Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
Kim uydurmuşsa "ahlaki üstünlük" diye bir kavram vermişler eline.
Kimi neyle suçluyursa, kendisi mislisini yapıyor.
Aziz İhsan Aktaş'ın zırhlı aracına yıllarca neden bindiğini açıklayamıyor.
Şimdiki Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolatın, İstanbul İl Başkanıyken, belediyelerden tahsilat için 10 milyon TL istediği ve İmamoğlu'nun bu kampanyada bu rüşvete katkı sağlamadığına ilişkin şikayet videosuna yorum yapamıyor.
Erdoğan Toprak'ın, KK'dan aldığı talimat üzerine TV kurmak için belediyelerden milyonlarca para tahsil ettiği iddiasına cevap veremiyor.
Genel Başkanlığı kaybettiği kurultaydan sonra sürdürdüğü siyasi faaliyetlerinin, finansal kaynaklarını açıklayamıyor.
AKP ile kurduğu ilişkiler başta olmak üzere, daha sayarım da burada susayım.
AKLANAMIYOR, ARINAMIYOR, ARLANAMIYOR.
ASKERİ ARAZİLERE
YAPILAN LÜKS SİTELER
Gürkan Akgün savunmasında İstanbul'un askeri alanlarına yapılan lüks siteleri tek tek gösteriyor. (Fotoğraftaki yer Çekmeköy)
Akgün "Bu mu sosyal konut. Biz bu anlayışla mücadele ettik ve tutukluyız" dedi. #İBBDavası
Hem milliyetçi hem de NATO'cu olunmaz.
Hem NATO'ya itiraz etmeyip, hem de ulus devleti koruyacağız diyenler, yalancıdır.
Sahte milliyetçi liderlerden sakının.
Bakın bakalım, hiç NATO'ya lâf etmişler mi?
Bodrum’da plajdaki fiyatlardan bahseden gazeteci Volkan Manav:
- Şimdi size bir şey göstereceğim ama gerçekten inanamıyorum ya!
- Böyle bir fiyat farkı olamaz.
- İki tane plaj yan yana, biri 150 TL, diğeri 6000 TL…
- Şuradaki otelim plajı için fiyat sordum, kişi başı 6000 dediler. İki kişi 12 bin TL.
- Diğer yandan buraya da iki şezlong attık kişi başı 150 TL, toplam 300 TL.
- Bu nasıl fiyat farkı ya!
İBB soruşturması: Tutuklu birçok kişi 1 yılı aşkın süredir iddianame bekliyor
Arzu Can da onlardan biri
Aynı dosyada yer alan eşi, tahliye edildi ancak 22 yıllık işini kaybetti
14 yaşındaki oğulları okulu bıraktı, intihara teşebbüs etti
@alicanuludag
https://t.co/12TgKRNVVI
🔴Zeynep Oral Silivri'den isyan etti
📌"Ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. Burada gizli kapaklı iş yapıyorlar, içim acıyor..."
🔗https://t.co/3Md4RDKGJL
Lütfen hep beraber avaz avaz bağıralım...Bu gibi doğal,kültürel ve kent kırımı davalarında YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERMEYEN veya GECİKTİREN İDARİ YARGI MENSUPLARI DA BİRİNCİ DERECE SUÇLULAR ARASINDADIR...VE BİR GÜN MUTLAKA EVRENSEL HUKUK TARAFINDAN YARGILANACAKLARDIR... YARGILANACAKLARDIR....
🗨️ "Bu yasanın ne için, kim için çıkarıldığı çok açık. 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan tutuklama işi, geride kalan herkese dair bir gözdağıdır, bir mesajdır"
🔴Evrensel Ankara Muhabiri Doğa Baskan, gazetemizin sitesinde yayından kaldırılan bir haber nedeniyle TCK 217/A yani “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu”ndan tutuklandı
Sorguda TEMA gönüllüsü teyzelere ne bir eylem ne bir yasadışı faaliyetleri gösterilmişti ne de önlerine bir telefon irtibatı konmuştu. TKP/ML üyesi oldukları önkabulüyle matbu sorulara muhatap olmuşlardı.
