Rize’de bisiklet sürücüsünün uyarmasına kızıp, saldıran 2 maganda şahsın:
• Ehliyetine 2 ay süreyle el konuldu,
• Araçları 60 günlüğüne trafikten menedildi.
• D.A ve yanındaki A.A.’ya ayrı ayrı 180’er bin lira ceza uygulandı.
Evimizin yanındaki Tarım Kredi KOOP Market’e girdim.
Yanımda alışveriş yapan bir vatandaşa sordum:
“Burayı ucuz olduğu için mi tercih ediyorsunuz?”
“Ne ucuzu hocam!” dedi.
“Ete peş peşe zam geliyor. Birçok ürün diğer marketlerden farklı değil. Arabam yok, eve yakın olduğu için geliyorum.”
İnsan o anda ister istemez düşünüyor…
Burası sıradan bir market değil.
🌾 Arkasında yüz binlerce çiftçinin bulunduğu Tarım Kredi sistemi var.
🚜 Üreticiden doğrudan ürün alma imkânı var.
🏭 Üretim şirketleri var.
🚛 Lojistik ağı var.
🏪 Binlerce satış noktası var.
Normal şartlarda üreticiyle tüketici arasındaki aracıyı azaltıp vatandaşa daha ucuz ürün ulaştırması gerekmez mi?
Ama rakamlar başka bir şey söylüyor.
2026'nın ilk 6 ayında:
📌 Ciro: yaklaşık 43 milyar TL
📌 Satış maliyeti: 35 milyar TL'nin üzerinde
📌 Satış-pazarlama-dağıtım giderleri: yaklaşık 8 milyar TL
📌 Finansman gideri: 2,7 milyar TL
📌 Net zarar: 1 milyar 91 milyon TL
Üstelik:
🔻 30 mağaza kapanmış.
🔻 Çalışan sayısı 6 ayda 1.133 kişi, bir yılda 1.808 kişi azalmış.
Daha düşündürücü olanı şu:
2025 yılında da şirket 4,7 milyar TL zarar etmişti.
Şirket yönetimi bunun nedenini hızlı büyüme, yatırımlar ve borçlanmanın finansman maliyeti olarak açıklıyor.
İşte mesele de tam burada.
Bir kamu-kooperatif yapısının görevi ne olmalı?
Vatandaşa uygun fiyat sağlamak mı, yoksa borçlanarak hızla büyüyüp sonra milyarlarca lira finansman maliyeti ödemek mi?
Devletin ve çiftçinin imkânlarıyla kurulan sistemde vatandaş pahalı ürün alıyor, çalışan işini kaybediyor, şirket de zarar ediyorsa şu soruyu sormak hakkımızdır:
Kazanan kim?
Tarım Kredi'nin avantajı aslında çok büyük.
Üreticiden doğrudan al.
Aracıyı azalt.
Lojistiği ortaklaştır.
Temel gıdada kâr marjını sınırla.
Çiftçiye hakkını ver.
Vatandaşa gerçekten ucuz ürün sat.
Ama bunun için önce plansız şubeleşmenin, pahalı finansmanın ve yönetim giderlerinin hesabı çıkarılmalıdır.
Çünkü kamu kaynağı iki defa kaybedilemez:
Önce vatandaş rafta pahalı ürün alırken,
sonra oluşan zararın bedelini yine vatandaş öderken…
Tarım Kredi ticari bir vitrin değil, çiftçinin ve milletin kurumu olmalıdır.
🌾 Üretici kazanmalı.
🛒 Tüketici ucuza almalı.
💰 Kamu kaynağı korunmalı.
Bunların üçü birden olmuyorsa, artık mesele fiyat değil; yönetim meselesidir.
Rize’de bisikletli vatandaşa saldırı anına ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde araç sürücüsünün, bisikletli vatandaşı öldürmekle tehdit ettiği görüldü.
