Türkiye, ABD’nin İstemediği S-400’leri Satıyor
📌ABD istedi; Ankara S-400'leri satıyor
📌Rusya'dan doğrulama geldi
📌Hizb-ut Tahrir, 7 yıl önce yayımladığı isabetli siyasi analizde bu senaryoyu dile getirmişti
https://t.co/ezKTBEuvri aracılığıyla
Kuzu ile ağlaşıp kurt ile Beştepe "de keyif sürenler...
Koşulsuz hizmetin bedelini tahsil edince keyifle gülenler...
Esareti, reel politik zannedenler...
Mazlumun hamisiyiz deyip zalimi baş üstünde tutanlar...
Galata köprüsünde Gazzeli FSM'de ise Amerikalı olanlar...
15 Temmuz'un arkasında ABD var diyen ama Trump'ı "şehitlerin" verildiği yerde karşılayanlar...
Her zillete bir kılıf ve her yalana bir tevil bulanlar...
Ne diyelim: Haya etmiyorsanız dilediğinizi yapın!
TCG Oruç Reis ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kapsamında New York'ta düzenlenecek uluslararası denizcilik etkinliklerine katılmak üzere New York Limanı'na ulaştı.
Düşünebiliyor musunuz?
Gazze yardım istedi, sessiz kaldınız!
Sumud Filosuna sessiz kaldınız!
14 yıl boyunca Suriye’li mücahitlerin çağrılarına sessiz kaldınız!
Müslümanların çağrılarına icabet etmeyen gemiler, Müslüman katili ABD’yi selamlıyorsa biz çoktan işgal altındayız demektir.
Müslümanlar sabah ezanıyla birlikte kapıları kırılıp gözaltına alınıyor.
Bu kabul edilemez bir uygulamadır. NATO'yu protesto etme ihtimali dikkate alınarak Müslümanları şafak operasyonlarıyla gözalıtna alamazsınız.
Bu haksız gözaltılara ve tutuklamalara derhal son verilmelidir.
Bir yazar için bundan daha sevindirici bir şey olabilir mi bilemiyorum. Yerdeki Yıldızlar'ın okuyucuyla buluşmasına vesile olan Köklü Değişim Yayıncılık'a sonsuz müteşekkirim. Emeği geçenlerden Rabbim ebeden razı olsun.
Önsöz'den:
"Bu kitap, İslam tarihi boyunca sultanların yollarını aydınlatmış olan yıldızların hikayesidir. Yöneticileri sarsıcı öğütleri ile uyaran yıldızlarımızın gerçek hikayeleri. O yıldızlar söndü. Ve biz karanlıkta kaldık. Şimdi yıldızlarımız İslam’ın altın çağlarında olduğu gibi bu çağda da yollarımızı, hassaten yöneticilerin kaybettikleri yolları aydınlatsın diye ümid ediyoruz. Bu umutla Yerdeki Yıldızlar kitabını alimlerimize ve geleceğin yıldızları olacak ilim talebelerine ithaf ediyorum."
Ankara’da şaşalı törenle karşılanacak olan Epstein sapkını Trump’ın, Gazze’de yaşanan katliam ve soykırımın ortağı olduğu unutuldu, Türkiye’nin davetiyle zirveye katılacak olmasına anlam yüklenerek alkış tutuldu. ABD ve Batılı devletlere güvenlik garantisi vermek adına insanların evlerine baskın düzenlenerek gözaltı ve tutuklamalar yapıldı.
Bundan tam 12 asır önce, Bizans'ın Rum valisi tarafından esir alınan Müslüman bir kadın, kendisine yapılan eziyet ve hakaretler karşısında “Va Mu’tasımah/Ey Mu’tasım neredesin!” diye haykırmıştı.
Bu haber Bağdat'taki Halife Mu’tasım Billah'a ulaşır ulaşmaz, 4000 kişilik süvari birliğin öncülük ettiği devasa bir ordu hazırlatır.
