İnsanlığın böylesine berbat bir dönemine denk gelmek her canlıya nasip olmaz. Çoğumuzun Titanik’te çalmaya devam eden müzisyenler gibi hissettiğine eminim ama ispatlayamam.
Önce gülüşünü seversin, sesini seversin, esprilerini seversin. Bu ilk aşamadır ve geçicidir. Sonra perde aralanır. Yaralarını, travmalarını, duygusal dalgalanmalarını, korkularını görmeye başlarsın. Bunları görmene rağmen sevmeye devam ediyorsan, işte orası gerçek sevgidir.
Yıllardır kamuda sağlık bakanlığı giyim yardımı konusunda çalışanlarını mağdur etmekte yetkili sendika ise 15 yıldır bu durumu göz ardı etmektedir.
HEP-SEN olarak kurulduğumuzdan buyana bu durumu dile getirerek sağlık emekçilerinin hak ettikleri giyim yardımını alması konusunda adımlarımız oldu. Sağlık bakanlığına başvuru yapıp neticelenmeyen başvurumuzdan sonra ise bakanlık önünde giyim yardımını protestosunu gerçekleştirmiştik.
Hep-Sen camiası olarak giyim yardımı konusunda daha önceden Ar-Ge birimimiz tarafından üretilen ortopedik terlik dağıtımına başlamıştık. Sağlık emekçilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha göstermek için “Hep-Sen AR-GE Giyim Desteği Projesi” kapsamında özel üretim olan forma desteğimiz de sahanın emekçilerine dağıtılmaya başlanmıştır.
Sağlık emekçilerin çalışmaları için lazım olan en temel ihtiyaçlarını bakanlık tarafından karşılanmıyorken sizlerin sağlıkta verdiğiniz hizmetin değerini biliyoruz. Terlettiğiniz kutsal üniformalarınızla 7/24 toplum sağlığına vermiş olduğunuz hizmetler için Hep-Sen olarak teşekkür ederiz. Hep-Sen olarak, yanınızda durmaya ve hak ettiğiniz desteği sağlamaya devam edeceğiz.
HEP-SEN'İNLEYİZ...
HEP-SEN
Türkiye'nin En Genç ve Dinamik Yeni Nesil Sağlık Sendikası @hepsen_2020
🌐 https://t.co/5De2NnFS9S
☎️ 0216 759 44 14
📱 https://t.co/ApGyCSurPg
📲 https://t.co/biKHrjCXih
@RTErdogan@tcbestepe@drfahrettinkoca@saglikbakanligi@csgbakanligi@isikhanvedat
#nedenhepsen #hepimizinsendikası #hepsen2024 #Hepsen #Hepseninle
#hepsenarge #giyimdestegi #forma
İsrail, Gazze'de bir hastaneyi vurmuş ve maalesef 500 ölü olabileceği açıklanmış. Çocuklara, kadınlara, hastalara yapılan bu zulüm savaş suçu değil, tam anlamıyla insanlık suçu! İşlerine gelince insan haklarından bahseden ülkeler, liderler neden suskun? #savaşahayır
Güçlü insanlar da kırılır, incinir ve çökerler. Onları farklı kılan, sessizce ve şikayet etmeden kendilerini onarıp, tekrar ayağa kalkmayı başarmalarıdır.
Kahramanmaraş'ta depremler sırasında hasar almamasıyla Türkiye'nin gündemine giren züccaciye mağazasının deprem anındaki güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı.
Nobel’e aday gösterilen 200 kişilik Antakya Medeniyetler Korosu maalesef depremde 7 üyesini kaybetti.Koro Alevi,Sünni,Ermeni,ortodoks, ve Musevi insanlardan oluşuyor.Geriye kalan koro üyeleri “Antakya’mızı yaşatacağız buradayız “dedi.🇹🇷🙏
Bazen psikolojik sorun yoktur, az para vardır. Parasızlık yüzünden katlanmak zorunda kaldıklarımızdır çoğunlukla psikolojimizi bozan..
..bizi kötü giden bir evliliğe, acımasız bir patrona, berbat bir mahalleye, çürük bir binaya katlanmaya zorlayan da bu çıplak gerçektir işte.
