İstiklal Marşı’nın ıslıklanmasına sessiz kalınamaz!
Bu akşam oynanan Diyarbakırspor–Erzurumspor karşılaşmasının seremonisi sırasında yaşananlar, Türk futbolunun ve ülkemizin hassasiyetleri açısından ciddi şekilde sorgulanması gereken bir tablo ortaya koymuştur.
Stadyumda İstiklal Marşı’mız okunmasına rağmen yayıncı kuruluş beIN SPORTS’un marşı ekranlara playback olarak taşıması ve stadyum sesini tamamen kısmayı tercih etmesi kabul edilebilir değildir. Üstelik marşın bitişinin ardından tribünlerden yükselen ıslık seslerinin yayına yansımış olması, konunun daha da vahim bir hâl almasına neden olmuştur.
Türkiye’nin dört bir yanında İstiklal Marşı’nın ardından alkışlar yükselirken, milli marşımızın sonunda ıslık seslerinin duyulduğu bir ortam oluşuyorsa bunun nedenlerini sormak herkesin hakkıdır.
Tam da böyle bir atmosferde, Ankara’da “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak tartışılan düzenlemeler de daha fazla sorgulanmalıdır. İktidar tarafından bunun bir “af” olmadığı ifade edilse de kamuoyuna yansıyan taslaklarda silah bırakan örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü, topluma kazandırılması, denetimli serbestlik ve bazı suçlar bakımından hukuki sonuçların değiştirilmesi gibi başlıkların yer aldığı görülüyor.
Bizim itirazımız tam da buradadır.
Terörle mücadelede hayatını kaybeden askerlerimizin, polislerimizin, güvenlik korucularımızın ve masum vatandaşlarımızın acısı henüz hafızalardan silinmemişken; terör örgütüyle bağlantılı kişilerin hangi şartlarda Türkiye’ye döneceği, hangi suçların nasıl değerlendirileceği ve kimlerin hangi hukuki imkânlardan yararlanacağı konusunda Türk milletinin vicdanını yaralayacak hiçbir düzenleme yapılmamalıdır.
Devlet elbette terörü bitirmek, silahları susturmak ve Türkiye’nin geleceğini güvence altına almak zorundadır. Ancak terörün sona ermesi ile terör geçmişinin siyasi ve hukuki açıdan aklanması aynı şey değildir.
Barış isteniyorsa önce adalet gözetilmelidir.
Toplumsal huzur isteniyorsa şehitlerin ve gazilerin hatırası korunmalıdır.
Yeni bir dönem başlatılacaksa bunun bedelini Türk milletinin milli hassasiyetleri ödememelidir.
Bugün “sürece zarar gelmesin” gerekçesiyle gösterilen hassasiyetin, Türk futbolundaki bütün kulüplere, bütün taraftarlara ve bütün milli değerlerimize karşı da gösterilmesini istiyoruz.
Bu sezon Süper Lig’de mücadele edecek bu kulübün maçlarını ve özellikle tribünlerde yaşanabilecek benzer olayları ivedilikle takip edeceğiz.
Bugün o maçın protokol tribününde bulunan devlet yetkililerini ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı’nı, sezon boyunca diğer Anadolu kulüplerimizin maçlarında da görmek istiyoruz.
Eğer “sürece zarar gelmemesi” için hassasiyet gösteriliyorsa, aynı hassasiyeti Türk milletinin milli değerlerine, İstiklal Marşı’na, şehitlerimizin hatırasına ve Anadolu kulüplerinin haklarına karşı da görmek istiyoruz.
Çünkü bu ülkenin milli marşı, hiçbir siyasi sürecin, hiçbir pazarlığın ve hiçbir siyasi hesabın üzerinde değildir.
İstiklal Marşı hepimizin ortak değeridir.
Şehitlerimizin emaneti hepimizin sorumluluğudur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin milli kimliği hiçbir sürecin pazarlık konusu yapılamaz.
#Samsunspor