Ben bir erkeğim ama her sabah metroda kadınların ne yaşadığını görüyorum ve sessiz kalmak istemiyorum. 07.30-09.30 arası metro öyle kalabalık ki kadınlar istemedikleri temaslara maruz kalıyor. Eşim, kız kardeşim, iş arkadaşlarım her gün aynı rahatsızlığı yaşıyor. Bu konfor değil güvenlik meselesi. Dünyada çözümü olan bir konu bu: Japonya, Hindistan, Mısır, İran, Brezilya, Meksika, Endonezya, Filipinler, Malezya ve BAE gibi ülkelerde kadın vagonu uygulaması var ve Japonya'da bu uygulama taciz vakaları artınca başlatıldı. Hatta Kazakistan 1 Ekim'den itibaren Almatı-Taşkent hattında da başlatıyor. Türkiye'de de Bursa'da pembe yolculuk, Malatya'da pembe trambüs denendi. İstanbul'da da pilot olarak denenebilir. Gerekirse adı ayrımcılık densin, ama kadınlar güvenli yolculuk etsin. İBB'den acil adım bekliyoruz. Kimse kimsenin nefesini çekmek zorunda kalmamalı… —Emre Valez
Zeruj diye biri çıkmış; yıllardır başörtülü genç kızları para ve şöhret uğruna benliklerinden, kimliklerinden sıyrılıp birbirinin kopyası Barbie bebeklere dönüşmeye teşvik eden bir endüstrinin önünü açmış, tesettürün ölçüsünü de adım adım seküler giyim kodlarına teşne etmiş. Şimdi çıkıp utanmadan, “Hadise’ye tesettür kıyafeti giydirmek, Burcu Esmersoy’a bu markayı tanıttırmak… Büyük resmi görün” diyor.
Büyük resmi görüyoruz zaten. İtirazımız, sizin o resimde başörtüsüne biçtiğiniz role.
Kur’an’ın “ziynetlerini açığa vurmasınlar” diye bir ölçü koyduğu tesettürü, mümkün olduğunca fazla bakışın üzerine çevrileceği bir teşhir ve reklam nesnesine dönüştürüp buna vizyon diyorsunuz. Tesettürün itibarını kendi ilkesinde değil de seküler şöhret dünyasının tasdikinde arıyorsunuz.
Hadise’ye başörtüsü taktırınca Hadise’yi tesettüre yaklaştırmış olmuyorsunuz; tesettürü Hadise üzerinden pazarlanabilir bir metaya indirgiyorsunuz. Burcu Esmersoy’a marka tanıttırmak da başörtüsüne itibar kazandırmıyor. Bak, daha başörtüsü bile diyemiyor da “türban” diyor. Siz nasıl kendi elinizle bu itibarı zedelemelerine izin veriyorsunuz güya başörtülü kadınlar olarak? Memnun musunuz sizi böyle aşağılamalarından?
Başörtüsünün onların şöhretinden devşirilecek itibara ihtiyacı yok.
Allah’ın emrini influencer marketing stratejisine, mahremiyeti podyum estetiğine, tesettürü celebrity endorsement malzemesine çevirdikten sonra bize büyük resmi görün deyince biz aydınlamıyoruz.
Gördük büyük resmi Zeruj.
Örtüyü pazarlarken ölçüyü pazarlık konusu etmişsiniz.
Imannoor...
Ambargo öncesi İsrail’e en çok demir çelik ihraç eden firmalardan olan Çolakoğlu Holding ile aynı aileye ait. Bilhassa inşaat alanında böyle bir ticaret, İsrail işgaline dolaylı destek niteliğindedir. Hadise şovları, tesettürü rezil etmeleri falan sonraki meseleler…
Belgeselini çektiğimiz Hasidik Yahudiler, Chabad-Lubavitch topluluğudur ve ileri düzeyde Siyonisttir.
İsrail yanlısı bu Hasidik Yahudiler, bizim başlangıçta yalnızca kültürel ve yüzeysel bir video çekeceğimizi düşündü. Drew Binsky tarzında; gündelik yaşamı, gelenekleri ve kültürel farklılıkları anlatan daha hafif bir içerik bekliyorlardı.
Kanalımızın popülerliği de, onların bizim çekim talebimize ılımlı yaklaşmasına neden oldu.
Üstelik bu konuyu ilk kez biz çekmiyorduk. Daha önce Tyler Oliveira ve Tommy G gibi içerik üreticileri de benzer videolar hazırlamıştı.
Fakat çekimler ilerledikçe, konunun yalnızca kültürden ibaret olmadığını fark ettik. Aldıkları çeşitli destekleri, İsrail’le kurdukları tarihsel ve ideolojik bağları ve Kudüs’e dair siyasi-dini yaklaşımlarını da keşfettik ve belgeselimizde bunları size aktarmaya çalıştık.
Filistinli çocukları desteklemeyi unutmayın!
Yıllardır Afganistan'da kendi isteğiyle İslam'a uygun yaşayan kadınları İslam ataerkisinin baskısından kurtarmaya çalışan feminist gruplardan hiç y*ahudi kadınların içinde bulunduğu sömürü sistemi hakkında tek söz duymuş değiliz
▪️ Ailesi Naziler tarafından katledilen ve daha bebekken katliamdan kurtulan Yahudi asıllı Dr. Gabor Mate, İsrail destekçisi katılımcıya tarihi bir ders veriyor.
🔴 Manifest’in Netflix belgeselinin yapımını “Banijay” şirketine bağlı “Workerbee” üstlendi.
Banijay şirketi Siyonist Yahudi Jeff Zucker tarafından yönetiliyor.
Zucker, 7 Ekim sonrası İsrail’e desteğini açıklamıştı.
Bakın fonlanmanın babası olduğunu şöyle söyleyeyim kendi sektöründe onca başarısı olan adamların bilmem kaç sene sonra belgeseli çekilirken bunlara daha iki günde belgesel çekiyorlar. Midem kalkıyor valla
Tarihe çok meraklı olduğumu ve tarih okuma becerimi az çok biliyorsunuzdur. Bakın asla bunu Erdoğan’ı seviyorum diye hissi yazmayacağım. Bütün Osmanlı dönemi dahil, yönettiği devleti nerdeyse bölünme aşamasına gelen 30 yıllık dış ve iç destekli terör örgütünü, yine devletin statükocu kendi üst ordu ve bürokratik kadroları ve kendisine tamamen muhalif burjuvayı alt edip otoritesini kabul ettiren, dönüştüren ve bunu yaparken bırakın dış politikada aktif rol almayı kendi sınırlarını bile korumaktan aciz korkak bir devleti 25 yılda bölgesinde en güçlü ve sözü dinlenir hale getiren başka bir lider yok. Fatih, Yavuz, Kanuni gibi padişahlar tabi ki çok büyük isimler ama onlar bile zaten belli bir güce erişmiş kadroları oturmuş bir devleti yönettiler. Ve politikalarını uygularken ayrıca halkın çoğunluk desteğini almak gibi bir saçmalıkla uğraşmıyorlardı. Erdoğan bu büyük kazanım ve gelişmeyi hiç kan dökmeden yaptı. Cidden büyük iş
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i gülümseten soru:
➕Öğrenci:
"Roblox'u kapattınız, 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyorsunuz. Bizden ne istiyorsunuz?"
➖ Bakan Yusuf Tekin:
"Bizim çocuğumuz olun istiyoruz. Oyun planlayan kişilerin çocukları değil."