@tu_wien Bilgisayar Mühendisi - Girişimci - Akl-ı selim -@anahtarparti Anahtar Parti Eğitim Politikaları Başkan Yardımcısı - Dijital Dönüşüm - Blockchain - AI
Sığınacak limanımız, dualarıyla yolumuzu aydınlatan kıymetli annelerimize en veciz cümleleri kursak da az kalır.
Başta bu vatan uğruna evlatlarını toprağa veren şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyorum.
Ellerinizden öper, hayır dualarınızı eksik etmemenizi dilerim.
Şanlıurfa'da yaşanan elim olaydan dolayı büyük üzüntü duyduk. Can kaybının yaşanmamış olması teselli verici olsa da bu tür menfur saldırıların giderek artması hepimiz adına ciddi bir endişe kaynağıdır.
Benzer olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, etkilenen tüm öğrenci ve öğretmenlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Uzunca zamandır her şeye geç kalıyoruz. Sonrasında ise geç kalmışlık sendromuyla paldır küldür yetişmeye çalışırken kırıp döküyoruz. Bazen değişimi kutsuyor kültürün ve coğrafyanın gerçeklerini dikkate almadığımız için toplumsal travmalar yaratıyor bazen de değişime direnerek zamanımızı ve fırsatlarımızı karanlığa küfrederek geçiriyoruz. Şimdi yeni bir devrimin eşiğindeyiz. Eğitim dahil hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Devletimiz bütün kurum ve kuruluşlarıyla buna odaklanmalı. Elbette ki önce Akademi. Yapay zekayı kaçırmayalım...
@omercanasafgenc@Yenisehirlioglu Sayın Bahadıroğlu aslında Abdulhamit dizisindeki kadar devlet terbiyesine uygun davransa yeterdi. Ama orda omza el atmak mı :) , peki burda niye yiyor ?
Stefan Zweig, “Dünün Dünyası”nda zamanın yavaş aktığı, üç kuşağın aynı evde yaşadığı bir dünyayı anlatır. Bugün ise çoğumuz onlarca ev, şehir ve hayat değiştirdik.
Fernando Pessoa da hızlanan dünyada insanın kendine yabancılaşmasını yazar.
Zaman hızlandı.
Jenerasyon farkı derinleşti.
Gençleri yargılamak değil, anlamaya çalışmak zorundayız.
Yeni müfredatın (Maarif Modeli) ilk mezunlarını vereceği 2028 yılı için şimdiden bir 'Geçiş Protokolü' şart.
Eski müfredatla mezun olan yüz binlerce gencin, beceri temelli yeni nesil sorularda mağduriyet yaşamaması için sınavda ikili soru kitapçığı veya denkleştirme katsayısı gibi çözümler masaya yatırılmalı.
Belirsizlik, mezun adaylar üzerinde baskı yaratıyor.
@tcmeb@Yusuf__Tekin #YKS2028 #MaarifModeli #EğitimdeAdalet
Sevgili Öğrenciler,
Değerli Öğretmenler,
Yoğun bir eğitim dönemini nihayet tamamladık. Bu süreçte gösterdiğiniz büyük emeklerinizle, güzel bir dinlenmeyi fazlasıyla hak ettiniz.
Önünüzdeki iki haftalık tatilin, hem zihninizi tazelemeniz hem de sevdiklerinizle keyifli vakit geçirmeniz için harika bir imkân olmasını diliyorum. Yeni döneme çok daha zinde ve motive bir şekilde döneceğinize yürekten inanıyorum.
Sağlıklı, huzurlu ve mutlu anılar biriktirdiğiniz bir tatil dönemi olması dileğiyle...
🚨AKP ve MHP’yi Tedirgin Edecek Anket Sonucu
Hatem Ete, Anahtar Parti’nin seçmen kitlesini değerlendirdi:
Büyük oranla AKP ve MHP’den 3. derecede ise; ilk defa oy kullanacak seçmenin oyunu almaktadır.
AKP ve MHP’den sürece yönelik rahatsızlık duyan seçmen kendisine adres olarak Anahtar Parti’yi bulmuş durumda. Her iki partiden 2-3 puanlık bir geçiş oluşturuyor.
24 Kasım Öğretmenler Günü’nde değerli öğretmenlerimizle bir araya geldik. Kendilerini “atanamayan öğretmen”, “ücretli öğretmen”, “PiKTES öğretmeni” ya da “özel okul öğretmeni” olarak tanıtsalar da, bizim gözümüzde her biri geleceğin mimarıdır: ÖĞRETMENDİR.
İyi ki varsınız, iyi ki bu ülkenin çocuklarına yüreğinizle dokuyorsunuz.
Dijital Çağın Petrol Kuyuları
Veri Merkezleri ve Kayıp Egemenlik
Geleceğin Savaşı Başladı Bile
yüzyılın petrol kuyuları, 21. yüzyılın veri merkezleridir. Bu basit görünen analoji aslında çağımızın en büyük stratejik gerçeğini ortaya koyuyor. Nasıl ki sanayi devriminde petrolü elinde tutan ülkeler dünyaya egemen olmuşsa, dijital çağda da veriyi en iyi işleyen uluslar yeni dünya düzenini kuracak.
Ancak asıl tehlike şurada gizli: Egemenlik, artık sadece teknoloji transferi yapmak ya da yabancı yazılımları kullanmak değil. Egemenlik, eğitimden tarıma, sanayiden ormancılığa kadar her alanda kendi verilerimizi üreterek süreçlerimizi yeniden planlayabilmek demek. Aksi takdirde, başkaları gelip bizi bizden daha iyi tanıyacak ve üstünlük kuracak.
