İRADE BEYANIMDIR
ODTÜ yolu sürecinde yaşananlara ve kamuoyunun haklı tepkilerine karşın hesap vermekten kaçınan, somut bir izahat getirmeyen ABB'nin yürüttüğü süreci derin bir hayal kırıklığıyla takip ettim.
Ayrıca haksız bir ithamda bulunmamak ve erken konuşmamak adına da, bir gün boyunca ABB kanallarından bir açıklama bekledim.
Geldiğimiz noktada; öğrencilerin anayasal protesto hakkını polis zoruyla engelleyen, gençlerin can güvenliğini hiçe sayan, hesap vermekten kaçınan, halkın iradesini hiçe sayan ve geçmiş dönemin dayatmacı ve rantçı politikalarını sürdüren bu tavır; demokratik, şeffaf, hesap verebilir ve kamucu bir yönetim iddiasıyla tamamen çelişmektedir.
Koltuğunu ve siyasi dengeleri koruma kaygısıyla sessizliğe sığınan, halkın ve gençliğin iradesiyle inatlaşan bir anlayışın, eleştirdiği zihniyetten hiçbir farkı kalmamıştır.
Bu doğrultuda; Ankara’da yaşayan bir Yeni Parti üyesi olarak, söz konusu baskıcı ve uzlaşmaz tutumdan dönülmediği, kamuoyuna açık ve samimi bir hesap verilmediği müddetçe:
Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanlığı dahil hiçbir seçimde ve hiçbir koşulda asla desteklemeyeceğimi,
Gerekirse sandıkta tercihimi boş oydan yana kullanacağımı açıkça beyan ediyorum.
Başta Yeni Parti'ye gönül verenler olmak üzere herkesi, gençliğin sesini ve demokratik değerleri hiçe sayan bu yönetim anlayışına karşı ilkeli bir duruş sergilemeye ve tepki koymaya davet ediyorum.
Saygılarımla,
@eczozgurozel Selamlar başkanım, lütfen bu mesele hakkında siz de bir tepki gösterin. Ayrıca samimi olan herkesi konuyla ilgili desteğe davet ediyorum.
İRADE BEYANIMDIR
ODTÜ yolu sürecinde yaşananlara ve kamuoyunun haklı tepkilerine karşın hesap vermekten kaçınan, somut bir izahat getirmeyen ABB'nin yürüttüğü süreci derin bir hayal kırıklığıyla takip ettim.
Ayrıca haksız bir ithamda bulunmamak ve erken konuşmamak adına da, bir gün boyunca ABB kanallarından bir açıklama bekledim.
Geldiğimiz noktada; öğrencilerin anayasal protesto hakkını polis zoruyla engelleyen, gençlerin can güvenliğini hiçe sayan, hesap vermekten kaçınan, halkın iradesini hiçe sayan ve geçmiş dönemin dayatmacı ve rantçı politikalarını sürdüren bu tavır; demokratik, şeffaf, hesap verebilir ve kamucu bir yönetim iddiasıyla tamamen çelişmektedir.
Koltuğunu ve siyasi dengeleri koruma kaygısıyla sessizliğe sığınan, halkın ve gençliğin iradesiyle inatlaşan bir anlayışın, eleştirdiği zihniyetten hiçbir farkı kalmamıştır.
Bu doğrultuda; Ankara’da yaşayan bir Yeni Parti üyesi olarak, söz konusu baskıcı ve uzlaşmaz tutumdan dönülmediği, kamuoyuna açık ve samimi bir hesap verilmediği müddetçe:
Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanlığı dahil hiçbir seçimde ve hiçbir koşulda asla desteklemeyeceğimi,
Gerekirse sandıkta tercihimi boş oydan yana kullanacağımı açıkça beyan ediyorum.
Başta Yeni Parti'ye gönül verenler olmak üzere herkesi, gençliğin sesini ve demokratik değerleri hiçe sayan bu yönetim anlayışına karşı ilkeli bir duruş sergilemeye ve tepki koymaya davet ediyorum.
