Gerçekten bunu yazmış. Şaka değil… 🤦🏽♀️
Ben de bu söyleme katılıyorum: Üsküdar’da seçim yapılsın. Sandık kurulsun, halk iradesini ortaya koysun. Kim kazanırsa İstanbul’u da Türkiye’yi de o kazansın.
Ama göremediği küçücük bir detay var:
Ben “seçim yapılsın” diyorum.
Binbir türlü siyasi oyunla, hesapla, hamleyle “ele geçirilsin” demiyorum.
Madem bu kadar eminsiniz, hadi koyun sandığı.
Halk karar versin.
BASINA VE KAMUOYUNA
Göreve geldiğim ilk andan itibaren kalbimde ve aklımda yalnızca tek bir öncelik yer aldı: Foça.
Bana bu onurlu emaneti teslim eden hemşehrilerimin güvenine layık olmak, kentimizin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına kalıcı çözümler üretmek ve Foça’nın yarınlarını güçlendirmek yegâne çalışma gayem oldu. Şahsi bir siyasi ikbal ya da kariyer hesabı gütmeksizin, yalnızca memleket sevdasıyla hareket ettim.
Foça’mızın gerçek potansiyeline kavuşması, kabuğunu kırması ve hak ettiği değere ulaşması bazen büyük bir cesaret gerektirir. Bizler de Foça için bu cesur adımları atmaktan asla çekinmeyeceğiz.
Belediyecilik; siyasi sınırların ve kutuplaşmaların ötesine geçerek tüm kurumlarla samimi bir diyalog kurmayı, kentin geleceğini her platformda kararlılıkla savunmayı gerektirir. Kentimizin ortak aklını, hizmet üretme iradesini ve çalışma kararlılığını daha güçlü kılmak adına; siyasi yolculuğumu bundan sonra Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında sürdürme kararı aldım.
Bu vesileyle; Foça’mız için düşündüğümüz çalışmaları, hayalleri ve hedefleri kendilerine aktardığım ilk andan itibaren bizlere samimiyetle kulak veren, destek ve ilgilerini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.
Bu karar, geçmiş emeğe ya da birlikte yürüdüğümüz yol arkadaşlarımıza bir mesafe koyma adımı asla değildir. Bugüne kadar kentimiz için ter döken herkesin emeği kıymetlidir; sandıkta iradesini ortaya koyan her bir Foçalının tercihi başımın tacıdır.
Çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki: Dün olduğu gibi bugün de, yarın da hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün Foçalıların Belediye Başkanıyım.
Kapımız da gönlümüz de tüm hemşehrilerimize sonuna kadar açıktır. Bizim anlayışımızda ötekileştirme değil, ortak paydamız olan Foça’da birleşmek vardır.
Demokratik bir olgunlukla yapılacak her türlü yapıcı görüşü ve eleştiriyi saygıyla karşılıyorum. Ancak benim asıl odaklanacağım yer; sokakta hemşehrilerime dokunan, sorunları sahada çözen samimi ve icraatçı belediyecilik olacaktır.
Tüm enerjimi, zamanımı ve sevgimi güzel Foça’mıza adamaya aynı inanç ve kararlılıkla devam edeceğim.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Saniye Bora FIÇI
Foça Belediye Başkanı
Kendisinin asistanı ve basın danışmanı olarak görev yaptığım dönemde en büyük korkusu sosyal medya paylaşımları nedeniyle başına bir şey gelmesiydi.
Görünen o ki o korku ve kişisel menfaatleri AKP’ye geçme kararında ağır basmış.
'Dik duruş'tan çok söz ederdiniz Saniye Başkanım. Ne oldu? Omurganız mı kırıldı?
Zaten üzerinizde ahım vardı, şu saatten sonra adınıza verdiğim tüm haklarım haram olsun. Siyasi etik ve gizliliğe önem veren bir duruşa sahibim, yoksa daha çok şey söylerdim. Saygımı bozmayacagım.
Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanıp, 2 yıl hapis cezası alan karikatürist Nuri Kurtcebe'nin cezası kesinleştiği için hapse atılıyor
78 yaşındaki sanatçı,%90 engelli,koah hastası ve 1 gözü görmüyor
#NuriKurtcebeyeÖZGÜRLÜK
duruşmaya ara verildi.
alkışlar eşliğinde salondan ayrılan Ekrem İmamoğlu: hepinizi çok özledim. ama inanın o kadar yürekliyim, o kadar coşkuyum ki tarif edemem. hepinizi o coşkuyla sarıp sarmalıyorum.
İBB’ye yönelik davanın ikinci celsesinin 14’üncü gününde, tutuksuz sanık iş insanı Süleyman Çetinsaya’nın savunması ve sorgusunda dikkat çeken diyaloglar yaşandı.
