Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, Aydın Milletvekilimiz Sayın Seda Sarıbaş ile birlikte ziyaret ettik.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Aydınımız için çalışmaya ve vatandaşlarımızı hizmetlerimizle buluşturmaya devam edeceğiz.
@RTErdogan@Akparti
📌 Valimiz Sayın @yskosger, Aydın Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol ile beraberindeki heyeti makamında kabul etti.
📌 Sayın Valimiz kendilerine nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.
İlçe Başkanımız Ali Balıkçı ve İlçe Başkan Yardımcımız Şükrü Aynaoğlu ile birlikte Denizli Valimiz Sayın Yavuz Selim Köşger’i ziyaret ederek, hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.
Nazik misafirperverliği için Kıymetli Valimize teşekkür ediyoruz.
Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı’nı üye devletlerin temsilcileri ve TDT Genel Sekreteri ile birlikte İstanbul’da gerçekleştirdik.
Kader ortaklığı yaptığımız kardeşlerimizle beraber küresel ve bölgesel gelişmeleri kapsamlı bir şekilde ele aldık. Türk dünyasının bu gelişmeler karşısında dayanışma içinde, tek sesle hareket etmesinin önemini bir kez daha teyit ettik.
Kabul ettiğimiz Ortak Açıklama’da, ülkemize ve Azerbaycan’a yönelik saldırılara karşı ortak tepkimizi ve aile meclisimizdeki dayanışmayı güçlü biçimde gösterdik. Üyelerden birine yapılan saldırının tüm üyeler bakımından endişe ve tehdit kaynağı olduğunu kayda geçirdik.
Ayrıca Teşkilatımız bünyesindeki son gelişmeleri ve önümüzdeki dönemde atabileceğimiz adımları değerlendirdik, dış politikada daha güçlü eş güdüm içinde hareket etme yönündeki ortak irademizi vurguladık.
Türk Devletleri Teşkilatı, bölgemizde barış, istikrar ve refahı güçlendirmeye yönelik çabalarını kararlılıkla sürdürecektir.
Bir Güzel Aile…
Ramazanın 3. günü insanlığın kalbine misafir olduk…
Orada merhamet vardı.
Orada fedakârlık vardı.
Orada insanlığın en saf hâli vardı.
Çilem… 28 yaşında.
Ablası Pınar 41.
Abisi Ramazan 39.
İkisi de özel gereksinimli insanlar.
Annelerini çocuk yaşta kaybetmişler.
Babalarını ise üç yıl önce toprağa vermişler, dün gibi…
Hayat, bazı insanlara erken büyümeyi öğretir.
Çilem de öyle büyümüş.
İşletme mezunu…
Belki kendi hayatını kuracak, kendi yoluna gidecekti.
Ama o sevgi ve merhamet yolunu seçmiş.
Anne ve babasından gördüğü sevgiyi yarım bırakmamış.
Ablası ve abisi özel ilgiye muhtaç diye çalışmayı bırakmış.
Hayatını onlara adamış.
Hikâyeyi dinlerken bir an…
O odada nefesler tutuldu.
Boğazlarımız düğümlendi.
Sözler anlamını yitirdi.
“Seninle gurur duyuyoruz” dediğimizde,
Gözlerini indirdi ve öyle bir cümle kurdu ki…
“İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk.”
İşte o an anladık…
Bazı insanlar fedakârlık yaptığını bile düşünmez.
Çünkü onların mayasında sevgi vardır.
Bir cümle daha söyledi…
Bir aileyi, bir terbiyeyi, bir mirası özetleyen cümle:
“Biz sevgi dolu bir aileydik. Annemden babamdan ne gördüysem onu yapıyorum.”
İnsan, gördüğünü yaşar.
Gördüğünü taşır.
Gördüğünü çoğaltır.
Abi ve ablasının sağlık problemleri var.
Ama yüzünde şikâyet yok.
Yorgunluk var belki…
Ama isyan yok.
Biz de bu mübarek ayın bereketine sığınıp bir müjde verdik.
İnşallah 15 gün içinde bu sevgi dolu aileyi yeni evlerine taşıyacağız.
