Resmen terinin son damlasına kadar savaşan takımları izliyoruz. Büyük hikayeler yazılıyor. Biz ise, futbolcularımıza hiç ihtiyaçları yokken 16 milyon dolar ödendiğini öğreniyoruz.
O parayla kaç okul yaptırılırdı?
Kaç amatör kulüp kalkınırdı?
Kaç altyapı tesisi kurulurdu?
Bunlar dur diyecek kimse yok mu!?
@tcbestepe
🚨🗣️NEW: Zlatan Ibrahimović on FIFA’s new mouth-covering red card rule: as Almiron was given a red card for covering his mouth in the game between Paraguay and Turkey
“I have seen football at its highest level, the real football. Not this watered-down version they are serving us now. What happened with Almirón? A straight red card for covering his mouth? This is not football anymore. This is a circus run by bureaucrats in suits who have never felt the fire of the pitch.”
“Covering your mouth is now a red card? What is this, Big Brother on the field? FIFA wants to read lips, punish thoughts before they even become words. Next they will put muzzles on players like dogs. Players cannot even talk, cannot even breathe passion without some VAR robot or referee deciding your emotions are illegal. This is dystopian. Football is dying.”
“This rule was born because some players cry every week. One incident in the Champions League and suddenly the whole world must change. But elbow a man, break his leg, or spit — sometimes you get a yellow and a pat on the back. Two-tier football. Protect the protected, punish the rest. I have played in every league and I have seen it.”
On the softness of the modern game:
“Maradona would be sent off in the tunnel. Roy Keane? He would laugh at the referee and walk off with a smile while the stands burn. Pepe would have collected five reds before half-time. Today? Players are becoming actors, not warriors. They fall, they cry, they hide behind rules. Where is the masculinity? Where is the character? Football is not ballet. It is war. And they are turning it into a polite conversation with red cards as punctuation.”
“I, Zlatan, have scored goals that made stadiums shake and said things that made opponents tremble — without hiding. This generation is being raised soft. If you cannot handle words on the pitch, how will you handle life? FIFA is not protecting football. They are burying it. And one day, the real fans will rise and say: enough. Bring back the game.”
19 Haziran 1965'ten bugüne aynı arma, aynı sevda, tek miras.
Anadolu'nun yıldızı, Türk futbolunun mihenk taşı Eskişehirsporumuzun 61. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun! 🖤❤️
Fatih Sultan Mehmet’in ve Atatürk’ün Papa’ya yasakladığı İznik’e Papayı getirdiler, Cumhuriyetin ve Osmanlı’nın yasakladığı Ruhban okulunu açıyorlar. Sahiden, hangi akla hizmet?
MEB artık şişirilmiş hormonlu not konusu artık el atmalı!
Yazılanlar, konuşulanlar algı mı,gerçek mi? Azı algı ise çoğu gerçek.
Sınav notu ile diploma notu arasındaki korelasyona mutlaka bakılmalı ve daha adil,güvenilir,objektif yeni bir sistem geliştirmelidir.
Bu o kadar zor mu?
📢 Çiğdem Bayraktar Ör:
⭕ “Doğru. Ahmet Türk gibi toprak ağaları Kürtlerin gerçek sorunudur.
İşte “Kürt sorunu” budur!
6 dönem milletvekilliği yap, yedi sülalen sefahat içinde yaşasın; tatillerin bol güneşli, sofraların oğlaklı olsun ama yine de “Ben yokum!”, de!
⭕ Kürtleri kullanan, Kürt kimliğini istismar eden asıl bu gibi kişilerdir. Asırlar boyu sımsıkı sarıldıkları ağalıkları, ayrıcalıklarını kaybetmemek için sığındıkları bölücülük tehditleri olmasa, tek başlarına kahvede pişpirik atmaktan öteye geçemeyecek kişiler TBMM’de, kürsülerde, mikrofonların önünde kolayca yer bulabildi bu ülkede.