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan:
"21 Ocak'ta projenizin onayı için başvurmuşsunuz. 29 Ocak'ta makama gelerek beni ziyaret ettiniz. Ben sizden herhangi bir kişisel menfaat talep ettim mi?"
Süleyman Çetinsaya (Mahkeme başkanına dönerek):
"Hayır. Başkanım, Resul Emrah Bey çok düzgün biridir. Kendisi bir şey talep etmedi."
Çetinsaya daha sonra savcılıkta verdiği ifadede yer alan 500 bin dolarlık ödeme bölümünün kendisine ait olmadığını savunarak, “Savcı bey bunu yazdı, önüme koydu, ben de imzaladım. Okumadım” dedi.
Türkiyede yaşayan bu kürt kaşarın infaz edilen korucumuz için yazdığı yorum,
teröristler bizi katlediyor üstüne sosyal medyada alay ediyor ama devletin tek yapabildiği haberlere erişim engeli getirmek
Bunların ikiyüzlülüğünü şöyle anlatayım:
Kürtçe kendi bölgelerinde seçmeli bir dersken, eğitimin tamamının doğrudan Kürtçe olmasını istiyorlar.
Türkmenler, Türkçenin seçmeli ders olmasını talep ettiğinde ise Araplardan önce yine ilk olarak kendileri karşı çıkıyor.
İşte böyle yüzsüzler.
bir bakın. 6 şirket yetkilisinin verdiği ifadelerden birisini aldım ve en bilinen yapay zeka uygulamalarından biri olan ChatGPT'ye sordum, bu ifadeyi hangi farklı alternatifle çoğaltabilirsin diye. ChatGPT diğer 5 şirket yetkilisinin verdiği ifadeyi bana alternatif olarak sundu. meğer savcılık makamında bu 6 şirket yetkilisi değil, yapay zeka varmış. şaka değil, yapay zeka ile beyanın çoğaltıldığının kanıtıdır bu. yani bu 6 şirket yetkilisinin verdiği ifadeler özünde ifadeyi verenlerin gerçek iradesini yansıtmıyor. bu kişiler yapay zeka tarafından hazırlanan ve önlerine konulan ifadeleri imzalamışlar. bu da Türk hukuk tarihine geçsin.
"SAVCILIKTA YAPAY ZEKAYLA BEYAN ÇOĞALTILMIŞ"
Gözdem Ongun müdafi Rahşan Sertkaya: 26 Nisan 2025 tarihindeki ikinci dalga operasyonda müvekkilim Gözdem Ongun'un da aralarında bulunduğu 53 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Ve Gözdem Ongun gözaltına alındıktan 2 gün sonra bu sefer savcılık makamına kendi ayaklarıyla 6 farklı şirketin yetkilisi geldi. bu şirket yetkilileri Gözdem Ongun'un sahibi olduğu Byzag şirketi hakkında ifade verdi. 6 şirket yetkilisinin kendi ayaklarıyla savcılık makamına gelmesinin esbabı mucibesi nedir diye sorarsanız onu da anlatayım.
tabii ki kendi ayaklarıyla Mürettebat, KMDE Reklam, ED İletişim, Cyproc, Lab Tourism ve Asım Reklam şirketlerinin yetkilileri Eray Demir, Mert Saraç, Mustafa Deyancan, Özcan Demirciler, Serkan Yıldız ve Alican Akgün savcılık makamına kendi ayaklarıyla gelip ifade verecek, bu ifadeler dayanak gösterilerek hem müvekkilim hakkında tutuklama tedbiri istenip adli kontrol tedbiri uygulanacak hem de suç isnadında bulunulacak. böylelikle istenen kurban alınmış olacak.
peki savcılık makamına aynı gün kendi ayaklarıyla gelen bir şirket yetkilileri ifadelerinde neler söylemiş, bir bakın. 6 şirket yetkilisinin verdiği ifadelerden birisini aldım ve en bilinen yapay zeka uygulamalarından biri olan ChatGPT'ye sordum, bu ifadeyi hangi farklı alternatifle çoğaltabilirsin diye. ChatGPT diğer 5 şirket yetkilisinin verdiği ifadeyi bana alternatif olarak sundu. meğer savcılık makamında bu 6 şirket yetkilisi değil, yapay zeka varmış. şaka değil, yapay zeka ile beyanın çoğaltıldığının kanıtıdır bu. yani bu 6 şirket yetkilisinin verdiği ifadeler özünde ifadeyi verenlerin gerçek iradesini yansıtmıyor. bu kişiler yapay zeka tarafından hazırlanan ve önlerine konulan ifadeleri imzalamışlar. bu da Türk hukuk tarihine geçsin.