Saygılarımla,
İRADE BEYANIMDIR
ODTÜ yolu sürecinde yaşananlara ve kamuoyunun haklı tepkilerine karşın hesap vermekten kaçınan, somut bir izahat getirmeyen ABB'nin yürüttüğü süreci derin bir hayal kırıklığıyla takip ettim.
Ayrıca haksız bir ithamda bulunmamak ve erken konuşmamak adına da, bir gün boyunca ABB kanallarından bir açıklama bekledim.
Geldiğimiz noktada; öğrencilerin anayasal protesto hakkını polis zoruyla engelleyen, gençlerin can güvenliğini hiçe sayan, hesap vermekten kaçınan, halkın iradesini hiçe sayan ve geçmiş dönemin dayatmacı ve rantçı politikalarını sürdüren bu tavır; demokratik, şeffaf, hesap verebilir ve kamucu bir yönetim iddiasıyla tamamen çelişmektedir.
Koltuğunu ve siyasi dengeleri koruma kaygısıyla sessizliğe sığınan, halkın ve gençliğin iradesiyle inatlaşan bir anlayışın, eleştirdiği zihniyetten hiçbir farkı kalmamıştır.
Bu doğrultuda; Ankara’da yaşayan bir Yeni Parti üyesi olarak, söz konusu baskıcı ve uzlaşmaz tutumdan dönülmediği, kamuoyuna açık ve samimi bir hesap verilmediği müddetçe:
Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanlığı dahil hiçbir seçimde ve hiçbir koşulda asla desteklemeyeceğimi,
Gerekirse sandıkta tercihimi boş oydan yana kullanacağımı açıkça beyan ediyorum.
Başta Yeni Parti'ye gönül verenler olmak üzere herkesi, gençliğin sesini ve demokratik değerleri hiçe sayan bu yönetim anlayışına karşı ilkeli bir duruş sergilemeye ve tepki koymaya davet ediyorum.
Saygılarımla,
bak sevgili dostum, yoldaşım, kardeşim...
orası belediye arazisi bile değil, odtüye ve hazineye (yani toplum mülküne) ait arazilerden oluşuyor.
ayrıca belediye, meşruiyetini toplum rızasından alır, kararlarda ve yapacağı faaliyetlerde de topluma ve o bölgedeki insanların iradesine göre hareket etmekle yükümlüdür.
aksi takdirde anti demokratik ve dayatmacı bir zihniyetle iş yapmış olur. böyle olursa da ak parti'den ne farkımız kalır?
bir yandan ak parti'nin belediye başkanı, atanmış valisi, kayyum rektörü ortak bir karar vererek, anayasal güvence altındaki orman arazilerini hukuku çiğneyerek talan etme kararıyla bu projeyi başlatmışlardır.
yol güzergahına bakıldığında da, rant merkezlerine hizmet etmek için planlandığı da açıkça görülüyor.
mansur bey, seçim vaatleri arasında, "kentililere sormadan durak bile yapmayacağız, odtü yolunu da yapmayın derseniz yapmayacağız" demişti açıkça.
şimdi bu yol hususunda kentlilere sordu mu? hayır. bölge insanlarına sordu mu? hayır. onların iradesini tanıdı mı? hayır. peki sözünü tutmayan birine ben nasıl güveneyim?
bugün bir de bir sürü polis getirtilmiş oraya, tepkileri dindirmek için. 19 mart sürecinde yolları eylemcilere kapattıranlardan ne farkımız kalıyor???
peki onu da geçtim, niçin eylemcilerin üzerine araçlar ezmeye çalışırcasına sürülüyor, öğrencilerin metrelerce sürüklenmesi durumu? hangi vicdana sığar?
Yıllar önce ODTÜ ormanından geçecek yol için direnmiş bir yurttaş olarak iki önemli tecrübemi paylaşmak isterim.
Gecenin bir vakti yapılan hiçbir "hizmet işi" doğru değildir.