⭕ Türk’ün sorunu ise sömürgeciler ve onların bu topraklardaki ileri karakolları, aparatları; “cehalette ve ihanette” ısrar ederek Türkiye Cumhuriyeti’ni içeriden zayıflatsın diye biçimlendirip makamlara yerleştirdikleri…
⭕ Bölücülerin, teröristlerin, BOP’çuların, “siyasal İslamcılık” adı altında çalışan Amerikancıların, yeşil kapitalistlerin, tarikatçı örümcek beyinlerin baş edemedikleri tam da bu: Türk ulusunun direnci.
⭕ Mustafa Kemal’in ruhuyla canlanan bu direnişi kırmaya çalışıyorlar. Hepsinin ortak özelliği Mustafa Kemal, Cumhuriyet ve Lozan karşıtlığı.
⭕ Hepsi birden çalışıyor ama başaramıyorlar; başaramayacaklar da…”
Gazeteci yazar Rıza Zelyut’tan Ahmet Türk’e:
“Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu.
Cumhuriyet Türkiye’si siz Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı.
Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye’yi. Yine de mağduru oynuyorsun.Tek bütün Türkler senin gibi mağdur olsa…
Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da alt yapısını Barrack amcanız yapıyor.
Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…”
LGS’de bir Türkçe sorusu!
Okuma, anlama, doğru cevabı bulma ve sonucu cevap kartınıza işaretlemeniz için verilen süre 90 saniye yani 1.5 dakika.
Kendinizi test edin.
Süre bitince lütfen kalemi bırakın!Eminiz ki bu sayede sınava giren öğrencileri ve süreci daha iyi anlayacaksınız!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ağrı’da intihar sonucu vefat eden Irmak Ayşe Koparan öğretmenimizin ölümüyle ilgili soruşturmanın sürdüğünü duyurdu.
Sendikamız, soruşturma sürecini ve sonucunu yakınen takip edecektir.
Öncelikle, otopsi işlemlerinden sonra ebedi yolculuğuna uğurlanacak öğretmenimize rahmet niyaz ediyorum. Yakınlarına ve eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.
Öte yandan, basına yansıyan haberlerde iddia edildiği gibi, öğretmenimizin bir kısım yöneticiler tarafından maruz bırakıldığı baskı, yıldırma ve mobinge varan durumlar sözkonusu ise sorumlulara yönelik müeyyidelerin tavizsiz uygulanmasını ısrarla talep ediyoruz.
Zaman zaman liyakatsiz, işgal ettiği pozisyonun ağırlığını taşımaktan uzak, devletin makamını temsil ettiğinin şuurundan yoksun kimi kamu yöneticilerinin, çalışanlara yönelik istenmeyen tutum ve davranışlarına şahit oluyoruz.
Bu nevi sözde yöneticiler, sadece çalışanları ve çalışma hayatını huzursuz etmekle kalmıyor, aynı zamanda kamu çalışanlarının devlete ve devletin kurumlarına karşı aidiyet ve güvenini de tahrip ediyorlar.
Bu itibarla, bu hadisede @tcmeb ’den beklentimiz, iddialar gerçekse, mesulleri kimliğine, mensubiyetine ve ilişkilerine bakmaksızın ibretlik bir muameleye tabi tutmasıdır.
Ki, benzeri hadiseleri bir daha yaşamayalım; hangi düzeyde olursa olsun her bir kamu yöneticisinin adaletle, liyakatle ve sadece devlete sadakatle görevlerini ifa edecekleri bir anlayışı yerleşik hale getirebilelim.