"SAVCILAR DAHA İDDİANAME YAZILIRKEN HAKİM GİBİ YETKİ KULLANMIŞ"
Bu 6 şirket yetkilisinin kendi ayaklarıyla savcılık makamına gelmesinin sebebi Muhittin Palazoğlu'dur. şunu da söyleyeyim; Muhittin Palazoğlu'nun kurban vermesinin tek ödülü tahliye olmak değilmiş. onu da iddianame yazılınca anladık. 53. eylemde Muhittin Palazoğlu için savcılık makamı ne demiş "şüpheli Muhittin Palazoğlu'nun rüşvet verme fiiline uyan Türk Ceza Kanunu'nun 252/1, 254/2, 53. maddeleri uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına..." şimdi soruyorum, savcılık makamı, bir sanık hakkında böyle bir sonuca hangi yasal düzenlemeye dayanarak ulaşabilir? bakın, savcılık makamı bir de Türk Ceza Kanunu'nun 254. maddesinin 2. fıkrasına atıf yapıyor. diyor ki hüküm çok açık, "rüşvet veren kişinin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce kendi iradesiyle pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar etmesi gerekmektedir." ancak savcılık soruşturma yapmaya başladıktan sonra Muhittin Palazoğlu tutuklanmış ve etkin pişmanlık ifadesini de tutuklandıktan sonra vermiş. dahası, savcılık makamı iddianamede "Muhittin Palazoğlu irtikap mağduru olarak para gönderdiğini beyan etmişse de bu içerikli ikrarlarının üzerlerine atılı rüşvet verme suçundan kaçma gayreti olduğu anlaşılmıştır" der. yani savcılık makamı bu ifadenin etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilemeyeceğini de görmüş.
siz de fark etmişsinizdir. savcılık makamı bir kısım şüphelilerin ifadeleri bakımından iddianamede ikili bir ayrıma gitmiş. bir kısım şüphelilerin ifadelerini etkin pişmanlık hükümlerinden yararlananların ifade içerikleri, diğer bir kısım şüphelilerin ifadelerini ise ikrar doğrultusunda beyanda bulunanların ifade içerikleri olarak tasnif etmiş. Muhittin Palazoğlu'nun ifadesine nerede yer vermiş biliyor musunuz? ikrar doğrultusunda beyanda bulunanların ifade içerikleri arasında. yani Muhittin Palazoğlu'nun ifadesini burada da yine etkin pişmanlık kapsamında değerlendirmemiş savcılık makamı. ama konusu suç isnadına gelince Muhittin Palazoğlu'nun ifadesi hiç sebepsiz etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmiş.
tabii mesele bununla da sınırlı değil. savcılık makamı iddianamede Muhittin Palazoğlu hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına" demiş. savcılık makamının hukuken "ceza verilmesine yer olmadığına" demeye yetkisi var mı? savcılık makamı etkin pişmanlık kapsamında ifade vermek isteyen şüphelinin ifadesini alabilir. ama iddianameyi yazarken tek yapabileceği, bu hususta bir mütalaası var ise buna iddianamede yer vermektir. sanık hakkında ceza verilmesine yer olup olmadığına karar verecek olan ise Türk mahkemeleridir. yani sayın başkan ve değerli heyet, sizlersiniz. sayın savcılarımız, yargılama safhasında ancak sizin kullanabileceğiniz bir yetkiyi daha iddianame yazılırken kullanmışlar. üstelik etkin pişmanlık ifadesi verdiğini kabul etmedikleri bir kişi için.
Ekrem İmamoğlu’na ve 51 kişiye, maçları canlı izleme yasagi getirildiği haberini duyunca aklıma gelen !!!!!
Cumhurbaşkanı Erdoğan Öcalan için Adalet bakanıma dedim ki niye radyo televizyon verin.
''Abdullah Öcalan'ı hayata dahil ettik. Televizyon verdik. Hem takımını izliyor, hem Türkiye'de neler oluyor görüyor."
(11 Ocak 2013)
Aldığımız ortak karar sonucu bugün görülen duruşmada Meriç DEMİR ile evlilik akdimizi sona erdirdik. Mahremiyetimizin korunması hususunda duyduğumuz hassasiyete ilişkin anlayışınız için teşekkür ederim. Silivri'den sevgi ve selamlarımla...
İBB sanığı Orçun Muhittin Yılmaz, ifadesini verirken televizyon kanallarından etkilendiğini söyledi.
Cumhuriyet Başsavcısı: "Emrah Bağdatlı'nın operasyonu bildiğini, Murat Ongun'un ona yurtdışına çık dediğini söylemişsin."
Orçun Muhittin Yılmaz: "Bu yorumu, tutuklu olduğum dönemde hapishanede televizyon izlerken gördüğüm haberler üzerinden yaptım."