-“Polis molis dinlemem, vallahi öldürürüm seni”
Yaşanan olay sonrası sürücüye ve darbeden iki kişiye toplam 360 bin TL ceza kesilmişti.
Sürücünün ehliyetine 2 ay süreyle el konulurken, araç da aynı süreyle trafikten men edildi.
Rize’de bir bisiklet sürücüsü, trafikte hata yapan sürücüyü uyardığı için ağır şekilde saldırıya uğradı.
Arabadan inen 2 magandanın haline bakın. Bunlar normal değiller. Umarım tüm çevresi bu videoyu görür, dışlanırlar ve en ağır cezayı alırlar.
Tarım Kredi KOOP Market, bu yılın ilk 6 ayında 1 milyar 91 milyon lira zarar etmiş.
Bu zarar, geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 2 milyar liraymış.
30 şubesini de kapatmış.
İşin özü şu:
Devlet domates, salatalık satmaz.
İHA, SİHA üretip satsın.
Önce zihniyet değişecek.
Devletin fonksiyonu yeniden tanımlanacak, özel girişimin önü açılacak, denetim ve rekabet şartları oluşturulacak.
Açık konuşalım: Türkiye’de Ev alamıyorum diye sızlanan kitlenin büyük kısmı aslında finansal cehaletinin bedelini ödüyor.
• Her hafta dışarıda yenen binlerce liralık yemekler
• Taksiti bitmeden yenilenen son model telefonlar
• Yılda 2 defa kredi kartıyla çıkılan tatiller
Sonra da Müteahhitler çok pahalı satıyor diye ağlıyorsunuz. Birikim yapmayı disiplin değil eziyet sanan bir nesil, ömrü boyunca başkasının evinde kiracı kalmaya mahkumdur.
Sizce kiralar gerçekten pahalı mı, yoksa yeni neslin harcama disiplini mi yok?
#konut
Leyla Alaton’un çok hoşuma giden bir sözü var:
“40 senedir evimde aynı koltukları kullanıyorum. Marka çantalara, lüks tüketime o kadar büyük paralar vermeyi abes buluyorum. 1 saatlik uçuşta business uçunca size ne veriyorlar, fazladan bir kahve mi? Statü insanın içinde olur; beyninde, görgüsünde ve bilgisinde.”
Bence gerçek zenginlik de tam olarak burada başlıyor.
Belirli bir servet seviyesinden sonra para, hayatınıza kattığı faydadan çok gösterişe harcanmaya başlıyor. 2 milyonluk araç da sizi aynı yere götürüyor, 20 milyonluk araç da. Kişi başı 1.000 TL’lik restoranda da midenizin kapasitesi belli, 10.000 TL’lik restoranda da. 20.000 TL’lik salonda da spor yapıyorsunuz, 100.000 TL’lik salonda da.
Üzerinde marka yazan bir tişörte, Saate, çantaya benzer kalitedeki ürünün 10-20 katını ödemek bana çok saçma geliyor. Fosil marka saatte aynı zamanı gösteriyor Roleks marka saatte.
Bence zenginlik algısı artık yavaş yavaş değişiyor.
Gerçek zenginlik; fit bir vücut, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, kaliteli zaman, sevdiğin insanlarla vakit geçirebilmek ve mesai kavramına bağlı kalmadan, stres altında olmadan çalışabilme özgürlüğüdür.
Zenginlik, sahip olduğun şeylerin çokluğu değil; ihtiyaç duyduğun şeylerin azlığıdır.
Ev alabileceği paranın yarısı kadar fiyata araba alan adam kasıla kasıla biniyor. Çakası var, havası var. Ev sahibi olmanın dışarıya karşı pek bir havası yok.
Kiralar çok ucuz olsun, evler çok ucuz olsun güzel. Ama havası atılan herşey de çok pahalı arkadaş. Onlardan kıs biraz.
Bıçakla saldırı neden cinayete teşebbüs olmuyor... Bu saldırıyı bir savcı veya hakime yapmış olsaydı içerden çıkabilir miydi?