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi bu davadan serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek!!!Herkes şampiyonluktan bahsediyor,kimse sürdürülebilir gelirlere sahip,borçsuz,alt yapısı sağlam bir Eskişehirspor yaratmaktan bahsetmiyor.Hiç bir eski başkanda bu camiayı toplayacak,ileriye götürecek,kendi kendine yetebilen bir Eskişehirspor yaratacak güç ve vizyon olduğunu düşünmüyorum.Olsaydı zaten bugünleri görmezdik.Amatöre kadar düşüp oradan bile iki sezonda zor bela çıkmazdık.Siyasetin işaret etmesiyle birileri gelecektir ancak bu H.Ü olmayacak bence.Sadece öncelikle bu yönetimin kongre kararı alması isteniyor,sonrasında H.Ü tepkilerden dolayı gelmedi denilecektir.Sonrası bilinen hikayeler. Seçim geliyor ve Eskişehirspor üzerinden de bir hikaye yazılması lazım…
Bu efsane başkan transfer yasağı olan takıma 13 tane adam transfer etmiş,dakika bile almayan adamlara olan borçlar yüzünden kulüp filiz lisans bile çıkaramaz hale gelmişti.Bugünleri biz yaşamadık mı arkadaş???Yazılanlara hayret etmemek mümkün değil.Bu arkadaş önce 2013 te enkaz bıraktı ve belki de tıkandığını gördüğü için bile bile seçim kaybetti.Kongrede 32milyon açıklanan borç gerçekte 90milyondu.Kulüp zaten batmıştı.Kulüp küme düşünce bir tur daha şansını denedi,Erkan Zengin ve diğer maliyetli transferiyle kulübün geleceğine zar attı ve finalde kaybetti.Yine bıraktı.Sinan özeçoğlu takımın alacaklarını ödedi sezona başladı,o takımı sezon sonu dağıttı ve transfer yasağı olan takıma transferler yaptı.Transfer açılamadı devre arası gelmeden yine bıraktı.2.5milyon alacağını da alarak bir de. Takımı taraftar ve disiplin kurulu devre arası kongresine zor attı.Bugünler de taraftarın içinden gelen bir çok arkadaşımız kulüpte yöneticilik hatta başkanlık yaptılar.Şimdi onların konuşma zamanı çıksınlar anlatsınlar kardeşim.O gün söylediklerini tekrar söylesinler.Bugün siyaset onu işaret ediyor diye sessiz kalmak yakışmaz!!!Eti 10milyon € yu H.Ü olmazsa vermiyor mu yani???
Yüksek lisansta, derste, Osmanlıcılık yapan, Hilafet geri gelsin diyen,
Milleti cahil bıraktığı için 90 yıl boyunca tartışılan arap harfli alfabeyi öven
Prof Dr Z. Kazıcı'ya dedim ki; "madem Osmanlı sistemi iyiydi o zaman neden Türkler fakir Yunanı, Ermenisi bilimum Hırıstiyanları zengindi?
ÖZETLE
1. Neden Yunan Ord. Prof. Dr. Dimitri Kitsikis: “Batılılar bizi kışkırtana kadar Osmanlı’yı, Ermeniler, biz (Yunanlılar) ve diğer devşirmeler yönetiyordu.” diyor?
2. Neden Anadolu’daki Türkler İstanbul’a (o zamanki adıyla Konstantinopolis) gitmek için bulunduğu şehrin eşrafından, ağasından, beyinden, borcu olmadığına ve geri döneceğine dair iki kefilli muhtesip vizesi istenirken, bu vize Yunandan, Ermeniden, Yahudiden ve diğer gayrimüslimlerden istenmezdi?
3. Neden Boğaz’ın iki yakasındaki yalılarda, köşklerde, Marmara Denizi’nin çevresindeki yalılarda, köşklerde bir tane Müslüman Türk yaşamıyordu?
4. Neden Osmanlı Bankası dahil 12 bankanın sahipleri Yunan, Ermeni vb. iken Türkler bankada işçi olarak bile çalışamıyordu? Duruma istisnai bir tepki olarak Mithat Paşa Ziraat Bankası‘nı (Memleket Sandıkları) kurmuş, sonra da Mithat Paşa Taif’e (Arabistan’da) sürgün edilip zindanda boğdurulmuştu!
