Şeyh Ahmed Zerruk (k.s) der ki:
“Önemli olanı gözetmek ve onu her zaman öne almak, her hususta tasavvuf ehlinin şiarıdır.
Kim bu topluluğun (sufilerin) ilminin temel kulluk hükümlerini tam öğrenmeden önce ince ve derin detaylarını öğrenmeye kalkışırsa; açık ve net olan hükümlerden yüz çevirip kapalı ve gizemli olanlara yönelirse, o kişi nefsinin hevasına aldanmıştır. Hele ki ibadetlerin fıkhi zahirini sağlamlaştırmamışsa, hallerdeki bidat ile sünnet arasındaki farkı ayırt edemiyorsa ve (kötü huylardan) arınmadan önce (yüce makamlarla) süslenmeyi nefsinden talep ediyor ya da kendisinde böyle bir makam olduğunu iddia ediyorsa, büsbütün aldanmıştır.”
| Tasavvufun Kaideleri, s. 28
“Para peşinde değilim, bilinsin istiyorum”
Benim kızgınlığım mirasla ilgili değil, ihtiyacım da yok elhamdülillah. Nedir ki? Ben de bir fistan giyiyorum... Allahu Teala, Rezzak-ı Mutlaktır. Rızkımızı vermiş, hiçbir sıkıntım da yok. Ben, bunlar bilinsin istiyorum.
Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni (Kuddise Sirruhu)