İfade tutanaklarını açtım. Gerçekten de hepsine aynı sorular sorulmuştu:“Herhangi bir sendika, parti, dernek üyeliğiniz var mı”, “Daha önce hakkınızda adli işlem yapıldı mı”, “TKP/ML ile bağlantınız nedir, örgütle nasıl tanıştınız”, “Örgütün yapılanması hakkında bildiklerinizi anlatınız”, “Örgüt içinde kod isim kullandınız mı”, “Örgüt size silahlı/ silahsız eğitim verdi mi”...
Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Hasan Sınar, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından geçen 15 aylık süreçte Özgür Özel’in rüştünü ispatlayarak gerçek bir liderlik sergilediğini belirtti.
▪️ Liderliğin baskı altında, tıpkı karbonun elmasa dönüşmesi gibi şekillendiğini söyleyen Sınar, Özgür Özel'in tüm asimetrik saldırılara rağmen geniş kitlelerin umudu olmayı başardığını vurguladı.
▪️ Kılıçdaroğlu ile tokalaşmasına yönelik eleştirilerin aslında toplumun Özel'den duyduğu yüksek beklentinin ve sevginin bir yansıması olduğunu ifade etti.
▪️ İktidarın bu liderlik yükselişine asla seyirci kalmayacağını ve engelleme operasyonları yapacağını belirterek, her şeye rağmen yoldan geri adım atılmaması gerektiğinin altını çizdi.
Timur Soykan: "Dünyaya en büyük barbarlığı yaşatan, tarihin utancını yaşatan Trump'ı, onların Avrupa'daki işbirlikçilerini güzel ağırlayacaklar diye, güzel ağırlıklar ağırlayacaklar diye halkına işkence, halkına eziyet yapıyorlar.
Macron için park kapatmışlar arkadaşlar, Macron sabah koşusu yapıyormuş Fransız Cumhurbaşkanı koşacak diye parkı kapatıyorlar.
Taksim, 1 Mayıs olur kafesin içindeyiz; 8 Mart olur kafesin içindeyiz. Bu halk çok fazla. Gerçekten bu halk, bu saray için çok fazla olmaya başladı. Kafeslemekten yoruldu adamlar…"
Ankara’daki NATO Zirvesi’nde akreditasyonu reddedilen basın kuruluşlarının büyük bölümünün tarafsız ve bağımsız eleştirel muhalif medya olması ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Eğer karar tamamen NATO’nunsa, NATO Türkiye’de hangi gazetecinin muhalif olduğunu nereden bilmektedir? Bu, hayatın olağan akışına uygun değildir.
Eğer Türkiye’deki kamu kurumlarının bu süreçte herhangi bir katkısı olduysa, bunun hukuki ve siyasi sorumluluğu açıklanmalıdır.
Basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil, milletin haber alma hakkıdır.
@ankahabera@halktvcomtr@szctelevizyonu@gazetesozcu@nefesgazete@cumhuriyetgzt1@medyascope
Şair, yazar Ataol Behramoğlu'ndan Kemal Kılıçdaroğlu'na:
"Son seçimde cumhurbaşkanı adayı olmaması gerektiğini bu sütunda birkaç kez yazdım.
Buna karşın yine tıpış tıpış gidip elbette lehinde oy kullandık ve yazık ki yine kaybettik.
Anketlerde açık ara önde görünen adaylardan biri seçime girse, bugün belki bambaşka bir Türkiye’de olurduk. Yazık ki olmadı.
Şimdi bulunduğumuz içler acısı durum Kılıçdaroğlu’nu üzmüyor mu?
Görünen o ki üzmüyor.
