Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için âdeta sessiz çoğunluğun sesi olan BM Genel Sekreteri, değerli dostum Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük mutluluk duydum.
Sayın Guterres’in Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğu ilkeli ve özverili çabalarının, bu müstesna ödülümüzün ruhu, manası ve hedefleriyle fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum.
Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nün Birleşmiş Milletler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
“Perdelerini gördükçe insanın içi sevinç doluyor."
Kimi projeyi çizdi, kimi temeli kazdı…
Gecesini gündüzüne katıp, bir yuvayla bin umudu büyüten 2️⃣0️⃣0️⃣ bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimizle, Asrın İnşası’nın emekçileriyle gurur duyuyoruz.✨
#TürkiyeminGücüneBak@Toki_Kurumsal@ekgyoas@kdbgovtr
Bugün 1 milyon 215 bin metrekarelik alana yayılan Atatürk Havalimanı Millet Bahçemizin açılışını yaptık. İstanbul’umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olsun.
Millet bahçelerimiz, eser siyasetimizin en güzel örneklerinden biridir.
Bugüne kadar tam 36 milyon 560 bin metrekare yeşil alana sahip 313 millet bahçemizi 81 ilimizdeki vatandaşlarımızın hizmetine sunduk.
45 milyon 247 bin metrekarelik alanı kapsayan 231 millet bahçemizin yapımı devam ediyor.
Sadece İstanbul’da 34 millet bahçemizi tamamladık, 22 millet bahçemizin de inşası sürüyor.
Ecdadımızın inşa ettiği, ilham aldığı güzel şehirlerimizi aynı şekilde imar etmek için canla başla çalışıyoruz.
Hem İstanbul’u hem de diğer illerimizi mamur ediyor, eksiklerini gideriyor, yatırımlarımızla sorunlarına çözüm buluyoruz.
Özellikle İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz.
Bu konuda asla siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Şehirlerimizin kime oy verdiğiyle ilgilenmiyoruz. 86 milyonun her bir ferdini her alanda birinci sınıf hizmetlerle buluşturmanın gayretindeyiz.
Şunu herkes bilsin ki İstanbul, bizim göz bebeğimizdir.
Bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil.
Bu anlayışla tüm imkânlarımızı İstanbul için seferber etmiş durumdayız.
Ana muhalefet meydanlarda içi boş slogan atarken biz İstanbul için, 86 milyonun tamamı için koşturuyoruz.
Güvenli ve konforlu yeni yapılarla, millet bahçelerimizle; kütüphanelerimiz, gençlik merkezlerimiz ve spor tesislerimizle İstanbul’un güzelliğini ortaya çıkarıyoruz.
24’üncü Dönem AK Parti Muğla Milletvekilimiz Ali Boğa ile Sinop Ayancık İlçe Gençlik Kolları Teşkilat Başkanımız Mertcan Öztürk’ün bugün yaşanan iki ayrı elim kazada vefat etmelerinden dolayı büyük bir üzüntü duydum.
Kıymetli dava ve yol arkadaşlarıma Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailelerine, yakınlarına ve tüm AK Parti teşkilatımıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Rabb’im mekânlarını cennet eylesin.
Hürriyetin o kızıl kapısı mutlaka açılacak. Gazzeli kardeşlerimiz öz yurtlarında, şehit kanlarıyla sulanmış o mübarek topraklarda inşallah ebediyen özgürce yaşayacak.
O kutlu gün geldiğinde Allah nasip ederse biz de orada olacağız.
Kardeşlik görevimizi yerine getirmenin gönül huzuruyla orada olacağız.
Zor zamanda hakkı haykırmanın gururuyla orada olacağız.
Zalimler karşısında dik durmanın şerefiyle orada olacağız.
Mazlumlara sahip çıkmanın izzetiyle orada olacağız.
Gazzeli kardeşlerimizle birbirimize muhabbetle sarılacak, kucaklaşacak, inşallah hep beraber omuz omuza şükür namazı kılacağız.
Suriye’de olduğu gibi Gazze’de de zulmün sona erdiğini inşallah göreceğiz, o güzel günlere mutlaka vasıl olacağız.
Her şey geçecek, bu zulüm bitecek, bu kan duracak, bu enkaz kaldırılacak; inşallah geriye yine tüm cesametiyle Filistin kalacak.
Biz AK Parti olarak CHP ile 2002 Kasım ayından beri geneliyle, yereliyle, halk oylamasıyla tam 18 defa sandıkta kozlarımızı paylaştık.
Bilaistisna bu seçimlerin tamamında, kendi arkadaşlarının ifadesiyle AK Parti ve Cumhur İttifakı CHP’yi “yendi de yendi, yendi de yendi”.
