@cakir_rusen Biri beni düzeltsin, yanlış anlamış olabilirim; tedbiren verilen karar davanın devam ettiğini gösteriyor. Bu durumda kanıtlanmış herhangi bir hukuksuzluk yok henüz, ki sonuç Özgür Özel lehine de çıkabilir. Doğru mu?
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Sevgili dostlar;
Gülmeyi unutturmaya çalışıyorlar bir süredir ama o "devrimci eylemden" vazgeçmeyin lütfen.
"Düşmana inat, bir gün fazla yaşamak" isteği olsun sizi kamçılayan...
Bayramınız kutlu, haneniz mutlu, ağzınız tatlı olsun.
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Sevgili dostlar, paçavra ve paçavracıların iddiaları konusunda aklınızda en ufak bir şüphe kırıntısı bile kalmaması için 16.15'de kısa bir yayın yapacağım.
Görüşmek üzere.
Gazeteci Alican Uludağ için soruşturma izni birkaç saatte verildi. Arkadaşımız, 22 saat içinde tutuklandı. Ama iddianame için gereken kovuşturma izni günlerdir Adalet Bakanlığı'nda bekliyor.
Uludağ, Silivri’den gönderdiği mesajda “Beni içeri atmak için acele edenler, mahkeme önüne çıkmam için adaleti kaplumbağa hızında dahi yürütmüyorlar. Eğer derdiniz adalet değil intikam, boyun eğdirme, susturmaysa bunu açıkça söyleme cesaretini ve erdemini gösterin” demişti.
Adalet Bakanlığı’na sesleniyoruz: Kararınızı hemen verin ve soruşturma dosyasına gönderin.
"Unutmayın ki gazeteciler susmaz, boyun eğmez.”
#GazetecilikSuçDeğildir
mahkeme heyeti duruşmanın nasıl ilerleyeceğini anlatıyor:
ilk celse tutuklu sanıklar savunma yapacak, ilk duruşmayı 1.5 ayda bitirmeyi planlıyor heyet. haftada 4 gün ara vermeksizin yargılama devam edecek.
ikinci celsede tutuksuz sanıklara geçilecek. duruşmaların tamamına katılmaları zorunlu değil.
herhangi bir şekilde görüntü, ses kaydı alınmasına özellikle izin verilmeyecek. medya, sosyal medyaya düşerse izleyicisiz yapılması planlanıyor.