@umuttakas Bence yanlışınız var.Siz fona alınan her malın ,fiili dolaşımdan düşecek gibi yazmışsınız.Spk, ihraccı nın yani patronun fonlara aldığı mallar fiili dolaşımdan düşecek diyor.
Olay yeri inceleme komiseri
Kaçarken yakalanıyor
Cinayet soruşturmasında şüpheli kişi olarak.
Tam 8 yıldır anlatıyorum
Rabia Nazımızın ardından katillerin korunması için delilleri değiştiren baş şüpheliler
Öncelikle olay yeri inceleme polisi neden yargılanmadı ceza dahi verilmedi
Bugün herşey gözler önünde
Acımasızca Canına Kıyılan
Sevgili kardeşimiz Dorukhan Büyükışık cinayet dosyasının yeniden açılarak
Yargılanmada kolluk görevlilerini durumu...
Emsal Dava Dorukhan Büyükışık Davası
Olayın ardından soruşturma süreci...
Vize devi VFS ve iş ortağı Gateway’in faaliyetlerini ele aldığımız “Vize imparatorluğu” yazı dizisine ilişkin ne kadar tweet’im varsa bugün hepsine erişim engeli getirildi. Hatta erişim engeli getirildiğine ilişkin tweet’e de erişimi engellediler. Belki bunu da engellerler.
Şimdiye kadar hiç anlatmadığım bir detay var...
Ahmet’i yoğun bakımda gördüğümde gözlerim doğrudan alnındaki morluğa takıldı. O morluğun neden olduğunu biliyordum. İşte o an,nefes alamadım, konuşamadım, sadece baktım... Evladımın yüzüne, bana bir daha gülümseyemeyecek olan yüzüne.
Sonra kulağında küçük bir yara gördüm. Doktora sordum: “Bu nedir?” Dediler ki, “Başı uzun süre sol tarafa yatık kaldığı için oluşmuş, annesi.”
O küçücük yarayı duyduğumda bile içim kan ağladı. Günlerce kulağındaki o izi düşündüm. Ama kimse bana alnındaki morluğu unutturamazdı. Çünkü o morluk, evladımın çektiği acının sessiz tanığıydı.
Şimdi size soruyorum; ben kulağındaki küçücük yara için kahrolurken, alnındaki o morluğu görünce neler hissetmiş olabilirim? Bir anne yüreği bunu nasıl taşıyabilir? O gün Ahmet’in alnındaki morluk sadece onun bedeninde değildi; benim ömrüme vurulmuş bir mühürdü. O an kalbim kırılmadı, paramparça oldu. Ve o parçalar hâlâ yerinden toplanamadı.
İsmini dile getirmek istemiyorum, son bayramın olur inşallah.
CHP delegelerinin birinci derece yakınları da dâhil tüm hesapları incelenirken, Reza Zarrab'ın; 45-50 milyon Euro, 7 milyon dolar ve 2,4 milyon TL rüşvet verdim dediği Zafer Çağlayan'ın hesaplarına da göz atılacak mı?
Emeğine sağlık @stratejist05 abim.
Eğitim ile ilgili ön sunum ve bilgilendirme.
Özellikle daha fiili dolaşımı bilmeyenlere gelsin :)
https://t.co/obEFTM7ZHH
Madencileri Ankara’ya taşıyacak 3 kezdir anlaşma yapılmış araçlar ruhsat iptal ve ceza tehdidiyle engellendiler!
Holding ödemeleri sarkıtınca patronun aracına ceza kesseydiniz ya aslan parçaları??
Ankara’ya biz gelemezsek ülke birleşir gelir!
Bizde yol da çok ve araç da çok!
@hisse_htn_esra Sizin tahtada alıcı varmış gibi göstermek için yazdığınız alışlara biri gelir mal verir.böylece 150 bin lotunuzla napacam ben diye kara kara düşünürsünüz:)
Partimize mahkeme tarafından atanan yönetimin bugün ortaya koyduğu tavır, en az Genel Merkezimize polis sokmak kadar ağır bir zarara neden olmuştur. Yalanlarla bezenmiş bir seviyesizlik ne yazık ki bayram gününde sergilenmiştir.
O zaman artık, sustuğumuz gerçekleri anlatmanın zamanıdır.
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki;
1-Genel Merkezimizin bahçesinde seviyesizce sergilenen iki araç da partimizin kendi parasıyla alınmıştır, tüm faturaları mevcuttur.
2-Araçlardan biri 2022 yılında Sayın Kılıçdaroğlu döneminde alınmış ve bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından makam aracı olarak kullanılmıştır. O araçları Genel Merkezimizin bahçesine koyanlar bunu bilemeyecek kadar cehalet sahibidir.
3- Diğer araç da partimizin kendi parasıyla henüz bu yıl satın alınmıştır.
4-O araçlardan hiçbirinin Özkan Yalım ya da Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi yoktur. Bunu iftirayı attıkları için şimdi ilk kez açıklamak zorundayım. Sayın Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Sayın Erdoğan Toprak, İstanbul’dan, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır. Kasım 2023’teki kurultaydan bir gün sonra ise Sayın Erdoğan Toprak o zırhlı aracı alıp yeniden İstanbul’a götürmüştür. Bunların hepsinin kayıtları mevcuttur.
Bir daha böyle seviyesiz görüntüler görmemek umuduyla söylüyorum:
Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!