Bugün hastanenin kalite birimi serviste denetim yaptı. Sisteme girildi, hemşire notları tek tek incelendi, işaretlenmesi gereken kutucuklar didik didik kontrol edildi; eksik arandı. Çünkü bunların hastanenin “kalite göstergeleri” olduğu söylendi.
Peki ben de soruyorum:
Bir hemşirenin 3-4 gün üst üste fazla mesaiye kalması, serviste 12 hastaya tek hemşireyle hizmet verilmesi, personelin sürekli “destek” adı altında bir servisten diğerine sürüklenmesi, yetersiz hemşire sayısıyla hizmet vermeye çalışılması hastanenin kalite göstergesi değil mi?
Kalite yalnızca sistemdeki kutucukların eksiksiz işaretlenmesi değildir.
Kalite; o kutucukları işaretleyen hemşirenin, kaç hastaya, hangi koşullarda ve ne kadar güvenli bir şekilde bakım verdiğiyle de ölçülür.
Sistemdeki tikler tam olabilir; peki ya sahadaki kalite?
Zehra Kınık, ölümüne neden olduğu Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan’a, istemediğini iletmesine karşın habersiz şekilde "manevi tazminat" adı altında 500 bin TL gönderdi.
Hasret Doğan, "Defalarca para vermek istediler ancak ve kabul etmediğim halde, manevi tazminat adı altında zorla, kafalarına göre para yatırmışlar. Cezadan kurtulmak için yolladıkları bu parayı kabul etmiyorum. Adalet mücadelem sonuna kadar devam edecek. Toplumun bu davaya sahip çıkmasını istiyorum" dedi. (İsmail Arı, Birgün)
Katledilen kadının, olay günü katilin hastaneye geleceğini öğrendiği ve izin almak için durumu hastane yönetimine bildirdiği ancak hastane yönetiminden şu cevabı aldığı öğrenildi:
"Burası kalabalık bir hastane. Seni burada, ulu orta yerde, bu kadar insanın içerisinde öldürecek hali yok."