Eskiden televizyonun sesini kısıp, yoldan geçen arabada çalan şarkıyı merak ederdim. Gelen seslerden de hep memnundum. Şimdi sadece ağzıma kusmuk gele gele zar zar bişey duyuyorum..Çocukken tofaşlarda çalan Cengiz Kurtoğlu'nu bile özlettiniz. Sizinle asla anlaşamicaz cocuklar.
@populicc Fikir ayrılıkları yüzünden delirdik topluca, doğru 15-20 tane değildir, herkesin doğrusu diye de bişey yoktur. Bilimsel verilere dayalı olarak doğru tektir, biriciktir. Uzmanı olmadığımız her konuda kişilerin ağzına bakıyoruz, haliyle doğru olan neyse birlikte karar veriniz.
“Derin olduğunu bilen kimse kolay anlaşılır olmaya çalışır; kalabalığa derin görünmekten hoşlanan kimse ise anlaşılmaz olmaya çalışır. Çünkü kalabalık, dibini göremediği her şeyi derin sanır.”
—Friedrich Nietzsche
Hümanizm kanserdir. Bir insan, sırf insan olduğu için sevilmeye ve saygı duyulmaya layık değildir, sevgi ve saygı hak edilen şeylerdir. Cehaletin kaynağı olan halka yaranma çabası olan popülizm ise düpedüz ölümdür.
Friedrich W. Nietzsche | Böyle Buyurdu Zerdüşt
“Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. İnsan aptal olduğunu öğrenince eve döner hep.”
Yolda birbiriyle selamlaşan amcalar, babamın o hareketli ellerinde benim minik eller, çarşı pazar dönüşü ev, elde birkaç poşet. Ve vakit kesinlikle akşam üzeri.. Bugün de bunun hasretliği çöktü. 🎈
2 yudum türk kahvesi içeceksiniz, yanına envai çeşit tatlı koyuyonuz, kahve keyfi diye paylaşıyonuz sonra, kahve görünmüyo bile fotografta, 1 dilim bişeydir onun adabı, her boku abartın.
Sürekli "Ona vereceğim parayla başka şeyler yaparım" hissiyle nalet ekonomik kriz darbesinden dayak yiyoruz.
Ona vereceğim parayla da bi bok aldığım yok. Çünkü ona da vereceğim parayla başka şeyler yaparım. Böyle gider..
Ben eskiden Sezen dinlerken yazı yazardım.. Hüzünden ve yarım kalandan ne çok beslenmişim ama üretkendim. Şimdi bulaşık yerleştirirken dinliyorum, güzel yaşlandırdın İstanbul eline sağlık..
“ışıklar içinde uyusun!” bu ifadenin iyi niyetle söylendiğine asla şüphem yok, fakat beni çok rahatsız ettiğini de itiraf etmek istedim. bu cümle son zamanlarda ortaya çıkan oldukça yapay bulduğum bir söz.
“Rahmet olsun,” gayet berrak bir dilek oysa. Rahmet; şefkat dilemek.
ve bir de “devri daim olsun..” var, bu da sorunlu.. bunu anlatmak uzun sürer, bir ara belki yazı yazarım…
Korkunç felaketin "bağış" adı altında gösteriye dönüştürüldüğü malum programa dair söylemek istediğim her şey boğazıma düğümleniyor!..
Yine Baudrillard'a sığınıyorum:
"Göstergenin en yüce işlevinin gerçekliği ortadan kaldırmak, kayboluşu perdelemek olduğu bir dünyada yaşıyoruz."