Hatta geçen cumhurbaşkanlığı seçiminde “6’lı masa” diyerek güya tüm muhalefeti bir araya getirdiler, yine yenildiler.
Sadece “%60’la kesin geliyor” dedikleri Bay Kemal’i değil, yanında yöresinde kim varsa hepsini birden sandığa gömdük.
Daha seçim kazanmadan “emredersiniz sayın cumhurbaşkanım” diyerek Bay Kemal’e şirinlik yapan sağlı sollu kapı kullarını da hezimete uğrattık.
Milletten sandıkta öyle bir şamar yediler ki bir daha kendilerini toparlayamadılar. Güya anketlere göre tarih yazacaklardı ama tarih oldular.
“Türkiye’nin umudu” diyerek pazarladıkları Bay Kemal’e bugün layık gördükleri muameleyi hepimiz ibretle takip ediyoruz.
Son tartışmalar ışığında daha iyi anlıyoruz ki Cumhur İttifakı olarak ülkemize her biri altın kıymetinde 5 yıl kazandırmakla kalmamış, aynı zamanda milletimizin istikbalini de kurtarmışız.
Bu ülkede, CHP’nin demokrasiye sapladığı hançerler dışında, sandık daima milletin ve siyasetçinin baş tacı olmuştur.
Anayasa ve Seçim Kanunu değişmediğine göre cumhurbaşkanı ve milletvekilliği seçimi 2028 yılında, mahallî idareler seçimi 2029 yılında yapılacak.
Takvimde parmağını rastgele bir pazar gününe bastırıp “şu tarihte seçim yapılsın” demek CHP’nin hayali olabilir ama siyasetin ve milletin böyle bir gündemi yok.
Millet en son seçimde bize %52,18 ile ülkeyi 5 yıl yönetme görevi verdi. Allah’ın izniyle bu süreyi sonuna kadar kullanacağız.
Dolayısıyla CHP Genel Başkanı’nın şu anda hangi sandıktan, hangi seçimden bahsettiğini bilmiyoruz.
Bunlar sandığı kendi iç mücadelelerinde sergiledikleri tiyatronun bir aksesuarı sanıyorlar.
Hâlbuki sandık, namustur.
Cumhuriyet de bir kurallar ve kurumlar rejimidir.
Şayet Cumhuriyeti ve demokrasiyi hukuk önünde hesap veren hırsızları milletvekili yapıp yargıdan kaçırma projesine dönüştürmek istiyorlarsa hiç kusura bakmasınlar, millet buna asla müsaade etmez.
Cezaevlerinden Meclise tünel kazma işi, siyasetin işi değildir.
“Terörsüz Türkiye” hedefimize engelleri aşarak, ön yargıları kırarak, fitne ve nifak tuzaklarını bozarak emin adımlarla yürüyoruz.
Cumhur İttifakı olarak iç cephemizi tahkim için büyük bir samimiyetle hayata geçirdiğimiz “Terörsüz Türkiye” sürecinde kritik bir eşiği daha aştık.
Terör örgütü, kendini feshetme ve silahları teslim etme kararı aldığını açıkladı.
Alınan kararı ülkemizin güvenliğinin, bölgemizin huzurunun, milletimizin ebedî kardeşliğinin perçinlenmesi adına önemli buluyoruz.
Bu açıklamayı, Kuzey Irak’la birlikte Suriye ve Avrupa başta olmak üzere örgütün tüm uzantılarını da kapsayan bir karar olarak değerlendiriyoruz.
Terörün ve şiddetin tamamen devreden çıkmasıyla birlikte başta siyasetin demokratik kapasitesinin güçlendirilmesi olmak üzere her alanda yeni bir dönemin kapıları açılacaktır.
Emperyalistlerin asırlık planları ölümcül bir darbe yiyecek, kardeşliğimize saplanan kanlı hançer inşallah ebediyen sökülüp atılacaktır.
Kandan ve gözyaşından beslenenler kaybederken kazanan milletimiz ve memleketimiz olacak, hatta bölgemizdeki tüm kardeşlerimiz olacaktır.
İstihbarat Teşkilatımız ve diğer birimlerimiz, herhangi bir yol kazasının yaşanmaması ve verilen sözlerin tutulması için bundan sonraki süreci de çok büyük bir hassasiyetle takip edecektir.
Biz de devlet aklı ve ciddiyetiyle gereken takibi anbean yapacağız.
İlgili kurumlarımızın çalışmaları, siyaset kurumunun müspet katkısı, aziz milletimizin de hayır duasıyla inşallah bu meseleyi artık tamamen geride bırakmayı ümit ediyoruz.