Dolandırıcılığın türlü kılıklara girdiği bir ortamda insanlara "akıllı olsaydınız" diyebilmek için kamu otoritesinin her türlü önleyici önlemi almış olması gerekir. Hukuk sadece kurallardan ibaret değildir. Önemli olan o kuralları doğru uygulayabilmektir.
https://t.co/K8RIEQpBRl
Anlatamıyorsun arkadaş…
Evet, bu fonların aldığı hisseler yükselmiş miydi? Evet.
Aşırı değerlenmiş olabilir miydi? Evet.
Ama zaten ben gidip o hisseyi doğrudan almıyorum. TEFAS üzerinden fon alıyorum.
Neden?
“SPK denetliyor, varlıklar Takasbank nezdinde saklanıyor, fonu işin uzmanı aktif yönetiyor” diye düşünüyorum. Fon 1 yıldır getiri üretmeye devam ediyorsa da “Ortada ciddi bir usulsüzlük varsa devlet buna göz yummaz” diyorsun.
Risk seviyesi 7 mi? Tamam.
Fon kötü yönetilir, portföyündeki hisseler düşer, piyasa çöker; %20-%30 zarar ederim. Buna eyvallah. Benim anladığım yatırım riski buydu. Zararımı görürüm, satış emrimi veririm ve çıkarım.
Ama fon alım-satıma kapatılırsa, satış süreci işlemezse veya yatırımcı parasına ne zaman ve hangi şartlarda ulaşacağını bilemez hale gelirse, bunun adı benim gözümde sadece “risk seviyesi 7” değildir.
O zaman insan ister istemez soruyor:
Hisseyle bunun farkı ne?
Bana çıkıp “Diğer yatırım araçlarına yönelseydin” demeyin abi. TEFAS'tan fon alıyoruz. Herkes aynı riski almak zorunda değil; dalgalanmayı kaldıramayan vadeli mevduata gider, para piyasası fonuna gider. Riskli fon alan da yüksek dalgalanmayı kabul eder.
Ama risk; fonun kapatılması, satılamaması, içeride neler olduğunu yatırımcının aylarca öğrenememesi anlamına gelmemeli.
Eğer TEFAS'taki fonlara da güvenemeyeceksek, yatırımcı neye güvenecek?
Bankaya yüksek faiz için para yatırdığını düşün. Banka lisanslı, denetleniyor. Sonra banka batıyor ve sana “Yüksek faizin peşinden koştun, paran gitti” deniyor. Böyle bir mantık olabilir mi?
Benim itirazım tam olarak buna.
Bu fonları herkes kafasına göre kuramıyor. İzinleri var, denetimleri var, mevzuatları var. Ben amatör bilgimle defalarca bu fonlardaki bazı pozisyonların risklerini yazdıysam, doğal olarak şu soruyu sorarım:
Eğer sorunlar bu kadar ciddi ve bu kadar uzun süredir görünür durumdaysa neden daha önce müdahale edilmedi? Neden yatırımcıya zamanında çıkış imkânı sağlayacak önlemler alınmadı?
“Piyasa çökmesin, sistem zarar görmesin” deniyorsa bunun bedeli yüz binlerce yatırımcının üzerine bırakılmamalı.
Bir de adına “kol kesmek” deniyor…
O kol senin kolun değilse kesmesi kolay.
Önce kendi kolunu kes, acısı nasılmış bir bak; sonra yatırımcıya “risk aldın” dersin.
Lanet olsun yarattığınız düzene,
Lanet olsun ötekileştirme çabanıza, Lanet olsun çirkin üsluplarınıza,
Lanet olsun akıttığınız kanlara,
Lanet olsun yobazlığınıza, bağnazlığınıza, partizanlığınıza, cehaletinize, ilkelliğinize.
Yeter artık bıktık sizden. Bıktık.
Depremden 2 ay sonra Malatya Emeksiz Caddesi’nde 30 yaşında gencecik bir insanın cesedi çıktı. Tam 2 ay sonra!
Utanç verici bir trajedi.
Seccadeyi konuştuğunuz kadar kaderine terkedilen yalnız insanları, su basan çadırları, okulu kapanan gençleri, su bulamayanları konuşmadınız.
İllerinde, bu milletin 10 binlerce evladı can veren yöneticiler görevlerinden "millet vekili" olmak için istifa ediyor. Ya beyler siz nasıl insanlarsınız? Nasıl bir vicdanınız var? Bu nasıl bir hayat! Allahım sen bizim akli ve ruhi dengemizi koru...
📌 Depremzede vatandaş, TRT'nin canlı yayınına aniden dalıp, "50 saat boyunca burayı yapayalnız bıraktıkları için memnunlar mı? Sorar mısınız? Sorun onlara, söyleyin" deyince yayın kesildi.
Kızını kaybetmiş ama üşümesin diye elini bırakmayan bir Baba.
Ben galiba burada kaldım. 40 yaşındayım. Yaşadığım sürece bu fotoğrafı, bu abimin yüzündeki o ifadeyi ve buna sebep olanları asla unutmayacağım.