Biz Cumhuriyet Halk Partililer ve muhalifler olarak bugün bir sonraki seçimi kazanabileceğimize inanıyorsak, bu inançta Cumhurbaşkanı Adayımız Sn. Ekrem İmamoğlu’nun, Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel’in, 2023 Kurultay sürecinde değişime irade koyan örgütümüzün ve delegelerimizin büyük payı vardır.
Biz; ülkemizin kıyılarında birkaç şehre sıkışmış, sürekli seçim kaybeden, buna rağmen aynı anlayışta ısrar eden bir Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi istemiyoruz.
Bugün partimizin iktidarı, ülkemizin ve Cumhuriyetimizin geleceği için var gücüyle çalışan başkanlarımızın; doğru siyaset ürettikleri, halkta umut yarattıkları ve birilerinin alışılmış düzenini bozdukları için cezaevlerine atıldığının, kayyum girişimleriyle iradelerinin gasp edilmeye çalışıldığının farkındayız.
Biz, partimizi “küçük olsun ama bizim olsun” anlayışından çıkardığımız için bugün bedel ödüyoruz.
Ancak elbette belirtmek isteriz ki; yıllardır liderimiz olarak gördüğümüz, aynı mücadeleyi verdiğimizi düşündüğümüz kimi isimlerin, kendi kişisel hesapları uğruna partimize bu denli zarar vermesi ve bu doğrultuda genel merkezimize zorla girmeye çalışması son derece acı olup, bizi derin bir hayal kırıklığına uğratmaktadır.
Milletimiz de bu durumun farkındadır.
Biz değişimin, halk iradesinin ve iktidar yürüyüşümüzün arkasındayız.
Cumhuriyet Halk Partisi, yalnızca bir siyasi parti değil; bu ülkenin kuruluş iradesinin, halk egemenliğinin, demokrasinin ve adalet mücadelesinin en köklü temsilcisidir.
Bugün partimize yönelik yapılan müdahale, yalnızca CHP’ye değil; seçme ve seçilme hakkına, örgüt iradesine, demokratik siyasete ve milletin iradesine yönelmiş açık bir saldırıdır. Polis zoruyla partililerimizin iradesinin bastırılmaya çalışılması, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne baskıyla girilmesi ve örgütümüzün teslim alınmak istenmesi, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan ağır bir demokrasi ayıbıdır.
Bu süreçte bilinmelidir ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek sahibi, makamlar ya da atama kararları değil; sandıkta iradesini ortaya koyan üyelerimiz, örgütümüz ve halkımızdır.
Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in yanında olduğumuzu açık ve kararlı bir şekilde ifade ediyoruz. Genel Başkanımızın demokrasiye, hukuka, örgüt iradesine ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin onuruna sahip çıkan mücadelesini destekliyoruz.
Hiçbir baskı, hiçbir zor kullanımı, hiçbir antidemokratik müdahale Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü yolundan döndüremez. Bizler dün olduğu gibi bugün de baba ocağımıza, kurultay irademize ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e sahip çıkacağız.
Cumhuriyet Halk Partisi teslim alınamaz.
Örgüt iradesi yok sayılamaz.
Halkın iradesi susturulamaz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in sonuna kadar yanındayız.
Demokrasinin, hukukun ve partimizin onurlu mücadelesinin sonuna kadar arkasındayız.
Bugün, ilçe hukuk komisyonumuz ve ilçe örgütümüzle birlikte, Kurultayımıza yönelik verilen mutlak butlan kararına karşı tepkimizi göstermek ve örgüt irademize sahip çıkmak amacıyla İl Başkanlığımızdayız.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayları; delegelerimizin özgür iradesiyle şekillenen, partimizin demokratik işleyişinin en temel unsurlarından biridir. Bu iradeyi yok saymaya, parti içi demokrasiyi yargı eliyle tartışmalı hale getirmeye yönelik her türlü girişimin karşısında duruyoruz.
