Az önce bir uyuşturucu baronunun idamına üzüldüm.
Yaşant��mızıdaki olayları da film izler gibi her detayını bilerek izleme arzusu…
Yapay zeka olaya ne zaman el atar acaba 😏
Yaş 8. Sahneleri ezbere biliyor.
+Sen bunlardan korkmuyor musun?
- Hayır bunlar gerçek değil ketçap bunlar
+ Ama bunları izlemek çok yanlış, annen biliyor mu
- Hayır gizlice izliyorum
+ Ben izleyemem rüyalarıma girer korkarım senin rüyalarına girmiyor mu
-Giriyor ama ben korkmam
“Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Hep ben yorulmak istemiyorumdur. Yeniden inanmaya ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur..”
aradan bin beş yüz yıl geçmiş, Peygamber Efendimize ait tek bir görüntü, fotoğraf yok. yasağa riayet edilmesi acayip etkiliyor beni. kur’an’ın korunması gibi bir mucize.
“Ruhlar tıpkı gruplara ayrılan ordular gibidirler. Ruhlar aleminde birbirleriyle tanışanlar dünyada da bir birbirleriyle tanışırlar. Tanışmayanlar ise anlaşamaz ve birbirlerini sevemezler.”
Hayata o kadar samimi yaklaşıyorum ki, herkesin öyle olduğunu sanıyorum. Oysa gerçekleri bir nebze öğrenip, sessizce durup baktığımda gerçektende herkesin rol yaptığını düşünüyorum…
İşte bundan dolayı akademide üretilen bilginin okur/yazar kitle üzerinde bir etkisi olmamaktadır. Hatta üniversitede üretilen bilginin sistematik bir düşünceye dönmemesinin ve ilgilisine bile ulaşmamasının sebebi bu görülebilmektedir.
“…..bağlamında ….. meselesine ….. perpektifinden bakan….değerlendirmeleri üzerine mülahazalar” başlıklı makalelerin zaman zaiyatı olduğu görülmüştür.
Başlığında “bağlamında” geçmeyen akademik makale neredeyse bulunmamaktadır. Ve artık yeterdir.