Dün adalet için yüzlerce kilometre yürüyen siyasetçi, bugün o günkünden daha açık olarak AKP yandaşı olduğu görülen bir yargıyı alkışlıyor.
Butlan kararını siyasi bulmadığını söylüyor. İBB davası denen zulüm süreci hakkında bir eleştirisi yok.
Hatta açıkça dile getirmese de bu adaletsizlikleri, yıllarca genel başkanlığını yaptığı partisine bu yıkıcı saldırıları, pek sevdiği “arınma”nın gereği olarak gördüğü anlaşılıyor...
Sözcü televizyonundaki tavrına ve söylediklerine yapılan eleştirileri tekrar etmeyeceğim.
Ben, yazının girişinde sözünü ettiğim TV programındakiyle taban tabana zıt bir Kılıçdaroğlu gördüm.
Sükûnetini yine korumaya çalışsa da zaman zaman patlamamak için kendini zor tuttuğu görülüyor, fırsat yakaladığını düşündüğü yerlerde sözü gereksizce uzatıyor, kendisine yöneltilen soruyu soruyla yanıtlamak gibi sıradan polemik yöntemlerini sıklıkla kullanıyor, genel merkeze polis saldırısının onun isteğiyle yapıldığını gösteren belgeli kanıtları görmezden gelmeye çalışıyor, zaman zaman (benzetme hoş görülsün) kükreyen fare örneğini anımsatırcasına sesini yükselterek sözüm ona Erdoğan’a yükleniyordu.
Selahattin Demirtaş’ın yıllarca hapiste kalmasına yol açan dokunulmazlığın kaldırılması kararından ötürü pişmanlık duymadığını söylemesi, onu hapishanede defalarca ziyaret ettiğini söyleyerek kendini aklamaya çalışması, ölümüne neden olduğu birinin mezarını ziyaret etmekle sorumluluktan kurtulmuş olunacağını sanmak kadar tuhaf ve duygusuzcaydı.
Sayın Kılıçdaroğlu! Önemli olan bugün, şu anda ne yapmakta olduğunuzdur.
Yükselen CHP ve halk muhalefeti karşısında paniğe kapılan iktidar ve destek aldığı dış güçler, bu yükselişi durdurmak için her türlü kötülüğü yapıyor.
Ülkenin kalbur üstü aydınlarından sokaktaki sıradan yurttaşa kadar milyonlarca insanımızın apaçık gördüğü bu gerçeği siz ve yandaşlarınız görmüyor musunuz?
Nasıl görmezsiniz?
Son TV programında, “Ülkeyi bu duruma kim getirdi, Erdoğan değil mi?” diye kükrüyordunuz.
Ülkeyi getirildiği bu durumdan, arındırma masalıyla CHP oylarını yüzde üçlere, beşlere düşürerek Erdoğan’a bir seçim daha kazandırarak mı kurtaracaksınız?
Yol henüz tükenmemişken CHP’nin seçilmiş genel başkanıyla el ele vererek partinizi ve muhalefeti daha da yükseltin ya da ısrarınızdan vazgeçerek ülkemizin demokrasi ve bağımsızlık tarihine adınızın kara harflerle yazılmasına engel olun.
Bilinçli bütün yurttaşlar, bütün vatanseverler sizden bunu bekliyor.
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Birkaç gün sonra dünyanın savaş baronları, masum insanların üzerine bomba yağdıran alçaklar, namussuzlar, haysiyetsizler, Epstein belgelerinde adı geçen sapıklar Türkiye'ye gelecekler diye duvarların önüne brandalar çekiyorlar. Harıl harıl boya yapıyorlar. Oraya buraya çiçek dikiyorlar, görüntüyü düzeltmeye çalışıyorlar.
Şu yaşadığımızı dünyanın görmesinden utanıyorlar! Bizi dünyanın görmesinden utanıyorlar ama bunları bize yaşatmaya utanmıyorlar!"