Bağımsız tiyatrolar, ışıltılı reklam panolarına, televizyon yüzlerine, alabildiğine yüksek bilet fiyatlarına ve yönü belirsiz, seyreltilmiş, sistemle uyumlu muhaliflik gösterisine değil; anlamaya, bilmeye ve değiştirmeye doğru çeviriyorlar ışıklarını.
https://t.co/VbqxNwHdXQ
Çünkü, “küçük salonlarda” ter döken bağımsız tiyatrolar bir yandan ayakta kalma mücadelesi verirken, diğer yandan AVM tiyatro salonlarında sahnelenen oyunların her bakımdan çok üstünde oyunlar sahneye koyuyorlar.
İptal haberleriyle birlikte "Ankara Seyircisi" beni daha fazla germeye başladı. İstirham ederim artık övmeyelim şu kalıbı. Kalmadı artık o kalıp. O kalıba uyan "Ankara Seyircisi" varsa da üç beş kişi ancaktır. Küçük bir salonu bile doldurmaya yetmez.
Terzopoulos çalışmalarını anlatıyor. İnanılmaz bir çalışma var oyunlarının arkasında. Çalışmalarını anlamak bile zor, oyunlarını nasıl anlayalım. Anlamayalım tabii ki de. Böylesi daha güzel.
Dün harika bir buluşma gerçekleştirdik. Fuaye Ankara'nın bir yılı aşkın sürede kurduğu değerli ilişkilerin meyvelerini topladığımızı hissettik. Katılan herkesin ortak bir paydada buluşup uzun uzun sohbet ettiği bir günü yaşamak, bizim için çok kıymetliydi. Fuaye Ankara’nın asıl amacı da tam olarak buydu: Seyircilerin, ekiplerin ve tiyatro oluşumlarının bir araya gelerek tiyatro üzerine konuşabilecekleri ortamlar yaratmak. İşte, tam da bunu başardığımız ve insanların kurdukları bağlardan memnun bir şekilde ayrıldıkları bir buluşmayı geride bıraktık. Umuyoruz ki bu sezon, bir araya gelebileceğimiz buluşmaların sıklığını daha da arttırırız. Fuaye Ankara'ya ve Ankara tiyatrosuna destek veren herkese teşekkür ederiz. Ayrıca, buluşmamıza ev sahipliği yapan ve birbirinden lezzetli ikramlarıyla etkinliğimize keyif katan Fanus Komünite Kafe’ye de çok teşekkürler.