Çocuğunuza bırakabileceğiniz en değerli miras kusursuz bir hayat değil, sağlıklı bir iç sestir.
Kendi kararlarını verebilen, hata yaptığında kendini değersizleştirmeyen ve gerektiğinde “hayır” diyebilen bir yetişkin olmak…
Asıl eğitim biraz da budur.
Bir insanın eşine duyduğu öfke, çocuğunun yanında ona hakaret etmesini haklı çıkarmaz. Hele ki çocuğa annesi üzerinden böyle bir cümle kurmak, öfke değil; çocuğun ruhuna bırakılan ağır bir https://t.co/pUr5Ryp0E7şanabilirsiniz, birbirinizden nefret bile edebilirsiniz. Ama çocuklarınızın yanında birbirinizin onurunu ayaklar altına almaya hakkınız yok.
İnsanları dolandırarak kolay yoldan para kazanabileceklerini zannettiler. Oysa o paraların arkasında insanların emeği, alın teri ve belki de yıllarca biriktirdikleri hayatları var. Umarım hukuk önünde hak ettikleri cezayı alırlar ve mağdur ettikleri insanların emeğinin karşılığında bunun bedelini öderler.
İnsan kendini değiştirmekten önce kendini anlamayı öğrenmeli.
Neden sustuğunu, neden öfkelendiğini, neden bazı insanlara fazla tutunduğunu…
Çünkü insan kendini anladıkça iyileşir.
Kendine savaş açarak değil, kendine yaklaşarak büyür.
Gençlerbirliği’nin bundan sonraki adımının da net olması gerektiğini düşünüyorum: Bu davranışı gerçekleştiren kişinin kulübün maçlarına girişinin ve bilet almasının belirli bir süre ya da kulüp politikaları çerçevesinde engellenmesi değerlendirilmeli.Çünkü çocuklara ve ailelere verilen mesaj çok önemli. Stadyumlar çocukların korkacağı değil, kendilerini ait hissedeceği yerler olmalı.
Özür kıymetlidir; fakat bazen özrün anlamlı olabilmesi için arkasından sorumluluk da gelmelidir.
Bir çocuğun formasını zorla çıkartacak kadar ileri giden bu davranışın elbette hukuki bir karşılığı olmalı. Umarım yürütülen soruşturma sonucunda sorumlular hak ettikleri cezayı alır. Çünkü tribünde rekabet olabilir, heyecan olabilir, hatta tartışma bile olabilir; ama bir çocuğu korkutmanın ve hedef haline getirmenin hiçbir açıklaması olamaz.Bir çocuğa bunu yaşatmanın adı taraftarlık değil, zorbalıktır.
Bir çocuğun formasına tahammül edemeyecek kadar öfkelenmek, artık taraftarlık değil, tahammülsüzlüktür.Dört yaşındaki bir çocuğun tribünde formasının çıkartılması kabul edilemez. O çocuk rakip takımın taraftarı değil, her şeyden önce bir çocuk. Futbol sevgisini çocukların üzerinden korkuya, baskıya ve ayrımcılığa dönüştürmemeliyiz.
@Sugibiyimmq Ben kalırdım. Hem de hiç düşünmeden. Bir yıl boyunca dünyadan biraz uzaklaşıp, sessizliğin içinde kitap yazardım. Belki de hayatımın en güzel kitabı, o ıssız yerde yazılırdı.🤷🏼♀️
Bazı çocuklar evdeki tartışmaların ortasında büyümedi; tartışma çıkmasın diye sessizliğin içinde büyüdü.Kapının kapanışından, bir ses tonundan, atılan bir bakıştan ne olacağını anlamayı öğrendiler.Bugün yetişkin olduklarında ise buna “fazla düşünmek” diyoruz.
Oysa bazıları için bu, yıllar önce öğrenilmiş bir hayatta kalma biçimi.