Bir de toplum cinnet halinde... Asıl bu cinnet durumu ekonomik ve sosyal açıdan irdelenmelidir.
Esenyurt’ta trafikte çıkan tartışmada bir şahıs, aracından inerek diğer araçta bulunan kişilerle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine şahıs, elindeki bıçakla aracın lastiklerini patlattı.
Fenerbahçe Arabistan takımları gibi oldu... Tanınan, çok para alan, tecrübeli ve yaşlı futbolcular epey fazla... İyi yanları da var, kötü yanları da var... Kısa zamanda, başarı odaklı takım kurmak istiyorsanız başka çareniz yok zaten...
Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından, Belediye Başkan Vekili seçimi ile ilgili olarak partimizden ayrılan meclis üyeleri ile görüşme ve uzlaşma taleplerimiz bir haftayı aşkın süredir devam etmekteydi.
Ancak sayısal çoğunluklarına güvenen Yeni Partili yöneticiler ve meclis üyeleri uzlaşı taleplerimizi reddetmiş, bugün yapılan seçimde kendi adaylarını çıkarmayı tercih etmişlerdir.
Tüm bunlara rağmen Menderes Belediyesi AKP’ye geçmesin diye Yeni Parti’nin adayını destekleme konusunda Genel Merkezimiz olarak meclis üyelerimize talimat verdik. Talimatımızı yerine getirmeyen belediye meclis üyelerimizle ilgili parti disiplin süreci değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak Menderes’te yaşanan başkan vekili seçiminde AKP adayının kazanmasının nedeni; CHP’li bir belediyenin CHP’de kalmasını kabul etmeyen, CHP’yi bölen, sayısal çoğunluklarına güvenip süreci kötü yöneten Yeni Partili yöneticilerdir.
Yangın riski bahane edilerek elektrik kesintisine gidiliyor gibi... Yoksa yangın çıkar diye elektrik vermemek mantıklı değil... İnsanların elektrikle ilgili birçok işi var. Hergün elektriklerini kesmek mantıklı değil. @ADMEDAS
Resmi enflasyon oranındaki artış iki taraf için de adil. İşçilerin, memurların, emeklilerin maaşlarına da yıllık o kadar artış geliyor. Kiranın gelire oranı değişmiyor. Adil olan bu... Çok daha ucuz ev bulan kiracının hemen çıkma şansı var ama ev sahibinin çıkarma şansı yok.
Kirası 40 bin lira olan birinin Ağustos kira artış rakamlarına göre (%31.9) yeni kirası 52760 TL olacak. Bu artışı yapmasa evden çıkmak zorunda kalacak. 40 bin liraya yan binada daire var ama taşınma masrafları dehşet, aynı mahallede binadan binaya taşınayım desen 30-40 bin den aşağı nakliye taşıma ücreti bulamazsın. Bir depozito bir emlakçı derken ve yeni eve yerleşmedeki ekstra masraflar ile iş çığrından çıkıyor. Her şeyden daha zoruda taşınma maliyetinden çok çekilecek sıkıntı. Ev sahibi kiracı orta yolu bulmalı diyeceğim ama %25 üst kira artışı yılından kalma ciddi travmalar var ev sahiplerinde. Piyasa 40 lira ise 45 e falan fit olmak lazım yani. Barınma olayı ciddi bir sorun olarak devam ediyor.
Yangın önleyici amaçla hergün elektrik kesilmesi saçma. Yaz boyunca gündüzleri elektriksiz mi yaşayacağız. Yangın esnasında kesilmesini anlarız, sıcaklık çok çok artınca kesilmesini anlarız ama herhangi bir kriter olmadan elektrik kesintisi mantıksız. @ADMEDAS
Esra Erol 'yerli milli' diye mi cezalandırılıyor?
