Ya Rabbi şu okunan ezanlar hürmetine Suriye'nin kurtuluşunu gösterdiğin gibi Filistin'in Gazze'nin Doğu Türkistan'ın ve cümle bilad-ı İslam'ın kurtuluşunu görmeyi de nasip eyle.Amin..
Âsûde olam dersen eğer gelme cihâna
Meydâna düşen kurtulamaz seng-i kazâdan
Ziya Paşa
(Eğer mutlu ve rahat olmak istersen bu dünyaya hiç gelme; çünkü şu hayat meydanına bir defa düşen ızdırap veren dertlerden kurtulamaz.)
Beyaz yakalısı bankamatiğe koşarken, inancından dolayı cezalandırılanlar sokaklara indi.
Depremde de lüks ofislerde kamera karşısında rol kesenlerle bölgeye gidip toza toprağa bulananlar aynı damardan beslenmiyor.
Buna defaatle şahit olduk. İslam'dan beslenmeyen muhabbet nefse kuldur. Bu yüzden Halil bey de diğer şehitlerimiz de en kıymetlilerimizdi. Allah şehadetlerini kabul etsin.
15 Temmuz gecesinde sergilenen fedakârlığın nasıl bir şey olduğunu bu örnek üzerinden idrak etmeye çalışabilirsiniz.
Adam diyor ki "ben sanatçıyım" diyor. "Ben tiyatro yapıyorum." diyor. "Bana ne ülkenin bir köşesinde yaşanan depremden, benim ailem var." diyor. En önemlisi, "ben hayatımı yaşayacağım ya" diyor.
15 Temmuz gecesi şehit olan 251 vatandaşımız da bunları diyebilirdi. Onlarınki de hayattı, candı. Onlar da evlerinde oturup tüm olup bitenin bitmesini bekleyebilirdi. Ama şehit olmayı seçtiler.
Kendi çocuklarını yetim bırakmayı tercih ettiler, başkalarının çocukları yetim kalmasın diye.
Kendi eşlerini yalnız bırakmayı seçtiler, başkaları yalnız kalmasın diye.
Kendi ailelerinin ağlamasını seçtiler, başkaları ağlamasın diye.
İnsan başkası için yaşayabildiği kadar insandır. Bencil olduğu kadar da başlangıç düzeyindedir/hayvandır. Müslüman diğergamdır.
İnsanlık, bu hasletleri unutalıberi, insanlıktan çıkmıştır.
Şairin dediği gibi:
"...ama budandıkça fışkıran da bizleriz;
Ölüyoruz, demek ki yaşanılacak!"
"Sen Allah için neyi terk edersen, Allah sana mutlaka ondan daha hayırlısını nasip eder."
(Müsned, 23074)
İbn Kayyım el-Cevziyye bu hadis üzerine şöyle demiştir:
"Terk edilen şeye karşılık verilen alternatifler çeşit çeşittir.
En yücesi Allah ile ünsiyet bulmak, Ona derin muhabbet duymak,
kalbin onunla mutmain olması, onunla güç bulup zinde olması, onunla sevinip Rabbinden razı olmasıdır."
(el-Fevâid, 107)
Akıl yaşta değil baştadır ama aklı başa yaş getirir.30 umdan sonra bunu gerçekten anladım.Bazı şeyler için çok geç ama insanın yaşamı gerçekten anlamlandırması için yılların geçmesi gerekiyormuş.