Yine başladık;
Sana konser yaptırmayacağız…
Seni bitireceğiz…
Müzik dünyasından sileceğiz…
1. Ben ismimi örgütlerle, derneklerle, partilerle kazanmadım ki kaybedeyim.
2. Konser benim şahsi meselemdir. Cumhuriyet hepimizin ortak meselesidir. Tercih yapmam gerekirse Cumhuriyeti seçerim ve arkama bakmam.
3. Yaşadığım sürece de işimi yapmaya devam edeceğim. Siz istiyorsunuz diye üzerimize yağmur yağacak değil.
4. Önüne konser kemiği atarak susturduğunuz, tehditlerle kapı kulu yaptığınız, parayla terbiye ettiğiniz, medya gücüyle esir aldığınız zevatla da beni aynı kefeye koymanıza asla izin vermem.
5. Her konserden sonra söylediğim gibi;
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti,
Yaşasın Laik Cumhuriyet,
Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk…
Antalya'da direksiyon sınavı sırasında araçtaki kadın usta ��ğreticiyi taciz eden komisyon üyesi tutuklandı.
Bir okulda okul müdürlüğü yaptığı öğrenilen şahıs açığa alındı:
"Bir elimle kendimi korudum, diğer elimle video kaydı açıp şahsı gizlice kayda aldım.
Adaylar etkilenmesin diye sınavın bitmesini bekledim.
Böyle bir insanın eğitim camiasında görev yapmasını istemiyoruz."
Sevgili takipçilerim :
Fikirlerinize her zaman özen göstermişimdir. Sizin için aşağıdakilerden hangisindeki paylaşımları arttırmam sizler için daha değerli olur?
Kendi memletimiz Antalyada sahilden araçla geçiyoruz,
Türkcell kendi kendine Yunan şebekesine bağlanmış, faturaya da yurt dışı tarifesi gereği 400 TL yansıtmışlar,
İade edin diyoruz; yok,
Çözüm sunun diyoruz; yok,
Siz harami misiniz?
@Turkcell
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Cumhur İttifakı bu vatan haini, cinayetlerinden gurur duyan katili hala ileri geri konuşturuyor ya, yazıklar olsun emeği geçenlere, görevini yapmayanlara, utanmayanlara, sorumlu olanlara.
Marketten aldıkları paketli kek, 6 yaşındaki çocuğun hayatına mal oluyordu.
Şölen Luppo Sufle marka ürünün içindeki koruyucu paketi çikolata sosu sanarak tüketen çocuk, ölümle burun buruna geldi.
Paketin içerisindeki demir tozu çocuğun i�� organlarına yapıştı.
Antalya’da yaşanan olayda ailenin dikkati ve zamanında müdahalesi sayesinde çocuk hayata tutundu:
“Basit bir şeydir diye düşünerek hastaneye gittik. Röntgende, kekin içinden çıkan paketteki demir tozunun çocuğumuzun bağırsaklarına ve ciğerlerine yapıştığını, vücuttan kendiliğinden atılamayacağını öğrendik. Oğlum sonrasında nöbet geçirdi, kaybediyoruz sandık. Her şey çok korkunçtu…”
Şu postun altındaki yorumları okuyun.
Eleştirmek başka, hakaret başka. Bu çocuk mesela ne yapmış olabilir kimseye?
Adam, bu yaşında Real Madrid gibi bir klüpte 11 oynuyor. Milli takımda da tek başına bir şey yapması mümkün değil, forvet yok takımda.
Nedir bu kompleks, kıskançlık bu millette ben anlamadım. Gurur duymanız gereken 21 yaşındaki değeri, böyle mi sahipleniyor bu millet? Bir tane maçla ilgili yorum yok, ne adamın sesi kalmış, ne karakteri kalmış, ne başka bir şeyi kalmış.
Sorsan yazanlara sen ne yapıyordun 21 yaşında diye, 1 kişi cevap veremez.