Veri Merkezleri: Yeni Çağın Stratejik Silahı
Veri merkezlerinin gücü, sadece bilgileri depolamakla sınırlı değil. Amazon'un perakende devrimini nasıl yarattığını düşünün: Milyonlarca müşteri davranışını analiz ederek, kişiler daha ne istediğini bilmeden önce ona ulaştırdılar. Netflix, izleyicilerini o kadar iyi tanıyor ki, hangi sahnede video duraklayacağını bile önceden biliyor.
İşte aynı mantık ülke yönetiminde de geçerli. Çin'in "Akıllı Şehir" projelerini ele alalım: Shenzhen'de trafik akışından hava kalitesine, enerji tüketiminden suç oranlarına kadar her şeyi gerçek zamanlı izleyip optimize ediyorlar. Sonuç? Şehir yönetiminde %30 verimlilik artışı, %40 enerji tasarrufu.
Singapur, tarım arazisi olmayan bir ada ülkesi olmasına rağmen, dikey tarım veri merkezlerinde yetiştirdiği sebzelerle gıda güvenliğini sağlıyor. Hollanda, sera tarımında IoT sensörleri ve AI analitiğiyle domatesin her santimetrekaresi için optimum üretim yapıyor ve dünyada domates ihracatında ikinci sırada.
Dijital Gecikmenin Ağır Bedeli olur!
Türkiye'de bir çiftçi hâlâ "göz kararı" su veriyor, Hollandalı meslektaşı ise milimetrik nem ölçümü yapıp yapay zeka algoritmasıyla sulama yapıyor. Bizim orman mühendisimiz haritaya bakıp ağaç sayarken, Finlandiya'daki meslektaşı uydu görüntüleri ve LiDAR verileriyle her ağacın yaş, boy ve karbon depolama kapasitesini biliyor.
Bu sadece verimlilik farkı değil, egemenlik farkı. Çünkü veri üretmediğimiz her alanda, başkaları bizim yerimize üretiyor ve bizi yönetiyor.
McKinsey'in 2023 raporuna göre, veri analitiklerini etkin kullanan şirketler pazarda %126 daha fazla büyüyor. Ülkeler için de durum aynı. Estonya, e-devlet altyapısıyla vatandaşlarının %99'una dijital hizmet veriyor ve kamu harcamalarını %2 GDP düşürmeyi başardı.
Yeni Dünya Düzeninde Güç Dengeleri
Veri merkezleri, ülkelerin jeopolitik konumunu da değiştiriyor. İzlanda, soğuk iklimi ve temiz enerjisiyle Google, Facebook gibi devlerin veri merkezi üssü haline geldi. Singapur, Asya-Pasifik bölgesinin dijital hub'ı olarak konumlandı. İrlanda, vergi avantajlarıyla Avrupa'nın teknoloji merkezi oldu.
Ama asıl güç, veriyi işleyip değer yaratabilmekte. ABD'nin Silicon Valley'i, Çin'in Shenzhen'i, İsrail'in Tel Aviv'i... Bunlar sadece teknoloji kümeleri değil, veri üretip işleyen ekosistemler.
Türkiye'nin Dijital Kader Anı
Türkiye şu an kritik bir kavşakta. Ya kendi sektörlerinde veri üretmeye başlayacak, ya da başkalarının ürettiği verilerle yönetilecek.
Almanya'daki Mercedes fabrikası, Türkiye'deki otomotiv sanayimizden toplanan üretim verilerini analiz edip bizden daha verimli üretim yapabilir. Brezilya'nın agro-teknoloji şirketleri, bizim tarım desenlerimizi inceleyip daha iyi mahsul planlaması yapabilir.
Çözüm sadece teknoloji almak değil. Çözüm, eğitimde her öğrencinin öğrenme verilerini toplayıp kişiselleştirilmiş eğitim yapmak. Tarımda her tarladan toprak, iklim, mahsul verisi toplayıp optimize üretim yapmak. Sanayide her üretim hattından kalite, verimlilik, enerji verisi toplayıp sürekli iyileştirme yapmak.
Son Çağrı: Dijital Egemenlik Ya Da Dijital Sömürge
Tarih bize gösteriyor ki: Sanayi devrimini kaçıran toplumlar sömürge oldular. Dijital devrimi kaçıranlar ise dijital sömürge olacaklar. Fark şu ki bu sefer fiziksel işgal yok, sadece veri işgali var. Ve çok daha etkili.
Veri merkezleri yeni petrol kuyularıdır. Ama petrolden farklı olarak veri tükenmez, sürekli üretilir ve işlenir. Bu kuyuları kurmayan, verilerini üretmeyen, dijital üretim süreçlerini geliştirmeyen ülkeler, sadece hammadde ihraç eden geçmiş dönemin sömürge ülkeleri gibi kalacaklar.
Seçim bizim. Ya dijital egemen olacağız, ya da dijital sömürge. Üçüncü seçenek yok.
Cumhuriyetimizin 102. yılı ve partimizin kuruluş yıldönümü vesilesiyle parti yönetimi olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurundaydık.
Cumhuriyetimizin değerlerini yaşatmak, ülkemizi hakettiği yarınlara taşımak için azimle çalışmaya devam edeceğiz. 🇹🇷 #BizSeninleBirOlduk