Bazı insanlar sizinle bir daha asla
konuşmayacak; çünkü size yanlış yaptıklarını kabul edebilecek kadar olgun değiller. Bunun yerine sizin hakkınızda bir hikaye uyduracak ve buna inanarak kendilerini kötü hissetmemeyi seçecekler.
Neye ihtiyacım olduğunu biliyorum.
Huzur, dinginlik ve aidiyet. Güneşli bir havada yemyeşil ağaçların arasında hiçbir yere yetişme kaygısı taşımadan ve güvende olduğumu bilerek yürüyormuşum gibi.
İyi gelmek, bir insana verilebilecek en güzel hediye. Sesiyle, sözüyle, bakışıyla, duruşuyla, håliyle, enerjisiyle, perspektifiyle, eylemleriyle birine iyi gelmek, varlığını, yaşamını yükseltmek..
Bundan daha iyisi, birbirine iyi gelmek olsa gerek.
Karşımdaki insanın mutlu olduğunu görünce mutlu oluyorum ben. Kalbimin gölgesinde dinlenildiğinde huzur buluyorum. Bir gülüşümle sanki baharı getirmişim gibi bakan gözlerde memnuniyetin samimiyetini görmek yetiyor.Merhametin olduğu yeri evim biliyorum.Evimde herkes huzurlu olsun.
haziran diyince aklıma turgut uyar'ın çok beğendiğim bir şiirinde dedikleri geliyor:
"ne kadar hüzün geçmişse dünyadan, ne kadar acı geçmişse yaşayaçacağız... ve bizim bir haziranımız bir yıl kadar yetecektir dünyaya." çok hoş.
"Bazen en büyük güç, seni incitenlere zarar vermeden iyileşebilmek, onlardan birine dönüşmeden yoluna devam edebilmektir.
Hayat sana haklı sebepler verse de;
iyimserlikten vazgecmemek"