oysa kalbim bas bas bağırıyor ordan: "bak bu kadarı fazla. sana bile fazla. yapma. elini uzattığınla kalmıyorsun ki sen. bu ağırlık bize çok fazla." benim kulaklarım mı sağır? hislerim mi? bilmiyorum. ben bu yükleri nereye bırakacağımı hiç bilmiyorum.
uzattığım ellerime herkes birer yük eklemiş. hatta o, sol elimmiş. öyle ağırmış ki yükler, kalbim aynı kefede olmayı kaldıramamış. ama ben bir de sağ elimi uzatmışım herkese. yeter ki terazi şaşmasın diye.
beni ayakta tutabilecek bir şeyler olmalı. bu psikolojik harp fazla ağır gelmeye başladı. kimseye anlatamıyorum. herkes duysun ama kimse bilmesin istiyorum.
şimdilerde, zamanında sahip olduğum o basit düşüncelerin hayalini kuruyorum. uzun süredir iyi hissetmiyorum. durmadan bir savaş halinde olmak zihnimi çok yoruyor. çabalıyorum fakat ne kadar etkili kestiremiyorum. bazen tanrının varlığına inanmak istiyorum.
benim önce adam akıllı ellere ihtiyacım var. titremeden durmalılar bi kere. tuttuğunu tam tutmalılar. öyle ceplere saklanılıp teni yırtmakla olmaz. hem kalem de tutmaları gerek. öyle eline geçeni kırarak hiç olmaz. yok. böyle olmaz.
bu aralar kendime çok ihtiyacım var. yeterince nefesim kalmadığı halde koşmaya devam ettiğim için. koşmalarım bittiğinde 'nasıl olsa yürürüm' diyebilmek için. bir sebebe gerek olmadan ihtiyacım var. bir türlü bitmeden kendimi kaybetmelerim ya da hiç bulamamış oluşlarım, bir yana.
oysa kalbim bas bas bağırıyor ordan: "bak bu kadarı fazla. sana bile fazla. yapma. elini uzattığınla kalmıyorsun ki sen. bu ağırlık bize çok fazla." benim kulaklarım mı sağır? hislerim mi? bilmiyorum. ben bu yükleri nereye bırakacağımı hiç bilmiyorum.
uzattığım ellerime herkes birer yük eklemiş. hatta o, sol elimmiş. öyle ağırmış ki yükler, kalbim aynı kefede olmayı kaldıramamış. ama ben bir de sağ elimi uzatmışım herkese. yeter ki terazi şaşmasın diye.
ben bugün ağlamamak için dişlerimi sıkarak saatlerce oturdum. bugün bir kapı daha kapandı yüzüme. ama söz halledeceğim. bir gün bu olanların suçlusu kim varsa yüzüne tüküreceğim.
bugün böyle oldu diye yarın da olacak değil. kaçma. düşündüğünün aksine kötüsün. saklama. uyunmayan geceler hep var. sabahlara o geceleri bağırma. sadece ilaç iyileştirmez. ne kadar sızladığını unutma. daha da kalablıklaşacak bu yalnızlık. köşeni kaptırma
çok dağınığım şu sıralar. günleri nasıl bitirdiğimi bilmiyorum. düştüğüm boşlukta battıkça batıyorum. her şeyi ardımda bırakıp uyursam geçer sanıyorum. uyanıyorum, yaşamın sancısı daha çok binmiş gibi hissediyorum.
aynaya her baktığımda bir de ben vurdum kendime. sanki hiç yara almamış gibi bir de ben yara açtım kendime. başkalarına kızdım, başkalarına sinirlendim ama gelip yine kızdığım, hakaretler ettiğim yine bendim. beni kimse sevmedi. ben de kendimi sevmedim zaten. siz de haklısınız.
ben zaten bu dünyada hep fazlalıktım. ben hep bi' kayıptım. unutulan, yeri geldiğinde kan kusulan. benim hiç evim olmadı. üşüdüğümde ellerimi ısıtan... ben hep bir köşede derdimi duvarlara haykırdım. gözyaşlarımı hep elimin tersiyle sildim.