ZABITA HAFTASI KUTLU OLSUN👇
Ülkemiz nüfusunun yüzde 93,4’nün yaşadığı kentlerin, insana yakışır birer toplumsal mekânlar olması için gece gündüz demeden özveriye çalışan zabıta emekçilerinin haftası kutlu olsun.
Birçok kentte törenlerle kutlanan bu haftada zabıtalar bir kez daha seslerini duyurmaya çalışıyor. Sendikamız da zabıta emekçilerinin sorunlarını, işkolundaki öncelikli sorunlar arasında ele alıyor ve her zeminde gündem yapıyor. Ancak maalesef sorunlara henüz çözüm bulunabilmiş değil.
Kendilerine verilen görevleri yerine getirmek amacıyla kimi zaman esnafla kimi zaman da kent sakinleriyle karşı karşıya kalmak zorunda kalan; diğer kamu çalışanlarından farklı olarak birçok zorluğa göğüs gererek, geceli gündüzlü, uzun süreli çalışmak zorunda kalan, zabıta emekçileri hem hak ettiklerinin çok altında maaş almakta hem de yaptıkları işe uygun yeterli mesleki saygınlıkları bulunmamaktadır.
Zabıtaların yaşadıkları sorunlar hem belediye yönetimleri, hem de merkezi hükümetler tarafından görmezlikten gelinerek yıllardan beri birikerek adeta kangrenleşmiştir. Söz konusu bu sorunların bir kısmı yasa ve yönetmeliklerden kaynaklanırken, bir bölümü de her yerelin kendi özgül koşullarından ve belediyelerin özel uygulamalarından kaynaklanmaktadır.
Çalıştıkları kentte imardan çevre sağlığına, sağlıktan kentin estetiğine, ekonomik yapıdan kolluk gücüne varana kadar atmışın üzerinde kanun ve yönetmelikle üzerine birçok görev yüklenen zabıta emekçileri, bu görevleri sırasında saldırıya uğramakta, yaralanmakta, kimi zamanda yaşamlarını yitirmektedirler. Tüm bu işler yetmiyormuş gibi asli görevlerinin arasında yer almayan birçok işi yapmaları istenmektedir.
Üyesi olduğu sendikadan, siyasi görüşünden veya inançlarından dolayı kimi zaman belediye yönetimlerinin hışmına uğrayarak bütün bir gün ayakta bekletilmekte, mesaileri verilmemekte, çoğu resmi ve dini bayram tatillerinde tatil yapamamakla beraber izinleri dahi kullandırılmamaktadır.
Ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel farklılıkların birlikte yaşadığı kentlerde insan yakışır çağdaş ve barışçıl bir toplumsallığın sürmesinin asgari şartlarının korunup geliştirilmesi için çoğu zaman mesai mefhumu dahi olmadan çalışan Zabıta emekçileri en başta görevlerine uygun mesleki bir saygınlık hak etmektedir.
Sendikamızın temel taleplerinden birisi halen 12 hizmet sınıfı olarak yapılan 657’deki sınıflandırmaya 13 üncü hizmet sınıfı olarak “Zabıta Hizmetleri Sınıfı” oluşturulmasıdır.
Bunun yanında fazla mesai sorunu zabıta arkadaşlarımızın yaşadığı önemli sorunlardan biridir. Yaptıkları işin gereği olarak sağlık ve hayat riski taşımaları onlara ek bir ödeme yapmayı gerekli kılmaktadır. Ağır yıpranmaya neden olan işler arasında sayılması gereken zabıtaların da fiili hizmet zammından yararlanmaları gerekiyor.
Biliyoruz ki zabıta emekçilerinin sorunları çözümsüz değildir, sorunların çözümüne yönelik burada sadece birkaçını belirttiğimiz taleplerimizin gerçekleştirilmesi için örgütlü mücadelemiz devam edecektir.
MERKEZ YÜRÜTME KURULU
Ülkenin dört bir yanında süren orman yangınları, doğayı, yaşam alanlarımızı ve geleceğimizi tehdit ediyor. Her yangınla birlikte sadece ağaçlar değil, içinde barındırdığı tüm canlı yaşamı da yok oluyor.
İktidarın kamusal hizmetleri birer birer özelleştirmesi, gerekli yatırımları yapmaması, yeterli yangın söndürme helikopteri ve ekipmanı sağlamaması, doğal afetleri katliama dönüştürmektedir.
Doğa kâr aracı değil, yaşam kaynağımızdır!
Kamu hizmetleri tasfiye edilirken, ormanlarımızın da sermayeye peşkeş çekilmesine seyirci kalmayacağız.
Yaşamı, doğayı, geleceğimizi savunmak için tüm emek ve demokrasi güçlerini birlikte ses çıkarmaya çağırıyoruz.
#yangin
19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi merkezli başlayıp hemen her hafta yeni bir dalgasına şahit olduğumuz yargı talimatlı siyasi operasyonların son dalgası kapsamında Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun da aralarında bulunduğu 22 isimin tutuklanması onların şahsında AKP iktidarına teslim olmayan tüm muhaliflere, toplumun genelinde gözdağı verme amaçlıdır.
