Podcast açıyorum. Adı: “Lütfen az konuşun zaten dinlemiyorum” Konuk: arkadaşlarım. Çünkü onlara 5 saatlik ses kaydı atıyorum. (Telefonla konuşmaktan nefret eden ben)
Türk sinema tarihinin en ikonik sahnelerinde hep Kadir İnanır vardı. Selvi Boylum Al Yazmalım'da, Tatar Ramazan'da, Dila Hanım'da...
Özleyeceğiz onu! #Kadirİnanır
Ne yaşamış olursan ol her zaman yeniden başlayabilirsin. Çünkü insan, başına gelenlerden ibaret değildir. Yorulmuş olabilirsin, kırılmış, hevesini kaybetmiş, “artık olmaz” dediğin yerden dönmüş olabilirsin. Bunların hiçbiri son değil. Sadece durak. Hayat bazen seni kenara çeker, nefes aldırır, “bir bak bakalım, gerçekten ne istiyorsun” diye sorar. Cevabı hemen bulamasan da olur. Bulmak zorunda değilsin. Yeter ki vazgeçtiğini sanıp kendini tamamen bırakma.
Yeniden başlamak dediğin şey büyük hamleler de istemez. Bazen sadece sabah yataktan biraz daha az ağırlıkla kalkmaktır. Bazen birine “hayır” demek, bazen de kendine “ben buradayım” diye hatırlatmaktır. Geçmişte yaptıkların ya da yapamadıkların seni mahkûm etmez. Onlar sadece yolun bir kısmı. Öğrenmişsindir, değişmişsindir, başka biri olmuşsundur. Bu bile başlı başına bir başlangıçtır.
Unutma, herkesin hayatı bir yerde dağılıyor. Herkes bir şeyleri yarım bırakıyor, yanlış insanlara inanıyor, yanlış zamanlarda susuyor ya da konuşuyor. Ama sonra… sonra hayat bir yerden tekrar kapıyı aralıyor. Sen hazır ol ya da olma. Mesele o kapı açıldığında “ben artık yapamam” demek yerine, yorgun da olsan içeri bir adım atabilmek. Çünkü insan, en çok da kendine bir şans daha verdiğinde iyileşiyor.