Doğaya zarar verilmez, öğrencilerle karşı karşıya gelinmez.
Üstelik bu yol kalıcı bir çözüm değil.
@denizcan_ylmbs katılıyorum. sessizlik bile çok yanlış ama işte bi ihtimal... gün içinde olmazsa akşam yetkililere de varmak üzere girişimlerde bulunacağım, üstüne sert bir tepki vereceğim elimden geldiğince.
selam dostum. yeni parti üyesi biri olarak söylüyorum, meselede abb'nin sorumluluğu var tamamen. ilgili araç fen işleri dairesine bağlı ve kgm'de değil abb'de bu daire başkanlığı var.
meseleye dair hiçbir açıklama yapılmaması da doğru değil, kanuni zorunluluk veya personel ihmali varsa bir açıklama yapılmalı mansur bey veya abb tarafından.
eğer bu suskunluk gün içinde de devam ederse şahsen çok sert bir tepki koyacağım.
bazen özeleştiri yapmak ve objektif olmak da gerekiyor.
ittifak yapmamakta da diretiyorlar, sonları fena hüsran olacak :D
umut ederim ki iyip %6, zafer %3, ap %4 dolaylarını zorlayarak %10'dan fazla muhalefet oyunu çöpe attırmaz.
ittifaksız olacakları için seçmen onları tercih etmez bence üstüne kutuplaşan seçim sürecinde YENİ'ye kayar
yeni parti'nin oy oranı %40-41 civarı olduğunda,
seçime katılımı %85 civarında sayarsak
19-20 milyon oya tekabül ediyor bu durum.
keza aradan geçen 4 yılda artan seçmen sayısını da,
ve en basitinden imamoğlu'na verilen 15,5 milyon önseçim oyuna bakarsak gayet normal sayılar.
MHP için ise şöyle bir durum var ki, normalde yarın seçim olsa %7-8 gibi bir oy beklentim var, lakin seçmen kitlesi küskün akplilerden oluşuyor artık, seçim ekonomisi uygulandığında + kutuplaşan seçim sürecini hesaba kattığımızda, %2 oy akp'ye, %1 oy yrp'ye geçer gibi bir beklentim var.
@216lastim tokat'ın 2023 seçimindeki durumu şu şekilde.
ülke genelinde akp'nin %28'ye düşüp, yeni parti'nin de chp + iyip tabanını silip süpürdüğü %40'ı aştığına bakarsak,
aynı zamanda akp ve mhp ayrı ayrı seçime gireceği için, 2024 seçiminde kütahya'dakine benzer şekilde YENİ 1. oluyor.
günümüz anketlerine bakarken ve üstüne değerlendirme yaparken muhtemel seçim süreçlerinin etkisi göz ardı edilmemeli.
örneğin seçim ekonomisi uygulandığında, akp sağ partilerden ve kararsızlardan kaybettiği bir miktar oyu geri alacaktır.
seçim polemikleri ve tartışmaları, çoğunlukla en güçlü iki parti/aday üzerinden ilerleyeceği için, oy oranları daha çok bu tercihlerde kümelenecektir.
dolayısıyla yeni parti ve adayı, diğer muhalif partilerden bir miktar daha fazla oy kazanacaktır.
aynı zamanda krizlere dönük çözüm iradesinin ve ilgili vaatlerin sıkı saha çalışmalarıyla seçmene anlatılması da, özellikla ana muhalefet için ciddi bir oy potansiyeli oluşturabilir.
