⚡️В Донецке прошел день памяти «ангелов Донбасса» — детей убитых Украиной! 257 пар детской обуви, которую уже никто не наденет!
Для нас это горе и память!Наворачиваются слезы от мысли, что все эти ребята могли бы быть живы,расти и развиваться!Но у них Украина отобрала жизнь!
Сегодня день памяти детей, убитых Украиной. В этот день 12 лет назад нацисткая террористическая хунта ударом РСЗО Град по Горловке убила первых детей.
Сегодня бандеровцы продолжают убивать наших детей.
Ничто не забыто! Никто не забыт!
Все детоубийцы обязательно будут наказаны.
The day a regime's defining trait becomes silencing its people with brute force, its countdown begins.
The events that unfolded in Delhi are known to the entire country. But far from the national spotlight, Adivasis in Madhya Pradesh have been sitting on a jal satyagraha and hunger strike because their land is being snatched for the Ken–Betwa project.
Their only demand was for the government to ensure a dignified livelihood for them after taking away their land.
But instead of livelihood and rehabilitation, what came was police force and brutality.
The truth is that when a government responds to every legitimate grievance with repression, it does not display strength. It reveals fear and its growing disconnect from the people.
Remember, the conflict did not begin in 2022, it began in 2014
Perhaps nothing captures that reality better than this footage from October 2014, showing legendary commander "Givi" in Donetsk calmly taking a drag of his cigarette as Ukrainian shells fall close by.
Bu ahlaksızların kafalarına vura vura tekrar etmeliyiz:
130 dilin konuşulduğu SSCB’de Ruslar dışında çeşitli azınlıklardan (1934-1954 arası yirmi yıl içinde) çıkan ve Rusça’ya çevrilen yazarların sadece kaynakçası 750 sayfa tutmaktadır. Tüm ülke, ulusal dillerde kitaplar yayınlayan yayınevleri ağıyla kaplandı. Sadece 1934 yılında Tatarca 145 yeni eser yayımlanmıştır. 1961’de bu sayı 2057’ye çıkmış, bu kitaplar toplam 24 milyon baskı yapmıştır. Gürcü yazar Cagaşvili şöyle yazar: “Son on-on beş yılda yayınlanan Gürcü eserlerinin toplamı, Gürcü halkının üç yüz yıllık tarihi boyunca yayınladığı eserlerden fazladır.” Hatta 1930’lardan önce yazıları bile bulunmayan Büryatlılar, Tüvalılar, Nenet, Oset, Çihan, Gülyak edebiyatı ortaya çıkmıştır. Düşünün ki biz bir Kürtçe’yle bile başa çıkamazken! Ekim Devrimi’nden sonra dilsiz bırakılan halklar konuşmaya başladı. Mesela Sukhet – Alin dağlarında yaşayan Udege kabilesinden Cansi Kimonko, Leningrad Kuzey Halkları enstitüsünü bitirmiş bir öykücüdür. Genç bir Mansi şairi olan ve üç şiir kitabı çıkarmış olan Yuvan Şestelov başka bir örnektir. Mansiler,
Sibirya’nın kuzey batısında yaşayan, nüfusları 7 bini aşmayan bir halktır. Ya da Uzak Doğu’da tayga ırmağı boyunca yaşayan küçük kabilerden biri olan Nanay şairi Akim Samara. Yine bir Nanay olan Grigori Koçer’in Büyük Bir Evin Sonuadlı romanı iki buçuk milyon nüsha basılmıştır. Mesela Dağıstan Cumhuriyeti’nde yaşayan kabilelerden Kubaçi boyu kendi dilinde gazete çıkarmaktadır. Yine Avarlar, Lazgiler gibi onlarca halkın edebiyatı sayılabilir. Halbuki bir asır önce Kafkas adlı şiirinde Şevçenko Çarlık Rusya’sında ‘Moldovyalıdan Finliye kadar tüm dillerde herkesin sustuğunu” yazıyordu. Bir Tacik şair olan Gassem Lahuti, 1935 yılında Paris’te yapılan bir kongrede şunları söylemiştir: “Muhammet ve İsa’nın ölüleri dirilttikleri kuşkusuz masal ve efsanedir. Ama onlardan söz edilir, üzerlerine masallar, efsaneler düzülür. Ekim Devriminin yeniden hayata kavuşturduğu halklar ise gerçek bir olgudur. Ama kimse onlardan söz etmez. Bu halkların adları