Çünkü bazı evler dua ile ayakta durur.
Bazı insanlar alkışla değil, Allah’ın rızasıyla büyür.
Bugün şunu bir kez daha gördük:
Merhamet bir eğitim meselesidir ama özü Allah vergisidir.
Sevgi, insanın içine yerleştirilmiş ilahi bir emanettir.
Çilem…
Allah senden razı olsun.
Sen bu toplumun harcısın.
Mayasısın.
Sarsılmaz bağısın.
İnsanlık hâlâ ayaktaysa,
Bu senin gibi görünmeyen kahramanlar sayesinde.
Bugün Ramazan’ın üçüncü günüydü.
Ama biz bugün,
Dağ gibi bir merhametin karşısında saygıyla eğildik…
Yer Bursa 2026 yılının ilk sabah namazında binlerce vatandaş, tarihi Ulucami’ye akın etti. Ulucami’de yer bulamayanlar , cami avlusunda yağan kar altında saf tutarak namazlarını eda etti🫠
Rabbim kabul buyursun 🤲🌸
📍Prof. Oytun Erbaş:
“Deneylerde burnuna basınçlı su verdiğimiz hayvanların iyileştiğini gördük
Sonra şunu fark ettim: Burna basınçlı su verdiğim zaman beyin iltihabı azalıyor.
O yüzden abdest beyin iltihabına iyi geliyor.
Namaz kılan insanın beyin inflamasyonu az olur."
Geçtiğimiz yıl Türkiye; Gazze’den Ukrayna’ya, Güney Kafkasya’dan Afrika Boynuzu’na uzanan geniş coğrafyada krizlerin çözüm adresi ve güven veren aktörü olarak öne çıktı.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; çok boyutlu, ön alıcı, dengeli ve gerçekçi bir dış politika izledik.
Milli çıkarlarımızı korumak, haklı davalarımızı savunmak ve Türkiye’nin ağırlığını hissettirmek için durmaksızın çalıştık.
2026’da da aynı kararlılıkla; barış, istikrar ve refah arayışlarına öncülük etmeye, çok taraflı diplomasiye katkı sunmaya ve insani sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz.
Bu vesileyle yurt içinde ve yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlarımızın yeni yılını tebrik ediyor; 2026’nın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diliyorum.
Bakanımız @HakanFidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler ve MİT Başkanımız İbrahim Kalın, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Savunma Bakanı Murhef Ebu Kasra ve Genel İstihbarat Başkanı Hüseyin El Seleme ile Şam'da görüştü.
“Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika” temasıyla 15-19 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlediğimiz 16. Büyükelçiler Konferansı kapsamında, dünyanın dört bir yanında görev yapan Büyükelçilerimizle, Ankara’da bir araya geldik.
Bu yılki Konferansta, Bakanlık içi değerlendirmelere ağırlık verdik. Bölgesel ve küresel meseleler hakkında istişarelerde bulunduk ve önümüzdeki dönemde atacağımız adımları ele aldık.
Ayrıca ekonomi, savunma ve güvenlik, çok taraflılık, dijitalleşme, arabuluculuk, bağlantısallık, enerji, çevre, göç ve vize uygulamaları gibi pek çok alanı kapsayan toplantılar düzenledik.
Görev yaptıkları coğrafyalarda ülkemizi büyük bir özveriyle temsil eden Büyükelçilerimizin görüş ve önerilerini ilk elden dinleme fırsatı bulduk.
Konferansımızdan çıkan sonuçlar doğrultusunda, köklü diplomasi geleneğimizden güç alarak belirlediğimiz hedeflerimize ulaşmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
12- Yapay zeka, veri depolama, internet altyapısı, sosyal medya platformları gibi alanlarda ülkemizi bağımsız kılacak çalışmalar yapılmalıdır.
13- Belediyelerin vatandaşlarımıza ; su – ulaşım- imar hizmetleri- atık yönetimi gibi temel uğraş konuları dahilinde hizmet vermek dışında heykel dikmek, anıt yapmak, konser düzenlemek gibi faaliyet alanlarında sarfiyat yapmaları yasaklanmalı ; yetkilerini kötüye kullanmalarının önü de hukuken kapatılmalıdır.
