamamının değiştirilmesinin istenmesidir. Oysa, dava değerinin
artırılmasında, usul işlemlerinin değiştirilmesi istenmemekte; tersine, dava değerinin artırılması, o güne kadarki usul işlemlerine dayanmaktadır.
(Akla ve mantığı uygun bu yorumu, kural bağımlıları yapamamakta; sorun ve adalete erişim engelleri buradan kaynaklanmaktadır.)
3) Islah Avrupa ülkelerinde kalkmış veya kalkmış gibidir.
Çünkü oralarda hiçbir kural, bizdeki gibi, katı ve hak kaybettirici biçimde uygulanmamaktadır.
4) Islah her davada bir kez yapılabilmektedir. Oysa. belirsiz alacak davasında dava değerinin artırılması. ıslah olmayıp, kanun yolları tükeninceye
kadar defalarca artırılabilir. Adli yargıda bu bir türlü kavranamamış ise de, İdari Yargı’da “belirsiz tam yargı davası” hiçbir engele takılmadan uygulanmakta; ayrıca manevi tazminat da “belirsiz tam yargı davası”
biçiminde açılabilmektedir.
5) İdari Yargılama Yasası’nda belirsiz tam yargı davası yürürlükte olmasına göre, HMK’dan belirsiz alacak davasının kaldırılması, iki yüksek mahkeme arasında uygulama farkı yaratacaktır. Ayrıca belirtelim ki
İdari Yargı’da ıslah da yoktur.
6) İstinaf aşamasında yeniden tazminat hesabı yaptırılması gerekmiş olup, davacı yararına yüksek bir sonuç çıkmışsa, HMK 357. maddesine göre, istinaf’ta “ıslah” yapılamayacağı hükmü nedeniyle dava değeri artırılamamakta; ilk derece mahkemesine de dönülememekte, dava çözümsüz kalmaktadır.
Hesaplama sonucu artan miktar için ek dava açılabilirse de, süre geçmişse, zamanaşımı defiyle karşılaşılacaktır.
7) Kısmi dava, mevcut (bilinen) bir alacağın bir kısmının dava edilmesidir. Oysa, ölüm ve bedensel zararlarda henüz bir alacak miktarı yoktur. Bu, yargılama sonucu toplanan delillere göre belli olacak; belki de, yapılan
kusur incelemesi sonucu, davalının tamamen kusursuz olduğu veya sorumlunun başka biri olduğu sonucuna varılabilecektir. Örneğin, trafik kazalarında böyle
durumlar olmaktadır. Hastane ve hekim hatalarında da farklı durumlarla karşılaşılmaktadır.
8) Gene ölüm ve bedensel zararlarda, davacının veya davalılardan birinin dava sırasında ölümü, dul eşin dava sonuçlanmadan önce evlenmesi gibi durumlar;
bedensel zararlarda “beden gücü kayıp oranının” önceden bilinememesi veya sürekli iş göremezlik oranının “sıfır” çıkması, yalnızca geçici işgöremezlik oranıyla sınırlı kalınması gibi durumlarda “kısmi dava” açılıp, “kısmi istekte” bulunulması mümkün değildir.
İşte “belirsiz alacak davası” bunun için gereklidir.
9) Avrupa ülkelerinde belirsiz alacak davası ve benzeri hak arama yolları açık iken, bizde neden kaldırılmak istenmektedir ?
10) Belirsiz alacak davasının neden kaldırılmak istendiğini, bunu kimlerin istediğini çok iyi biliyorum. Bu kanun teklifini hazırlayanlarıntek tek adlarını öğrenmeli ve bu “guguk kuşlarına” savaş açmalıyız. Kimler olduklarını bilmezsek, Donkişot’un değirmenleriyle
savaşmış gibi oluruz.
(Not: Bu açıklamalarımı TBMM Adalet Komisyonu üyelerine ulaştırma olanaklarını arayalım ve bunu mutlaka yapmaya çalışalım.)
·
Bizim kardeşimiz tam olarak budur.
Bebek katili terörist apo'nun peşinden gidenler ve Türkiye'yi bölebileceğini zanneden or***spu evlatları değil 💪
Allah'ına kurban senin aslan parçası 🇹🇷
@Yunuskocal Sınav şeklide yanlış. İki gün üst üsten sınav mı olur? Bu gençlerin psikolojisi hiç mi düşünülmüyor. Eski sistemin nesi vardı?Martta barajı sınavı ,Haziranda yerleştirme sınavı @OSYMbaskanligi
@ekgedik1903 Haiti de katıldı. Gabon ilk puanını aldı. Sen ne anlatıyorsun kaptan. Öncekiler başarısızlıktı. Olması gerekeni başarı gibi pazarlama. Bu takımın seçiminde senin rolünü de çok iyi biliyoruz!
Haiti’den sonra evine dönen ikinci takım olmuşuz. Hemen tüm kurumları ile federasyon ve teknik ekip istifa etsin. Tarihin en iyi kadrolarından birini rezil rüsva ettiler!