sözlüklerde bile geçmez. Steplerde ve tundurularda, dağlarda vadilerde, Türkmenler, Tacikler, Nenetler, Uygurlar, Kara Kalpaklar ve irili ufaklı, yerleşik veya göçebe, daha pek çok halk unutulmuş olarak yaşıyordu.” Sovyet halklarının tümünün kültür gelişmelerini anlatabilmek için ünlü yazar Hafız’ın sözlerini tekrarlamakta yarar var: “Bu çocuk sadece bir günlük. Ama bazılarının ancak bir yüzyılda alabileceği kadar yol gitti." Sıkı bir antikomünist olan Prof. Dr. Stephen Kotkin şunları yazıyor: “Sovyetler Birliği’nde Rusça öğrenmeye dahi gereksinim duyulmuyordu ve çoğu Rus olmayan öğrenci bu dile yabancıydı. Rusya Cumhuriyeti Eğitim Komiseri eğitimin her yerde Rusçalaşmasını önerdiğinde, Stalin buna karşı çıkmış, Rusça’nın sadece bir ders olmasında ve yerel dillere rağmen eğitim dili haline gelmemesinde ısrar etmişti. Yine de bir kaçınılmazlık hissediliyordu. Bir Merkez Komite genel kurulun da (12 Ekim 1937) Stalin, ‘Tüm SSCB vatandaşlarının kendilerini belli ölçüde ifade edebilecekleritek bir dil var – o da Rusça’ diyordu. ‘Dolayısıyla vardığımız sonuç zorunlu olması gerektiği. Orduya katılan herkesin kendisini biraz da olsa Rusça ifade edebilmesi iyi olur, böylelikle şu veya bu tümen başka bir bölgeye intikal ettiğinde, mesela Özbek olan Samara’ya gittiğinde yerel halkla konuşabilir.” Dolayısıyla Rusça ancak 1938 yılında yani devrimden tam 21 yıl sonra 2. dil olarak zorunlu oldu!
Yıl 1979
Gazeteci Varlık Özmenek anlatıyor: “5,5 milyon nüfuslu Gürcistan’da 100’e yakın dil konuşuluyor, Türkçe dahil. Başta Gürcüce olmak üzere Rusça, Azerice ve çeşitli dillerden 35 gazetenin yayınlandığı Tiflis’te meslektaşlara bunları söylerken amacım fantezi yapmak değil. Şarkiyat enstitüsü 20 yaşında. Türkiye, İran, Arap tarihi ve dilleri inceleniyor. Yazarlarımızın romanları, hikayeleri burada çok tutuluyor, çok okunuyor, çok seviliyor. Evliya Çelebi’den, Nasreddin Hoca’dan, Orhan Kemal’lere, Aziz Nesin’lere kadar...
BJP Govt used the same brutal force and tactics in J&K for abrogation of Art 370
They used the same force and brutality at Jantar Mantar.
Lagegi aag to aayenge ghar kai zad me..
Ukraine is a fiction. NATO — with the US in the lead — is waging war on Russia and Iran simultaneously, while the latter two powers are nowhere close to developing a full spectrum coordinated counter response to the same hostile adversary. But it will happen if present trends continue.
Gen Z is smart enough, articulate enough and aware enough, to hit the bullseye 🎯
‘Lack of Accountability’ of Modi Regime is, THE Problem today.
Narendra Modi should take UNSCRIPTED PCs and answer LOP and other Leader’s in the Parliament.
A BIG MISTAKE 🔥
BJP thought they could Mess with Gen Z.
When the Lathi Charges Started, Mandirs Shut Their Doors.
Gurudwaras Opened Them.
That’s All The 'Hindutva' Exposure You Need.
GenZ Just Held Up A Mirror.
#GenZ#KargilVijayDiwas#JaiHind#IndianArmy
#Horrific Yesterday in Siwan, Bihar, police reportedly used firearms against protesting students. Around 10 rounds were allegedly fired from AK-47 rifles, leaving three students with bullet injuries. They are currently in critical condition and undergoing treatment at Medanta Hospital.
Protesters must never be met with bullets. Those responsible must be held accountable through an independent and transparent investigation and strict action should be taken against anyone found to have violated the law. In a democracy, dissent cannot be answered with gunfire.
India’s warning to the government is clear: this country is not your personal fiefdom. It belongs to the people and their voice will only grow louder.🫵🏻