Mavi renk bakışı merkeze toplar (Kandinski), ilahi olanla ilgilidir, tevhiddir. Ne kadar santralize ediyorsa sarı o kadar yayar (tıpkı güneş), kesrettir, dağılmadır, dünya hayatıdır, aldanmadır (Avrupa'da aldatma sarıdır), dünya hayatı aldatır insanı.
Yeşil, bu iki rengin birleşimidir ve nötralizasyon oluşturur. Selâmet, huzurun rengidir; İslâmdır, cennettir...
Le vieux du quartier m’a dit : « N’oublie pas que la boussole a été inventée avant l’horloge parce que la direction est plus importante que le temps. »
Daha önce de yazmıştım. Türkiye’deki ücretli yıllık izin yokluğu, bayramların manevi değerini düşürüyor. Avrupada mesela herkesin bolca yıllık izni var. Kafasına göre uygun zamanlarda tatil yapıyor. Noelde de ailesiyle zaman geçiriyor.
Bizde yıllık izin yok. Onun yerine uzun bayram tatili var. O yüzden insanlar bayramı mecburen tatil fırsatı olarak görüyor.
Ben inançlı biri değilim ama kültürel olarak bayramları ve aileyle zaman geçirme ritüellerini anlamlı ve gerekli görüyorum. Bunun içinin boşalması beni rahatsız ediyor.
Haluk Bilginer, babasının yasının üç ay sonra bir mutfakta geldiğini anlattı:
🔹 “Babam vefat ettiğinde sahneye çıkmam gerekiyordu.”
🔹 “Çıktım, oynadım.”
🔹 “Cenazede de ağlamadım.”
🔹 “İnsanlar belki duygusuz olduğumu düşündü.”
🔹 “Üç ay sonra Londra’da mutfakta domates kesiyordum.”
🔹 “Bıçak domatese girdiği an hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.”
🔹 “Mutfakta yere çöktüm, dakikalarca ağladım.”
🔹 “O zaman anladım; yas öyle ‘şimdi’ olan bir şey değil.”
🔹 “Yas bir sızıntıdır.”
🔹 “Nereden, ne zaman sızacağı belli olmaz.”
🔹 “Babamın ölümü beni üç ay sonra o mutfakta yakaladı.”
(2023, Ahmet Mümtaz Taylan)
Mısırlı oyuncu Mahmud Yasin:
''Bir medeniyeti yok etmek istersen, şu 3 şeyi yap
Aileyi yık. Anneyi ev hanımı olmaktan soğut, öğretmenleri toplumda itibarsızlaştır.''