5. Neden Anadolu’da doktor, eczacı, hatta köy bakkalları bile Yunan veya Ermeniydi?
6. Neden Türkler 10-15 yıl askerlik yaparken, Osmanlı vatandaşı Yunan ve Ermeniler askerlikten muaf tutulmuştu? Bu durumun ticaret, sanat ve her türlü faaliyetten Türklerin dışlanmasına yol açtığı bilindiği halde sürdürülmüştür?
7. Neden Osmanlı’da Tanzimat aydınları, “Bu alfabe bizi cahil bıraktı, Latin alfabesine geçelim,” diye İlbasan kongreleri düzenliyorlardı?
Zaten tapu daireleri, telgraf ve saraydaki bazı yazışmalar ve mektuplar Latin alfabesiyle yapılıyor, örneğin 1795'de Hatice Sultan’ın mimar sevgilisine yazdığı mektup Latin alfabesiyledir. Durum böyle iken, Anadolu’daki Müslüman Türkmen-Oğuzlara, neden Arap ve Fars harfli uyduruk Osmanlıca dayatılmıştır?
Osmanlı’da en az 90 yıl boyunca Osmanlı alfabesinden kurtulma çalışmaları yapılmış iken, neden alfabe bir gecede değişti yalanını yaydılar? Doğrusu, bu süreç 90 yıl + 1 gecedir.
Bir Amerikalı gazeteci Atatürk’e der ki: “Neden milletin alfabesini değiştirip cahil bıraktınız?”
Bilge Atatürk de cevaben der ki: “Ben 10 bin kişinin alfabesini değiştirdim ama uygun alfabe ile halkıma okuma yazma öğrettim.”
8. Neden Cumhuriyet idaresi “Bulgarlara Osmanlı Arşivi’ni sattı” yalanını yayarlarken, AKP döneminde Milli Kütüphane’nin içinde çok kıymetli el yazması eserlerin de bulunduğu 147 ton tarihi eseri Hurdasan’a kilosu 50 kuruştan sattıklarını söylemiyorlar?
Kaldı ki, Bulgaristan’a Yunan, Arnavut, Karaman ya da Memlûk arşivini vermediler, kendi arşivini verdiler. Onlar da bunu çöpe atmadılar, bilakis güzelce tasnif edip Türkçe dahil 8 dile çevirdiler ve dünyaya açtılar.
9. Neden Cumhuriyet idaresinin camileri yıktığı ve Kur’an’ı yasakladığı yalanını yayarken, sözde Halife Padişah Sultan Vahdettin’in Beyoğlu’ndaki Ağa Camii’ni parayla gayrimüslimlere satıp, İstanbul’un göbeğine Papa heykeli diktiğini söyleyemiyorlar?
Papa 15. Benoit’in heykeli 1921’de Harbiye’deki St. Esprit Kilisesi’nin bahçesine dikilmiştir.
O dönemin parasıyla 6.980 liraya mal olan heykel için Sultan Vahdettin de 500 Osmanlı Lirasıyla sponsor olup destek verdi. Heykel İtalyan heykeltıraş Quattrini tarafından yapıldı.
Yine Bilge Atatürk’ün, Sultan Vahdettin’in sattığı o camiyi Yunanlardan satın alıp tadilat yaptırarak cami olarak ibadete açtığını niye yazamıyorlar?
Hatta savaşta tahrip edilen diğer 138 camiyi de tamir edip ibadete açtığını neden yazmıyorlar?
Niye, Niğde, Aksaray gibi pek çok yerde kiliseleri de camiye çevirdiğini yazamıyorlar!?
10. Sonuç: Yemen’den Fizan’a bitmek bilmeyen savaşlarda ömür tüketen, kırılıp yok edilen Anadolu’daki Türk kimin umurundaydı? Hiç Yemen Ağıtı dinlediniz mi?
Sizce bu sorularıma dürüstçe, eğip bükmeden cevap verecek bir tarihçi çıkar mı?
Tamamı linkte 👇🏾
https://t.co/7kozoEQvxs