Birliğimizin de üyesi olan Avukat Emin Vahap Şimşek üyesi olduğu Şişli Belediye Meclisi’nde "Kent hakkı" kavramını yerel yönetimlerin sorumlulukları ve kent güvenliği bağlamında ele aldı. İzlemeniz dileğiyle…
Tamamı: 👉https://t.co/do9uR80xvt
Geçmiş yıllarda kamu yararı kisvesiyle doğayı, yaşamı hedef alan uygulamalar kamuoyu vicdanını yaralamıştır. Doğanın yeşili Dolar'ın yeşiline feda edilemez.
Üstün kamu yararı, ortada birden fazla, birbiriyle çelişen kamu yararı olduğu durumda, karar vericiler için birini diğerine tercih etme nedeni olmaktadır. Üstün kamu yararı, daha çok çevresel değerler üzerinde olumsuz etkilerde bulunacak sanayileşme ve kentleşme faaliyetleri;
Kamu yönetimleri üstün kamu yararını daha çok ekonomik kazanç ve menfaatlerde görürken, yargının doğal kaynakları ve çevreyi korumada gördüğü bilinmektedir.
Kamu yararı rantı değil insanı merkezine almalıdır.
Üç yüzeyli kaide üzerinde yükselen anıtta Mumcu’nun farklı şekillerde betimlenmiş üç büstü yer almaktadır. Kaide yüzeyleri aynı zamanda kitabe yüzeyi olarak kullanılmıştır. Üç yüzeyde de Uğur Mumcu’ya ait bir alıntı yer almaktadır.
Yer: HALASKARGAZİ
Kaynak: Şişli Gezi Rehberi
Gazeteci, araştırmacı ve yazar Uğur Mumcu (1942 – 1993), 1993 yılında suikast sonucu hayatını yitirmiştir. Tasarımı mimar Erhan İşözen’e ait anıt, gazetecinin anısına 1996 yılında yaptırılmıştır.
“Beykoz Tokatköy, gece 03.00 sularında kentsel dönüşüm adı altında evlerin yıkımı için yüzlerce polis tarafından kuşatıldı. Evlerinden polis zoruyla çıkartılan yurttaşlar sinir krizi geçirdi.
Kentsel alanda deği��iklik yaratırken yerleşik halkı sürecin hiçbir noktasına dahil etmeyen sermaye dostu anlayış kabul edilemez. Kent ve barınma hakkını gaspeden, kent kimliğini hedef alan bu zorba ve halk düşmanı anlayış kaybetmeye mahkumdur.
İktidarın Gülşen'e karşı bir süredir devam eden rahatsızlığının asıl nedeni sinmeden kendi yaşam tarzını savunarak AKP tahakkümünü yerle bir etmesidir.
Gül��en yalnız değildir, Gülşen'i serbest bırakın!
Tarafsızlığını yitirmiş yargının beğenmediği bir ifade yüzünden hukuku sopa yapmasını kabul etmiyoruz. Gülşen'in aylar önce yaptığı bir konuşmayı özel bir operasyonla piyasaya sürüp hedef gösteren elin hedefi laik yaşam tarzı ve ifade özgürlüğüdür.
Girik’in 1989-1994 yılları arasında Şişli Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğü süreç kamu emekçilerinin sendikalaşma sürecine denk gelir. Bu dönem 1980 askeri faşist darbesinden sonra Türkiye işçi sınıfının başta Zonguldak maden yürüyüşü olmak üzere bahar eylemleri ve
gözaltına alınan, yaralanan her bir emekçiyi takip eden Fatma Girik belediye emekçileri gözaltında faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybetmesin diye karakol karakol dolaşıp, başkan yardımcıları ile emniyetten hastaneye bizzat iz sürerdi.