Bizler, hukukun üstünlüğünü savunan hukukçular ve Cumhuriyet Halk Partisi örgütü olarak; demokratik meşruiyetin, sandık iradesinin ve örgüt kararlarının keyfî müdahalelerle gölgelenmesine izin vermeyeceğiz.
Partimizin kurumsal kimliğine, delegelerimizin iradesine ve demokrasi mücadelemize sahip çıkmak için buradayız. Cumhuriyet Halk Partisi, köklü tarihi, güçlü örgüt yapısı ve halktan aldığı meşruiyetle yoluna kararlılıkla devam edecektir.
Demokrasiye, hukuka ve örgüt irademize sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Firmanızdan aldığımız lokum, son tüketim tarihine 7 ay olmasına rağmen, paketi açtığımız andan itibaren lokum formatından çıkmış, tadı bozulmuş ve bayat bir haldeydi.
@HelvaKoska#reklam
Bugün, başta Ekrem Başkanımız olmak üzere haksız biçimde yargılanan tüm belediye başkanlarımıza destek olmak için Silivri’deydik.
Başkanlarımızın her biri, kendilerine yöneltilen tüm haksızlıklara rağmen dimdik ayakta, kararlı ve umutluydu.
Duruşma salonunda yapılan savunmaları dinledikçe, yalnızca başkanlarımıza değil, bu ülkenin masum insanlarına da ne denli büyük bir haksızlık yapıldığını bir kez daha derinden hissettim. Çünkü dava dosyasındaki iddiaların, kendi içinde dahi tutarlılık taşımayan, dayanaksız ve temelsiz iddialar olduğu açıkça görülüyordu.
Genç bir Hukukçu olarak, hukukun siyasi hesaplara değil adalete hizmet etmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyorum. Bizler, adaletin, demokrasinin ve halk iradesinin yanında olmaya devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanı Adayımız ve İBB Başkanımız Sn. Ekrem İmamoğlu’nun ve diğer başkanlarımızın haksız yere yargılandığı İBB davasının duruşmasına katılım sağlamak ve başkanlarımıza destek olmak için Silivri’deyiz.
Bugün, milletimizin kaderini değiştiren Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı, sevgi ve sonsuz minnetle anıyoruz.
10 Kasım, yalnızca bir yas günü değil; Cumhuriyetimizin değerlerini hatırlama, koruma ve geleceğe taşıma günüdür.
Saat 9’u 5 geçe duran her kalp, aslında O’na duyulan minnetin, özlemin ve sadakatin sembolüdür.
Atatürk, özgürlüğün, bilimin, aklın ve aydınlığın simgesidir.
Bizler de, O’nun gösterdiği yolda yürüyerek Cumhuriyeti ilelebet yaşatmaya kararlıyız.
Rahat uyu Atam…
Fikirlerin ve mirasın, bu topraklarda sonsuza dek yaşayacak.
#atatürk #10kasım
@sselins35 Ben arsa payı yüksek olan ve kira çarpanı iyi olan, örneğin 25.000 TL kira getirebilecek bir ev almanızı öneririm. Bu süreçte de paranızı günlük faize koyabilirsiniz
Ankara’da 11 yaşındaki Yiğit Cem Altınok’un akranları, iddiaya göre Altınok’a ait bisikletin frenlerini koparıp, “Bu yokuştan inersen seni de mahalle maçına alacağız” dedi.
Altınok yokuştan inmeye başladı ve frenlerin tutmadığını görünce ayaklarıyla durmaya çalıştı ve bağırdı, ancak istinaf duvarına çarparak can verdi.
Frenleri kopardığı öne sürülen şahıslar, hiçbir şey yapmadan Altınok’un ölümünü izledi. #YiğitCemİçinAdalet
Kıymetli Yurttaşlarımız;
Bugün sizlere yalnızca bir siyasetçi olarak değil, bu ülkenin geleceğinden kaygı duyan bir genç kardeşiniz olarak sesleniyorum.
Korkunun değil cesaretin, umutsuzluğun değil inancın zamanı…