Bundan 6 sene önce 2020’de, yine bir babalık testi yayınından dolayı Esra Erol’un ATV’deki programına ceza istenmişti.
Ama RTÜK tınmasa da tepkiler dinmiyordu, infial uyandırmıştı. ATV’nin, o programı niye kaldırmadığı sorgulanıyordu.
Sabah Grubu ve destekçileri ise programı savunuyor ve yerli, milli oldukları için saldırıya uğradıklarını söylüyordu.
Eleştirenlerin ‘yerli, milli medya böyle mi olur’ diye terslediği bir savunmaydı.
6 yıl sonra bu kez RTÜK, Esra Erol’un benzer bir yayınına 8 milyon lira para cezası kesti.
Tepki ve savunmalar değişmedi, tartışma aynı argümanlarla sürüyor.
Hatırlarsanız o zaman demeye getiriyorlardı ki; Esra Erol’un şovları toplumun ahlâkını bozmuyor, var olan ahlâksızlığı yansıtıyor, o da medya özgürlüğüne girer, asıl suç bunları hedef gösterenlerde...
Sanki PKK ve FETÖ ile ahâksız dış güçler yerli, milli olduğu için ATV’ye saldırmaya bahane arıyordu. Başka açık bulamayınca da ahlâki yozlaşmayı normalleştiren bu yayınları yaptırarak ATV’yi tuzağa düşürmüşlerdi.
Kaderin cilvesi işte, o sırada Ayasofya’daki bir etkinlikte konuşan dönemin Diyanet Reisi Erbaş şöyle buyuracaktı:
“Reyting adına aile, ahlâk ve inanç değerlerini hiçe sayarak çirkinlikleri ekranlara taşımak, gayrimeşru ilişkileri sıradanlaştıran yayınlar yapmak milletimize, nesillerimize karşı işlenen büyük bir suçtur.”
Kimeydi bu sözler? Diyanet Reisi de mi yerli, milli diye ATV’yi cezalandırmaya çalışıyordu?
Zannedersiniz ki RTÜK, iktidarı rahatsız edici hatta sarsıcı yayınlara çok tahammüllü ve hoşgörülü de yerli, milli olduğu için Esra Erol şova katlanamıyor, ağır cezalarla üzerinde baskı kuruyor.
Yerli, milli, ahlâklı, muhafazakâr medya böyle mi olur? Sözü geçecek biri karşısına alsa da anlatsa bu arkadaşlara.
⤵️ https://t.co/KMujaoqCM9
Bir akrabanın üniversite öğrencisi çocuğu için Dortmund'da kiralık ev bakıyoruz. Ortalama kalite küçük bir evin kirası 750-800 Euro. Bir de ilanlarda ev sahibi 3 ay, 5 ay sonrasının evin tam boşalacağı tarihi belirtip ilana koymuş. Demek ki kontrat süresi net ve ev boşalıyor.
Sayın Cumhurbaşkanı yerinde olsam
Bu gece faizleri %25 çekerim.
Kuru serbest bırakırım.
Gittiği kadar gitsin
Sabah kalkarım
Ne kadar gitti%50 mi
Yaparım memur maasına %40 zam
Asgari ücretede %50 veya %60 zam
Faize stopaj koyarım %40
Yabancıya stopaj 0
Faize giden tüm parayı üretim ve şirketlere teşvik olarak dağıtırım.
Düzgün vergisini ödeyen kurumlara ekstra destek sağlarım
Ne olacaksa olur.
Kur korkusuna herşey durdu yüksek faiz mahvetti piyasayı sanayi esnafı vs vs
@RokeTrader34@KartalBorsa_@Golge_Hasan_@TraderHASAN06
Bütün bir yaz boyunca elektrik kesintisi mi yapılacak? Önleyici amaçlıysa öyle demektir. Yangın esnasındaki kesinti değilse, yaz boyunca elektrik kesintisi mi yapılacak? Bir kriter var mı? @ADMEDAS