14- Küreselcilerin içinde olmadığı bir heyet ile milli sağlık ve doğal gıda programı oluşturulmalı, bu programı ihlal edecek hiçbir ürünün ve ilacın kullanımına izin verilmemeli ve ülkemiz içindeki gıda ve ilaç üretimin kısa süre içinde dönüştürülmesi sağlanmalıdır.
15- Medeni Kanun’un, özellikle boşanmaya – mal rejimine- nafaka – velayete ilişkin bölümleri, toplumsal tepki ve ihtiyaçlar dikkate alınarak değiştirilmeli ; Ceza ve infaz hukukuna ilişkin kurallar da etkin hale getirilirken, suçun ispatında “kesinlik” ilkesinin gerçek anlamda uygulanmasına da önem verilmeli ; hakim ve savcılarımız bozuk bakış açılarının değiştirilmesi için bu hususta özel bir eğitimden geçirilmelidir.
16- Emekli maaşları ile ilgili olarak ıslah mahiyetinde bir geliştirme programı yapılmalı ve gerekirse devletin milli savunma hariç her biriminde tasarruf politikaları uygulanarak, emekli vatandaşlarımızın maaş artışları, insani bir yaşamı mümkün kılacak şekilde tanzim edilmelidir.
HERŞEY ; MİLLETİMİN GELECEĞİ, DEVLETİMİZİN BEKASI VE KUTLU DAVALARIMIZ İÇİNDİR…
GÜNDEME İLİŞKİN KÜÇÜK POLİTİK ÖNERİLER…
1- Amerika Birleşik Devletleri ; Türkiye’nin, F – 35 programına geri dönebilmesi için S - 400’lerden kurtulması gerektiğini ortaya koyan ve hatta sinsi bir yönelimle, S - 400’lerin Ukrayna’ya verilmesi için yönlendirme yapan bir yaklaşım sergilemektedir. Bu yaklaşıma verilecek en iyi cevap ; F-35 satın almaktan da F-35 programına geri dönmekten de kesin bir şekilde vazgeçtiğimizi ifade etmek ve sonrasında ibreti alem için S-400 bataryalarının birini Türk askerlerini korumak bahanesiyle Kıbrıs’a diğerini de Suriye’nin ortasına yerleştirmek şeklinde bir politikayı gündeme getirmek olmalıdır.
Herkes bilmelidir ki küreselci paganlar yönetimde olmasalar da Amerika Birleşik Devletleri siyasetinde ; siyonist lobinin, Yunan ve Ermeni lobisinin, beyaz ırkçıların ve Evangelistler’in etkin olduğu bir ortamda, Türkiye’ye yönelik olarak hiçbir silah satışına onay verilmeyeceği hususu, siyasi bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Ve bu durumu ; ABD’nin, Türkiye’ye yönelik küresel stratejiye ilişkin ihtiyacı da değiştiremeyecektir. Çünkü bağnazlık ve gelenekselcilikle, stratejik ihtiyaç arasındaki çekişmeyi, bağnazlık ve gelenekselcilik kazanacak gibi durmaktadır. Ayrıca bu noktada, istisnaların kaideyi bozmayacağı kuralının gündemde olduğunu da belirtmek isterim.
2- ABD’nin NATO’dan ayrılmayı hedeflediğini gösteren yaklaşımında ise ; ABD’nin NATO’dan ayrılma şeklinde kesin bir irade koyması durumunda Türkiye’nin, Avrupa’ya payanda olmak gibi bir seçeneği kendisine asli hedef olarak koymaması ancak Avrupa’nın içine düşeceği süreçten tıpkı Avrupa’nın geçmişte kendisine yaptığı gibi faydalanmayı esas alması ve kendi askeri ittifakını oluşturmayı da şimdiden gündemine alması gereği bulunmaktadır.