Rum valisine gönderdiği mektupta Halife Mu'tasım aynen şöyle der: “Müminlerin Emiri Mu’tasım Billah’dan Rumların köpeğine! Esir aldığın bacımı derhal serbest bırakmazsan sana öyle bir ordu hazırlıyorum ki, bir ucu burada (Bağdat'ta) diğer ucu da orada (Ammuriye'de) olacak.”
Ammuriye (Amorion) denilen yer Ankara civarında Afyon sınırları içinde bulunan bir kaledir.
Ve 12 asır sonra bugün, işte o Ankara; Doğu Roma'nın artıkları olan Batılı devletlerin liderlerini ve komutanlarını NATO bünyesinde ağırlayacak. Anadolu'nun evlatlarını düşmanlarımız olan bu Rum köpeklerine hizmet için haftalardır çalıştırıyorlar.
Sadece bir kadının feryadını duyup fetih için Bağdat'tan Anadolu'ya gelen Halife ve İslam ordusuyla, ellerindeki Müslüman kanı hiç kurumamış NATO ülkelerinin lider ve askerlerini ağırlayanlar hiç bir olur mu?
Şimdi siz söyleyin bunlar mı ümmetin umudu olacak yoksa Ömer ve Mu'tasım gibi Halifeler mi?
Bir yandan meydanlarda dini söylemlerle siyaset üretirken, diğer yandan Şeyh Said’in uğruna can verdiği ahlaki kalelerin birer birer yıkılmasına göz yumuyorlar. İslami faaliyetleri kısıtlarken sapkın derneklerin faaliyetlerine zemin hazırlıyorlar ve feminist kurumların sözlerine itibar ediyorlar. NATO’ya karşı duranların evlerine şafak vakti baskın yaparken İslam’a alenen hakaret edenleri göstermelik boş soruşturmalar ile salıyorlar.
Suç işleme ihtimali bulunan zanlıların dinleme ihtimali bulunduğu kişileri göz altına alalım, böylece suç işleme ihtimali bulunan kişilerin suç işleme ihtimalini azaltalım gibi akıl dışı gerekçelerle insanlar göz altına alınıyor.
Bu hassiyet, bu derin düşünce keşke Müslümanlar için de kullanılsa. Nedense hep sömürgeciler için kullanılıyor.
İzzet NATO'da Değil, Allah'ın Dinindedir!
🖋️"Müslümanların, izzetini Batı'nın askerî şemsiyesi altında araması kabul edilemez"
🖋️"İzzet Brüksel'de değildir. İzzet Washington'da değildir. İzzet Allah'ın dinine sarılmaktadır"
https://t.co/vMDuH40koA
Herkes N A T O ile ilgili yazıp çiziyor. Daha önce de belirttiğim gibi bizim ahali hipermetrop gerçekten. Uzağı görüyor ama yakını hiç görmek istemiyor.
N A T O kötü ama N A T O ile ittifak halindeki hükümet iyi. Hiç olmazsa yapılan açıklamalarda kitabın ortasından olmasa da kıyısından köşesinden bir kaç kelam edin yahu!
Allah, kafirleri veli edinmeyi, onların fikri, siyasi ve askeri yapıları altına girmeyi haram kılmış, bu fiili işleyenleri onlardan sayarak günahın büyüklüğüne dikkat çekmiştir.
NATO'ya yaranmak adına Müslümanlara yapılan zulümler ise zilletin zirvesidir.
#NatoyaKurbanAranıyor
Soğuk Savaş sonrası NATO'nun tehdit algılaması Komünizm'den İslam'a döndü.
Halkı Müslüman ülkelerin vatandaşlarını potansiyel tehdit görmesi, NATO üyeliğinin gerektirdiği stratejik bir zorunluluk. Bu yeni güvenlik konsepti gereği ülkeler NATO gibi korsanlara kurban vermeye ayarlıdır. Egemenlik mi, vatandaşlık mı? Kurban olsun efendilerine!