Eski Antakya’yı görmek, onu yaşamak ve yeniden yapmak için bir ümit ve gayret gerekecek. Antakya bizlere; en başta Atatürk’ün ve sonra Ortadoğu’nun, Akdeniz’in binlerce yılının Türkiye Cumhuriyeti’ne bıraktığı emanet. Şüphe yok ki onu yine biz koruyup ayağa kaldırabiliriz.
Duygular yargılanamaz. Duygular olumlu ya da olumsuz olarak tanımlanmaz. Sağlıklı ya da sağlıksız olarak tanımlanır. Yerinde ve dozunda yaşanan her duygu sağlıklıdır, olması gerekendir. Acı çekmek, üzülmek, yas tutmak, öfkelenmek olumsuz değildir, tersine eğer yerinde ve dozunda yaşanıyorsa son derece sağlıklıdır.
İnsan ilişkilerini duygular yönetir. Duygular, sözel iletişimden çok beden dili, mimikler, göz kontağı ve ses tonuyla aktarılır.
Yargılamak, suçlamak, eleştirmek, iğnelemek, alaycı davranmak, tehdit etmek, rencide etmek ve mantıklı açıklamalar yapmak, duygu aktarımını yani iletişimi keser. Ardından öfke gelir. Bir ilişkide gerçek bir iletişim yoksa, öfke vardır.
İletişimde en önemli ihtiyacımız anlaşılma ihtiyacıdır. Bu da ancak duyguların paylaşılmasıyla mümkündür. Bizi en çok anladığını hissettiğimiz kişiyle çiçek açarız çünkü onunla değerli ve özel hissederiz.
Çoğu insan çok konuşur ancak çok az iletişim kurar. Çünkü kelimelere takılır ve duyguları kaçırırlar. Kelimeleri çalışma masamızın üzerindeki objeler gibi düşünelim. Oysa iletişimde asıl yakalamamız gereken, masanın altında saklıdır. Ne hissettiğimiz yani duygularımız.
Zor bir gün geçirmiş olan eşimiz, akşam eve geldiğinde gün içinde yaşadıklarını bizimle paylaşmak ister ve anlatmaya ba��lar.
Onu ilgili bir şekilde dinleyin. Konuşmasını kesmeyin, mantıklı açıklamalar yapmayın, onu baskılayıp kendi yaşadığınız zorlukları anlatmaya başlamayın. Bu davranışların hepsi, duyguyu reddeden, iletişimi kesen ve değersizlik hissinin, dolayısıyla da öfkenin oluşmasına yol açan davranışlardır.
Kelimelere odaklanmayın. Masanın altındakine yani ne hissettiğine odaklanın. Aslında eşimizin ağzından pek çok kelime dökülürken (masanın üstündekiler), ihtiyaç duyduğu şey çok basittir.
“Bugün zor bir gün geçirdim. Benimle biraz ilgilenmene ve yanımda olduğunu hissetmeye ihtiyacım var.”
İşte masanın altındaki gerçek bu. Bu duyguyu anladığınızda ve buna uygun bir tepki verdiğinizde gerçek bir iletişim kurulmuş olacak, kendisini değerli ve özel hissedecektir. Kalkıp eşinize sarılın ve..
“Benim bir tanem zor bir gün geçirmiş. Dur bir kahve yapayım da birlikte içelim. Hem de biraz dertleşiriz.”
İşte onu anladığ��mızı ve yanında olduğumuzu hissettirmek bu kadar kolaydır aslında.
Unutmayın, aynı dili konuşanlar değil, duyguları paylaşanlar ilişkidedir. Okuduğunuz için teşekkürler.
- Tunç Tataker
İnsanlara hizmet ettiğimde sevinmeyeceğim; Allah tarafından, yardım etmeye lâyık bulunduğum için mutlu olacağım, yâni beni lütfedip seçmiş, ona şükredeceğim.
#şükür#hayır#hizmet
Burası Antakya'nın ilk rezidansı RönesansRezidans. Antis Yapı'nın. 12 katlı. Depremde kağıt gibi oldu. Hataysporlu futbolcusu ve yönetici de enkazda kaldı. En çok yardım çağrısı gelen yerlerden. Otoparkta çok fazla kişinin olduğu söyleniyor. Sözde bölgenin en sağlam binasıydı!