özgür özel'in bugünkü konuşması da, tam buna işaret etmekteydi ve yeni parti yönetimi buna hazırlıklı gibi duruyor.
bir yandan terörsüz türkiye süreci ve gelinecek muhtemel noktaların da analiz edilmesi gerekir.
terör örgütünün tümüyle silah bıraktığı ve sürecin başarıyla tamamlandığı senaryo ise,
hem iktidarın muhalefete yönelik "terörle işbirliği" ithamı potansiyelini yok edecek, hem milliyetçi muhalif partilerin bu mesele üzerinden polemik üretmesi veya bu söylemin karşılığının olması da bence mümkün gözükmüyor. (üstelik gündem oldukları ve kendilerini var edebildikleri tek alan)
yeni partili seçmende kırgınlık yaratan "çerçeve yasa" meselesi de her halükarda zamanla yatışacağı gibi, "bu duruş haklıymış" noktasına gelinmesi gerçekten mümkün ve bence böyle olacak.
muhalif sağ partilerin önemli bir açmazı da, seçim barajı ve muhtemel seçim ittifakı meseleleri gibi duruyor.
iyip ve anahtar parti, tümüyle müstakil ve tek başına seçime girme iradesi göstermekte diretiyor. zafer partisi ise her fırsatta milliyetçi bir ittifak kurulması gerektiğini söylüyor. bu konuda diğer küçük partilerle ittifak görüşmelerini de başlatmış halde, lakin toplam oyları barajı aşmaya kesinlikle yetmiyor.
bu durumun getireceği nokta, 3 ayrı partinin de baraj altı kalması demek. önceki meseleyle bir araya getirince ve bu risk dolayısıyla büyük seçmen kopuşları da yaşayacaklardır.
yrp ile saadet partisi ise, ittifak kurulmasına samimi bakıp çalışmalar yürütüyor. yeni yol grubu olarak deva partisinin de bu ittifaka dahil olmasıyla, doğru saha çalışması ile barajı aşacak bir sinerji oluşabilir.
nitekim 2024'teki yerel seçimde bu partilerin toplam oyu %8'i geçmişti. sağ seçmen bazında doğru kesimlere doğru hitap edilirse güzel bir netice elde edebilirler.
butlan chp'si ise, mutlak butlan sürecinde konuşulan ve sonra insanların gündemine dahi gelmeyen, yalnızca chp bağlılığı yüksek birkaç şahsın içeride kalmayı tercih ettiği bir tabela partisine dönüşmekte. toplum yeni parti'yi tanıdıkça, zamanla daha da eriyecektir.
netice olarak "seçim sonucu nasıl olur" sorusu düşünülürken, analiz yapılırken tüm bu parametreleri hesaba katmak gerekiyor.
günümüz anketlerine bakarken ve üstüne değerlendirme yaparken muhtemel seçim süreçlerinin etkisi göz ardı edilmemeli.
örneğin seçim ekonomisi uygulandığında, akp sağ partilerden ve kararsızlardan kaybettiği bir miktar oyu geri alacaktır.
seçim polemikleri ve tartışmaları, çoğunlukla en güçlü iki parti/aday üzerinden ilerleyeceği için, oy oranları daha çok bu tercihlerde kümelenecektir.
dolayısıyla yeni parti ve adayı, diğer muhalif partilerden bir miktar daha fazla oy kazanacaktır.
aynı zamanda krizlere dönük çözüm iradesinin ve ilgili vaatlerin sıkı saha çalışmalarıyla seçmene anlatılması da, özellikla ana muhalefet için ciddi bir oy potansiyeli oluşturabilir.
özgür özel'in bugünkü konuşması da, tam buna işaret etmekteydi ve yeni parti yönetimi buna hazırlıklı gibi duruyor.
bir yandan terörsüz türkiye süreci ve gelinecek muhtemel noktaların da analiz edilmesi gerekir.
terör örgütünün tümüyle silah bıraktığı ve sürecin başarıyla tamamlandığı senaryo ise,
hem iktidarın muhalefete yönelik "terörle işbirliği" ithamı potansiyelini yok edecek, hem milliyetçi muhalif partilerin bu mesele üzerinden polemik üretmesi veya bu söylemin karşılığının olması da bence mümkün gözükmüyor. (üstelik gündem oldukları ve kendilerini var edebildikleri tek alan)
yeni partili seçmende kırgınlık yaratan "çerçeve yasa" meselesi de her halükarda zamanla yatışacağı gibi, "bu duruş haklıymış" noktasına gelinmesi gerçekten mümkün ve bence böyle olacak.
