@BuminY2K Türkiye'de Dondurma, İçecek gibi bazı sektörlerde Tekel vardı. Diğer markayı satarsan benim malımı satamazsın ya da diğer markanın dolabını iade et bizden ücretsiz dolap al, promosyon ürünler al diye kandırdılar. Büyük balıklar küçük balıkları yuttu. Panda bile Algida'dan güzeldi
By 300 BC, there was no longer a Hellenic civilization! The Turks had taken the Balkans from the Romans, Venetians, and Genoese!
Greece is a failed state, created in 1821 as a buffer zone and composed of an artificial nation. Cope harder...
Στην ιστορία δεν υπήρξε ποτέ κράτος με το όνομα “Βυζαντινή Αυτοκρατορία”. Το κράτος που νομίζετε ως Βυζάντιο λεγόταν “Ρωμαϊκή Αυτοκρατορία”. Δεν είστε ούτε Ρωμαίοι ούτε αρχαίοι Έλληνες. Σταματήστε να επινοείτε ιστορία για τον εαυτό σας.
İstanbul’u fethettik ama Yunan hala ‘ İstanbul’u geri alacağız” diyor.. Biz ise İstanbul bizim diye savunma yapıyoruz. Artık Atina, Selanik, Adalar Denizi ve tüm Yunanistan bizim demenin vakti geldi.
‼️AİHM’den İstanbul Rum Azınlığı İçin Skandal Karar
⁉️Peki Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Hukuku Ve Gasbedilen Vakıfları Ne Olacak?
📍Batı Trakya’daki Vakıflar (Evkaf) meselesi, Azınlığın en büyük kanayan yaralarından biridir ve İstanbul’daki kararla kıyaslandığında Atina’nın uyguladığı antidemokratik çifte standardı tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.👇
https://t.co/5wsbVUFSsO
‼️ 1989 BULGARİSTAN TÜRK SOYKIRIMI:
“BÜYÜK GÖÇ” DEĞİL, DEVLET TERÖRÜ VE ETNİK TEMİZLİK
23 Mayıs 1989…
Bulgaristan’daki totaliter komünist rejim, tarihin en büyük insanlık suçlarından birine daha imza attı. Kimliklerini, dillerini, inançlarını ve insan olma haklarını korumaya çalışan yüz binlerce Türk; tankların, silahların ve devlet baskısının gölgesinde öz yurtlarından koparıldı.
Yaklaşık 360 bin Türk, birkaç saat içinde evlerini terk etmeye zorlandı.
Ama mesele sadece sürgün değildi…
Türk isimleri zorla değiştirildi.
Türkçe konuşmak yasaklandı.
Camiler kapatıldı.
Mezar taşlarındaki Türkçe yazılar silindi.
Çocuklara kendi ana dillerini konuşmaları suç gibi gösterildi.
İnsanlar toplama kamplarına gönderildi.
On binlerce Türk işkence gördü.
Kadınlar tecavüze uğradı.
Aileler parçalandı.
İnsanlar öldürüldü.
Bütün bunların tek bir amacı vardı:
Bulgaristan’daki Türk varlığını tamamen yok etmek.
Ve ardından komünist diktatörlük, bu organize vahşeti dünyaya utanmadan “Büyük Göç” diye pazarlamaya kalktı.
Oysa kullanılan kelimeler sadece bir anlatım biçimi değildir.
Kelimeler; hakikati ya örter ya da ortaya çıkarır.
“Göç” kelimesi gönüllü bir hareketi ifade eder.
İnsanlar daha iyi bir hayat umuduyla göç eder.
Fakat 1989’da Bulgaristan Türkleri göç etmedi.
Silah zoruyla sürüldüler.
Bu nedenle yaşananları “göç” diye tanımlamak, zulmü hafifletmek ve dönemin diktatörlük propagandasını tekrar etmektir.
Tarihsel gerçek şudur:
1989’da yaşananlar;
Bulgaristan Türklerine yönelik sistematik bir etnik temizlik ve soykırım politikasıdır.
Çünkü mesele sadece insanların yer değiştirmesi değildi.
Mesele;
bir milletin hafızasını,
kimliğini,
dilini,
inancını
ve tarihini yok etme girişimiydi.
Bugün dünyada sürekli farklı milletlerin acıları konuşulurken, Türk Milletinin uğradığı zulümlerin çoğu zaman görmezden gelinmesi de ayrıca ibret vericidir.
Oysa Türk Milleti;
Balkanlar’da,
Kırım’da,
Kafkasya’da,
Türkistan’da
ve daha birçok coğrafyada sistematik baskılara, katliamlara ve sürgünlere maruz kalmıştır.
1989 Bulgaristan Türk Soykırımı da bu karanlık zincirin en acı halkalarından biridir.
Hakikat şudur:
Mazlum olan çoğu zaman Türk Milleti olmuştur.
Ve yine hakikat şudur:
Unutulan her zulüm, bir sonraki zulme davetiye çıkarır.
Bu yüzden 1989’u doğru kavramlarla anmak zorundayız.
“Büyük Göç” değil…
Zorunlu sürgün.
“Nüfus hareketi” değil…
Etnik temizlik.
“Siyasi kriz” değil…
Türk kimliğini hedef alan sistematik bir soykırım politikası.
Çünkü hafızasını kaybeden milletler, geleceğini de kaybeder.
Türk Milleti yaşananları unutmayacaktır.
Unutturmayacaktır.
@bulturk@Bulgaristangoc@BalkanVeRumeli
UYARI / YORUM
Kuzey Kore’yi geçeceğiz böyle giderse…
Yeni torba yasasıyla birlikte 163. madde hortlatılacak!
Yanlış okumadınız!
Buna göre, Atatürk ilke ve inkilaplarına aykırı yayın yapılamayacak!
Laikliği eleştirmek suç sayılacak!
İnsanın inanası gelmiyor!
Siz insanı çıldırtmak mı istiyorsunuz?
Bu çağda bu zamanda nasıl ilkel bir kafa yapısıdır bu?
Milleti aptallaştırdığınız yetmiyormuş gibi, şimdi de milletin yarısını hapishanelere mi dolduracaksınız?
Özgürlüklerin önünü açmanız gerekirken, milleti inim inim inleten 5816 sayılı yasanın kaldırılmasını beklerken, yapılan işe, getirilmeye çalışılan yasaya bakar mısınız!
Bunun bir şaka olduğunu söylesin biri!
Eğer bu yasa geçerse, Ak Parti intihar eder, bu milletin tarihî yolculuğunu da mezara gömer!