3- Türkiye ; ne ABD’nin küresel hakimiyet stratejisine bir dayanak oluşturmalı ne Avrupa Birliği’nin yeni koruyucu gücü olarak ortaya çıkmalı ne de Rusya’nın güç kazanmasına zemin hazırlamalıdır. Türkiye’nin yapması gereken şey ; kendi askeri – siyasi ve ekonomik ilişkiler ağını geliştirmek, Rusya’yı sınırlamak, çeşitli havuçlarla Avrupa’yı pazar haline getirmek ve Amerika Birleşik Devletleri’ni de oyalayarak , etkisiz kılarak ve kullanarak kendi varlığını büyütmeyi başarmaktır…
4- Türkiye, birgün kendisine de yönelecek olan Çin Halk Cumhuriyeti’nin saldırganlık politikasına ve tehditlerine şimdiden bir hazırlık yapmayı gündemine alarak, Türk Dünyası ordularını bir askeri ittifak dahilinde güçlendirmeye ve donatmaya başlamalı ve bu durumu küresel strateji tahtasında her devlet için görünür kılmayı da başarmalıdır. Ancak bunu yaparken ; Rusya’yı , Japonya’yı ve hatta Afganistan’dan Endonezya’ya değin uzanan ve Türkiye ile yakın ilişkiler içinde bulunan hattı, ittifakın bir bileşeni olarak yansıtmayı da ihmal etmemelidir. Böylece Rusya’nın , Türk askeri ittifakının karşısına çıkması engelleneceği gibi Çin’e karşı gizli bir rakip konumundaki Rusya’nın ve hatta ABD’nin de desteği elde edilecek ve bunun karşılığında Türkiye lehine çeşitli bölgesel ve stratejik tavizlerin önünün açılması da sağlanacaktır. Ayrıca Doğu Türkistan’ın durumu ve hatta bağımsızlığı ile ilgili meseleye etkin bir şekilde müdahil olmak da mümkün hale gelecektir.
5- Türk dünyasında etkin bir nüfus geliştirme programı uygulanmalı ve Türk Dünyası’nın geleceği için çok çocuklu ( 3+ ) bir program acilen ve yüksek bir bilinçle uygulanmalı ve bu strateji başta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olmak üzere her Türk’ün en önemli meselesi haline getirilmedir.
6- Yine Türk dünyasında ortak iletişimi rahatlıkla mümkün kılacak bir dil geliştirme ve yönlendirme programı gündeme alınmalı ve yeni Türkçe ile yetişen bir nesil hızla şekillendirilmelidir.
7- Birleşik Arap Emirlikleri yönetiminin, tam anlamıyla iflah olmaz, İslam düşmanı, siyonizmin güdümünde bir yönetim olduğu kabul edilerek, bu yönetimin düşürülmesi için her türlü uygulama devreye alınmalıdır.
8- Yine Türkiye düşmanı Mahmut Abbas yönetiminin ; satılık, işbirlikçi, siyonizmin kuklası hain bir yönetim olduğu ortaya konularak, Filistin adına hiçbir şekilde muhatap alınmaması üzerine bölgesel bir politika etkinlikle sahaya sürülmelidir.
9- Türk milli eğitimine ilişkin müfredat, tam bağımsız bir yöntemle ele alınarak milli ve içinde bulunduğumuz yüzyıla hitap eden bir içeriğe kavuşturulmalı, öğrenmeden ilerlemenin önü kapatılmalı, hain yetiştiren okulların varlığına son verecek şekilde bir yapılanmaya gidilmeli ve yüzyılımıza ilişkin gelişmeler dikkate alınarak ; sanal okul sistemine, ölçme ve değerlendirmeye ilişkin altyapı hızlıca hazırlanmalıdır.
10- Ülkemiz nezdinde acilen gönüllü ordu programı uygulanmalı ve savaşmaya hazır ikinci bir ordu oluşturularak her daim aktif tutulmalıdır.
11- Milli gıda- enerji – madencilik- üretim, hayvancılık – stoklama – su yönetimi – atık ve dönüştürme , ağaçlandırma planları ve hedefleri oluşturulmalı ve bunlar, bir seferberlik anlayışıyla takip edilmelidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“Yaklaşık 14-15 yıl futbol oynadım ama futbol artık mazide kaldı.
Artık haftanın 2-3 günü basketbol oynuyorum.
Gençlik ve Spor Bakanı benim takımımda, İbrahim Kalın karşı takımda”