muhalif sağ partilerin önemli bir açmazı da, seçim barajı ve muhtemel seçim ittifakı meseleleri gibi duruyor.
iyip ve anahtar parti, tümüyle müstakil ve tek başına seçime girme iradesi göstermekte diretiyor. zafer partisi ise her fırsatta milliyetçi bir ittifak kurulması gerektiğini söylüyor. bu konuda diğer küçük partilerle ittifak görüşmelerini de başlatmış halde, lakin toplam oyları barajı aşmaya kesinlikle yetmiyor.
bu durumun getireceği nokta, 3 ayrı partinin de baraj altı kalması demek. önceki meseleyle bir araya getirince ve bu risk dolayısıyla büyük seçmen kopuşları da yaşayacaklardır.
yrp ile saadet partisi ise, ittifak kurulmasına samimi bakıp çalışmalar yürütüyor. yeni yol grubu olarak deva partisinin de bu ittifaka dahil olmasıyla, doğru saha çalışması ile barajı aşacak bir sinerji oluşabilir.
nitekim 2024'teki yerel seçimde bu partilerin toplam oyu %8'i geçmişti. sağ seçmen bazında doğru kesimlere doğru hitap edilirse güzel bir netice elde edebilirler.
butlan chp'si ise, mutlak butlan sürecinde konuşulan ve sonra insanların gündemine dahi gelmeyen, yalnızca chp bağlılığı yüksek birkaç şahsın içeride kalmayı tercih ettiği bir tabela partisine dönüşmekte. toplum yeni parti'yi tanıdıkça, zamanla daha da eriyecektir.
netice olarak "seçim sonucu nasıl olur" sorusu düşünülürken, analiz yapılırken tüm bu parametreleri hesaba katmak gerekiyor.
sağolasın teşekkür ederim.
belki yeni partiye biraz daha kararsızlardan oy geçişi olabilir dedim yaptıktan sonra. anketlerde oy vermem diyenler ve kararsızların toplamı %30'u buluyor, seçime katılım da %85 civarı olur genelde. üstüne son gelişmeleri katınca, yeni partinin %45'e gelmesi bile mümkün. neticede %40'ın altında olacağını zannetmiyorum.
gelecekte bu zamanları
"konserleri yasakladılar"
"19 mart zulmünü yaşattılar"
"partimize kayyum atadılar"
"adayımızı hapse attılar"
diye anacaktık, lakin
"bacılarımıza tişört bile giydirmediler"
"kılık kıyafetimizi yasakladılar"
şeklinde hatırlayacağız asıl.
tarih tekerrür
Kadın öğretmenlerin “tayt, etek, mini etek, tişört, kot pantolon” giymesi ‘genelgeyle’ yasaklandı.
— Erkek öğretmenlerin ise uzun sakal bırakmaması gerektiği belirtildi.
@terrariste senaryoda bile o kısmı boş bırakmışlardır bilerek. zaten "abartılı uçuk bir şey var ve çok ağır" olduğunu ifade edip boşluk ve merak bırakarak taktik izlemişler. tıpkı yılmaz'ın sokak röportajında ne söylediği konusu gibi.
Özgür Özel:
"80 yaşında adam gelmiş, elini uzatmış. Bir selamı almamak benim tabiatımda değil.
Ama gönül dünyamda Kemal Bey’e toplu iğnenin başı kadar yer kalmadı. Bana yapılanı kolay affederim ama memlekete yapılanı ömrüm boyunca affetmeyeceğim."
@manyakanket61 anketlerden öte yapılmış akademik çalışmalarla yürütülmüş baya bir veri var aslında. hatta akp öncesi seçim sonuçlarındaki yönelimi merkez sağ (anap-dyp), katı muhafazakar (refah partisi) şeklinde bile ayrıştırabiliriz.