#NatoyaKurbanAranıyor
Sabahtan beri üç melon şapka, beş ispenç horozu kılıklı kostüm üzerinden çağdaşlık, uygarlık, gelişmişlik, Atatürkçülük aforizmaları savunan tiplerden, oturduğu teknesinin kıçından rakı balık-ot paylaşmaktan başka bir haltı olmadan cahil olmadığını zannedenlere ama aksi görüştekilere cahil diyecek kadar pervasızına kadar farklı tipler gördük. Şimdi şu fotodaki kişi Dubai şeyhi. Bu adamda bu tiplerin nefret ettiği ne varsa fazlasıyla var. On tane karısı, bilmem kaç tane başka hatunu var. Çölde yerde elle pilav üstü deve yer. Demokrasiymiş, batılı anlamda insan haklarıymış zerresini uygulamaz. Fakat bu kostümleri giyer ve İngiltere’ye gidip Royal Ascot’ta arzı endam eder. Çünkü bu kostümler bir ritüelin, bir kültürü sadakatle üst kültür olarak kabul etmenin somut göstergeleridir. Yani bunlarım uygarlıkla, gelişmişlikle, medenilikle uzaktan yakından ilgisi yok. Bir biatın ve sadakatin ifadesi. Neden peki? Çünkü Kral ya da Kraliçe bunlara emirlik vermiş. “Sen emirsin, sen kralsın, sen valisin” dendiği için öyleler. Öyle olunca da minnet ve şükran gösterilir böyle.
Gel gelelim muhatap olduğumuz taş kafalı fosillerin algısında bu kostümler çağdaşlığın, saygının, gelişmişliğin ifadesi. Böyle pazarladılar yıllarca ve halen de öyle pazarlamaya devam ediyorlar.
Uygarlık tüketimden önce üretimle olur. Demek istediğim çölde elle pilav yiyen (ki yesin bu da kötü bir şey değil, ben de yiyorum) adam da bunu en “kral yerde” giydiğinde nasıl gerçekten o idealize, masalsı, hayali “çağdaş batılıya” dönüşmüyorsa bu mukallidler de dönüşmüyor. Zaten küfür edebilmekten, bırak yavv demekten, sapla samanı karıştırmaktan öteye gidemeyişlerinde görülüyor bu çaresiz acizlikleri.
Necaşi, kendi dininden olmadığı halde sırf mazlum oldukları için Müslümanları ülkesine kabul etmiş ve onları geri isteyen Kureyş'e teslim etmemişti.
Muhacirler sizin dininizden, Allah'ın "kardeş" kıldığı Müslümanlar ve siz onlara "hastalıklı" muamelesi yapıyorsunuz.
İnandığınız Allah size onları korumanızı emrederken siz, şeytani duygularınızı tatmin etmek i��in onlara zulmediyorsunuz.
Allah'ın huzuruna çıktığınızda mazeretiniz ne olacak çok merak ediyorum.
995 gündür Gazze’de soykırım yapılıyor.
-Pedofili sapığı küstah Trump'la beraber barış planını imzaladınız.
-Ankara halkına reva görmediğiniz çevre düzenlemesini Haçlı birliği NATO için, Trump için yaptınız!
-Muhacir ve İslam düşmanlarına ses çıkarmadınız.
-Sokaklarda çocukları yiyen başıboş sokak köpeklerine ses çıkarmadınız! Mama lobilerine ses çıkarmadınız!
-LGBT dernekleri sizin iktidarınız döneminde yasal statü kazandı! Sizin döneminizde çoğaldı!
-Kara para aklama, yolsuzluk ve rüşvetten dosyası olanları, bir oy alabilmek için partinize topladınız?
-Müslüman halka daha fazla kar vadederek (KKM) insanları faize yönlerdiniz!
-Ekonomisi faiz, içki, kumar ve çıplaklık (Turizm) olan bir devletin liderisiniz.
Ne eksik, ne fazla! Hepsi bu….
Ümmetin sorumluluğu mu?