oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte.
Size bir yazardan, toplum önderinden söz etmek istiyorum.
Akciğer kanserine dahi mukavemet gösterecek kadar acı eşeği yüksek, bıçkın.
Son evrede zorla hekime götürebildiler.
Hızla tedaviye başlandı, Devlet Hastanesi’nde.
Bir akıllı ilaç ile süreci yavaşlatmanın yolunu aradılar.
Her doz, dünya para.
Ödeyecek güç, elbette yok.
Yıllarca prim ödediği SGK’ya başvurdu avukatı.
Ücreti karşılanacak ilaçlar listesinde olmadığı gerekçesiyle reddedildi talep.
Dava dışında yol kalmadı.
Eczaneden borçla aldılar ilacı, kurumdan tahsil edildiğinde ödemek üzere.
Vicdanlı bir yargıç, bu taleple dava açan nice yurttaşın zaten davanın sonunu göremediğini bildiğinden olsa gerek, tedbir talebini de kabul etti.
3. dozu alabildi.
Sonrasında zaten illet bedeni sarmıştı.
Entübe, yoğun bakım.
Kaybettik…
Bu arada kurum ihtiyati tedbir talebine karşı istinaf başvurusu yapmıştı.
Defnettik…
İstinaf Mahkemesi “Türk Milleti” adına karar verdi: “Davacı yanın haklılığı ve zararı hakkında yaklaşık ispatın sağlanamadığı” gerekçesiyle (ilaç ücretinin kurum tarafından karşılanmasına dair) kararın kaldırılmasına, oybirliğiyle, temyiz yolu kapalı…
Kararda davacı yan diye söz edilen, vefat etti…
Adına karar verilen Türk Milleti avlulardan taştı.
Kurumun bağlı olduğu önceki bakan da saflardaydı üstelik, en önde…
Türk Milleti adına…
Şimdi ödeme emrinin tebliğini bekliyoruz, mahkeme kararı gereği ödenen bedelin iadesi talepli.
Gölbaşı Mezarlığı’na…
Nihat Genç: Ben adamı konuşulacak zaman ararım. Kimse yoktu, tek başımızaydık. Başarmak diye bir şey yok, nereye kadar giderse!
Bu beden bu ateşle nereye kadar giderse ve biliyorum ki yalnız değilim böyle milyonlarca çocuk olduğunu biliyorum...