Gaziosmanpaşa Belediyesinde halkın belirlediği demokratik iradenin gasp edilmesini de amaçlayan bu operasyon, toplumun büyük çoğunluğu tarafından da bilindiği üzere hukukla uzak yakın bir alakası olmayıp, tamamen siyasidir.
Bu kadar aleni hukuksuzluklarla toplumun genelini baskı ve zor ile korkutarak kendi faşizan iktidarına esir almayı amaçlayan bu siyasi operasyonlar sadece bir partiye veya muhalif birkaç belediyeye değil demokrasiye, adalete, barış ve özgürlüklerin geneline yöneliktir.
İktidara çağrımız, toplumda hiçbir inandırıcılığı ve karşılığı olmayan bu hukuka aykırı anti demokratik siyasi operasyonlarınıza artık bir son verin; tutukladığınız Belediye Başkanları, başkan yardımcıları, belediye çalışanları dahil herkesi derhal serbest bırakın, Belediyelerde halkın demokratik iradesini gasp eden kayyımların görevlerine son verin.
MERKEZ YÜRÜTME KURULU
Mesai arkadaşlarımız olan DİSK/GENEL-İŞ üyesi İzmir Büyükşehir Belediyesi işçilerinin eşit işe eşit ücret için başlattıkları grevi destekliyoruz.
Toplu sözleşme ve grev, birileri tarafından bahşedilmiş haklar değil; emekçilerin bedeller pahasına sürdürdükleri mücadele ile kazandıkları ve bugün tüm dünyada en temel insan hakkı sayılan örgütlenme hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.
DİSK/Genel-İŞ üyesi işçilerin, kendileriyle birlikte halkın genelini sefalet koşullarına mahkûm eden politikalara itiraz edip, hakları için mücadele etmelerini “grev yapıyorlar” diye suçlamak, aldıkları temel ücretleri farklı yöntemlerle yüksek gibi göstererek işçiler ile İzmir halkını karşı karşıya getirmek hak ve hukukla ilgili hiçbir değere sığmayacağı gibi emek mücadelesinin kazanımlarını geriye götürmeye yönelik anti demokratik bir yaklaşımdır.
AKP iktidarının, 2024 yerel seçimlerinde yaşadığı büyük hezimetin intikamını almak için belediyeleri mali ve idari olarak ablukaya alma saldırılarını gerekçe göstererek emekçilerin hak ettikleri ücretlere “kaynak yok” diyen belediye yönetimlerine sözümüz, iktidarın bu anti demokratik saldırılarının faturası biz emekçilere kesilemez; halkın demokratik iradesi olan belediyelerin de belediyelerin asli unsuru olan emekçilerin haklarını da hep birlikte savunacağız.
“Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganın gerçek karşılığı kent sakinleriyle emekçileri karşı karşıya getirme değil insanca bir ücret aydınlık bir gelecek için birlikte mücadele etmektir.
Biz yerel yönetimlerde çalışan kamu emekçileri olarak, alın terlerinin karşılığını almak için grev yapan mesai arkadaşlarımızın bu haklı mücadelelerinde her daim yanlarında olmayı sınıf kardeşliğimizin temel ilkesi olarak gördüğümüzü bir kez daha belirtiyor; Belediye yönetimini sürecin daha fazla gerginleşmesinin önüne geçen yapıcı bir yaklaşım göstererek, taleplerini müzakere etmek üzere kendilerini yeniden toplu sözleşme masasına çağıran Genel-İş Sendikasına kulak vermeye çağırıyoruz.
Merkez Yürütme Kurulu
@nihatsirdar@kafaradyo Fenerbahçe Trabzon spor maçı ilk yarı 1 sıfır gerideyken maçın 4-1 biteceğini tahmin etmiştim ve küçükte olsa bahis yapıp para kazanmıştım 🤪
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu tarafından hukuksuz bir kararla iptal edilmesi kabul edilemez.
Bu karar hukuk devletini ve halk iradesini hiçe sayan keyfi ve hukuksuz bir karardır ! Anayasa’nın 2. maddesi hukuk devleti ilkesini, 138. maddesi ise yargının bağımsızlığını güvence altına alır. Danıştay ve YÖK kararları gereği, kazanılmış hak niteliğindeki diplomalar iptal edilemez!
Bu karar, yalnızca İmamoğlu’na değil, iktidarla aynı düşünmeyen tüm kesimlere verilmiş bir gözdağıdır.
Siyasi olduğunu bildiğimiz, adil seçim ilkesine ve halkın iradesine açık bir darbe niteliğindeki bu siyasi ve hukuksuz karar derhal geri alınmalıdır.
Siyasal iktidarın, yargıyı ve kamu kurumlarını araçsallaştırarak demokratik süreçleri zedeleyen müdahalelerine boyun eğmeyeceğiz!
Halkın iradesine, emeğin onuruna sahip çıkmaya devam edeceğiz!
Tüm mücadele dostlarımızı bu karanlık iktidarı genel bir direniş hattıyla engellemeye çağırıyoruz.
#Diploma #ekremimamoğlu
@ekrem_imamoglu