İsmet Özel şairliğin ötesinde gerçek bir entelektüel, münevver, hakiki bir düşünür. Marksist literatürü yalayıp yutmuş. Tam olarak bu söylediği şeyi Marx Sismondi’den alıntılıyor. Antik roma proleteri özgürdü, ekonomik olarak zenginlere ve elitlere eklenen bir kesimdi. Modern toplumda ise tam tersi. Modern proleter, zenginleri ve elitleri ekonomik olarak sırtında taşıyan bir kesim. Modernizmden önce fakirlik, hürlük sayılabilecek bir özgürlük alanı sunuyordu. Bugünse tersine fakirlik toplumun dışında kalmak demek, köle olmak demek, maddi imkanlardan uzak kalmak rûhî selamet vermiyor artık. Ama antik çağda veriyordu.
Enis Doko (@enis_doko) yazdı:
Modern Yetimler
https://t.co/BUqR6ZhKXd
“Kalpte olmayan bir ebeveynin yarattığı yetimlik deneyimi çok daha derin ve kalıcı olabilir.
Zira bir çocuk için en büyük yalnızlık kimsenin olmaması değil, birilerinin olup aslında orada olmamasıdır.
İşte bu noktada “modern yetimlikler” başlar.
Listenin başında dijital yetimlik var. Bu grupta ebeveyn ile çocuk arasına ölüm girmez belki ama dijital dünya girer.”
Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:
“Hocam, Ramazan bitip gidiyor. Acaba bizden memnun kalmış mıdır?”
Hoca: “Elbette memnun kalmıştır; yoksa her yıl on gün önceden gelir miydi?”
“Peki hocam, biz böylesine bereketli ve mübarek bir ayın gidişine gerçekten çok üzülüyoruz.”
Hoca: “Üzüntünüzün farkındayım; yoksa gittikten sonra üç gün bayram yapar mıydınız?”