Utanç verici, bir o kadar da tüm İstanbullular için korkunç ve tehlikeli bir açıklama bu.
İstanbul emniyeti bu açıklamayla diyor ki ben canımın istediğine canımın istediğini yaparım, biri bir iddiada bulursa da yalan deyip geçerim.
Siz yaptığınız hukuksuzluklar duyulmasın diye milletvekillerini emniyet binasına almaktan bile korkan, onca insanın yanı sıra yakın zamanda Sevgili Mücella Yapıcı’ya karşı aynı suçu işlemekten mensupları mahkum olmuş bir kurumsunuz, çıkmış anlamadan, dinlemeden ve de utanmadan ne anlatıyorsunuz?
Ne zaman iddiaları araştırdınız da “mevzuata aykırı bir durum olmadığını” tespit ettiniz?
Şöyle bir durumda ortalama bir “devlet” kurumunun yapabileceği tek açıklama “duyduklarımız karşısında utanç içindeyiz, derhal araştırıp tüm sorumlular hakkında gereğini yapacağız” olabilirdi!
Ama kolluk kuvvetleri Anayasa’ya ya da hukuka ya da halka değil Saray’a bağlı çalıştığı için belli ki işkence yapmaktan da bir kadının işkence iddialarıyla ilgili şu dille açıklama yapmaktan da ne korkuyor ne de utanıyorlar.
Lakin kimse aklından çıkarmasın,
işkence zaman aşımı olmayan bir suçtur.
@barisyarkadas 13 seçimdir yenildiği halde koltuk hırsı yüzünden bizi kendine mahkum eden birine oy verdiğim için tüm Türkiye halkından özellikle de yüreğini ortaya koyan hapislerde yatanlardan ve en öncede kendimden ÖZÜR diliyorum. Bu pisliklerin içeriğini bu kadar sene göremediğim için.
Anayasal hakkımızı kullanarak TRT’nin önüne yürüdük ve taleplerimizi bir kez daha dile getirdik.
TRT’den beklentimiz nettir: Tarafsız, sağduyulu ve masumiyet karinesini esas alan bir yayıncılık. Kamu yayıncısı olan TRT’nin; suçları kanıtlanmamış kişiler hakkında yürüttüğü taraflı yayıncılıkla ailelere ve çocuklara yaşatılan zulme artık son vermesini istiyoruz.
Bu ülkede herkesin adil yargılanma hakkı vardır ve bunun güvencesi şeffaflıktır. Mahkeme süreci TRT’den canlı yayınlansın! Halk doğruları kendi gözleriyle görsün.