Temel bir gün cehenneme düşüyor. Her kazanın başında bir zebani, çıkmak isteyeni itiyor geri aşşağı. Bizimkilere geliyor sıra, kazanın başında kimse yok. Soruyor : "Niye biz de zebani yok?" , cevap veriyorlar : "Gerek yok çünkü zaten çıkmak isteyeni kendileri çekiyorlar..."
Bu ülkenin başarıyla derdi var; bu yüzden başarı gelmiyor, gelirse adamın içinden geçiyorlar çünkü dostum. Hayal kırıklığı falan bahane.
Rolls-Royce CEO’su Türk. Şirketi bataktan çıkarıp kâra geçirdi. YouTube’da röportajlarını açsan, telaffuzuyla, kılığıyla kıyafetiyle dalga geçenleri görürsün. Yabancılar ise adamın başarı hikâyesini manşete taşır.
Muhtar Kent yıllarca Coca-Cola CEO’suydu. Aynısı ona da yapıldı.
Daron Acemoğlu dünyanın en iyi üniversitesinin dekanlığını yaptı, Nobel aldı. Yine tam linç.
Fizikte Nobel alan Türk’e aynısı yapıldı.
Edebiyatta Nobel alan Türk’e de. “Ben de yazarım, ne var ki?” dediler. Cihangir’de üç evi varmış — “Parayı nereden buldun?” diye linçlediler.
Barış Alper en iyi döneminde yabancıların onda biri maaşa çalıştırıldı. Bir de üstüne linçlendi. Adamın psikolojiyi toplayıp toplayamadığı belli değil.
Arda giderken gurur kaynağımızdı. Başarılı olunca kız arkadaşından tutun her şey malzeme oldu.
Nuri Şahin, Harvard’da ders aldı. Entel hoca diye adamı linçlediler, dışladılar bütün sene. Röportajı var daha yeni. Ne yaşadığını anlatıyor. Okuyun.
Daha sayayım mı?
Şirket sahibi:
“4 milyar TL kazandık ama 3,9 milyar TL giderimiz var. Bu yüzden sadece 100 milyon TL üzerinden vergi ödeyeceğiz.”
Devlet:
“Gayet mantıklı.”
Sen:
“Yıllık 600 bin TL kazandım ama 580 bin TL’si kira, fatura, market ve yaşam masraflarına gitti.”
Devlet:
“600 bin TL gelir elde etmişsin.”
Sen:
“Ama ben aslında—”
Devlet:
“Beyannameyi zamanında vermeyi unutma.”
Çüş‼️
Dünyada “ORGANİZE KÖTÜLÜK” nedir sorusunu tam karşılığıdır bu haber❗️
Marmara Denizi'nden Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükte hayalet ağ çıkarıldı. Bir dalgıçın ihbarı üzerine ekipler deniz canlıları yok olmadan denizdeki bu büyük tehdidi temizlemişler.
Notere gittim. Adıma Antalya'dan bir satış aracılığı için vekalet verilmiş. Antalya'daki noter vekalet ücretini almış vekaleti bu dijital dünyada sisteme taramış. Bunu ne için yapmış? Türkiye'nin neresinde olursa olsun bu vekalet sistemden alınsın ve kullanılsın diye. E peki ne oldu?
Ben notere gittim vekaleten satış vereceğim. Noter katibine
"sistemde vekaletim var" dedim.
Katip "Olsun beyefendi biz burada nüsha çıkarıp aslı gibidir yapmak zorundayız" dedi
"yapın o zaman" dedim.
"1592 lira ücreti var" dedi.
"nasıl ya? biz zaten vekalet ücreti verdik 1800 lira"
"yapacak bir şey yok kurallar böyle"
Uzatmayacağım bu ülkede sağmal inek muamelesi görüyorum ve sahibim yok. Ben bu sistem için para söğüşleme aracıyım.
İtiraz ettiğimde ise aldığım cevap şu: İşine gelmiyorsa yapma!!!
Benim adım yok. Biliyorum yalnız değilim.