Parti binamız önünde gerçekleşen polis saldırısı sonucu içinde parti yöneticilerimizin de olduğu 12 arkadaşımız gözaltında.
Kurtuluş yok tek başına, bu abluka dağılacak!
Malatya Emek ve Demokrasi Platformu olarak, sarayın kayyumuna karşı , birlikte mücadele sözümüzü yineledik.
Kurtuluş Yok Tek başına,
Ya hep beraber ya hiç birimiz...
Yürüşümüzde konuşan Parti sözcümüz Önder İşleyen "Muhalefeti bölmek, parçalamak isteyen saray oyunları karşısında umudumuzu yitirmeyeceğiz, karamsarlığa düşmeyeceğiz."
Memleketimizi savunacağız, birleşerek kazanacağız. ⭐️
📍 Altınoluk
Tom Barrack defol, bu memleket bizim!
Bölgemize 'hayırsever monarşiler sunan sömürge valisi Tom Barrack'ı da, savaş örgütü NATO'yu ülkemizde ağırlamaya hazırlanan emperyalizme göbekten bağlı tek adam rejimini de göndereceğiz!
Çağrımız tam bağımsız Türkiye yolunda Deniz’in, Mahir’in çağrısıdır!
Çağrımız, özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi için emperyalizme karşı mücadele çağrısıdır.
Saraysız, saltanatsız, bağımsız bir Türkiye'yi kuracağız ⭐️
ODTÜ tarihi ülkemizin bağımsızlık mücadelesinin tarihidir!
ODTÜ'de bayrağa yönelik bir saldırı olmamıştır, devrimcilerin Türk bayrağına saldırdığı bir yalandan ibarettir.
Devrim Yürüyüşü boyunca ve provokasyon sonrasında birçok kişi tarafından taşınan Türk bayrakları da bunun kanıtıdır.
Türk bayrağı, AKP uzantısı bir avuç provakatör tarafından kendi kirli emellerini gizlemek için bir araç olarak kullanılmıştır.
Amaçları; ABD emperyalizmine ve NATO'ya karşı bağımsızlık mücadelesinde, ülkemizin AKP karanlığından kurtulma iradesinde birleşen gençliğin ortak mücadelesini parçalamaktır.
Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz
ODTÜ’de yaşananlar, iktidarın “kontrollü muhalefet” yaratma girişiminin bir parçasıdır.
Muhalefeti bölme, parçalama ve kontrol altına alma amacı taşıyan bu operasyon, bu kez ODTÜ’de AKP ve kontr-gerilla uzantısı bir grup provokatör eliyle sahneye konulmuştur.
Çalınan geleceklerini geri almak, bağımsız ve özgür yarınlar kurmak için tüm farklılıklarıyla bir arada mücadele eden gençliğin birliğini dağıtmak ve dayanışmasını kırmak, bu operasyonun temel hedefidir.
Türk bayraklarının yürüyüş sırasında ve sonrasında taşınmasına rağmen yaratılan provokasyonun havuz medyası ve iktidar aparatı sosyal medya hesapları eliyle “bayrağa saldırı” olarak servis edilmesinin ardından, ODTÜ dışındaki faşist çevrelerin kışkırtmalarıyla başlatılan süreç adeta üniversiteye yönelik dışarıdan bir işgal girişimine dönüşmüştür.
Bu saldırı; AKP iktidarına ve karanlık düzene karşı birleşen gençliğin dayanışmasına, muhalefetin ortak mücadelesine ve büyüyen bağımsızlık arayışına yönelmiştir. Öğrenci şenliğinin sanat, üretim ve bir arada yaşam ruhuna karşı kin ve nefret söylemleriyle çirkinleşen bir saldırıya dönüştürülmüştür.
Aynı zamanda bu saldırı, ABD ve NATO karşısında tam bağımsız Türkiye talebini yükselten gençliğe karşı; emperyalizmle işbirliği içindeki faşist odakların saldırısıdır.
Devrimcilerin uzun ve onurlu tarihi, emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesinin tarihidir. Vietnam Kasabı Komer’in arabasını yakanların ateşi, bugün ODTÜ’lü öğrencilerin ellerindeki meşalede yaşamaktadır. Bu meşale gençlerin geleceğini, kadınların yaşamlarını emekçilerin lokmasını çalmaya çalışan tek adam rejimine karşı birliğimize çıkma çağrısıdır. Memleketimiz için; bir kez daha kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Unutmadık, Affetmeyeceğiz!
Sevgili arkadaşımız Bahadır Grammeşin'in anma programında buluşuyoruz.
9 Mayıs günü 12.30’da Edirne Buçuktepe mezarlığında ve 14.00’da Edirne TAKSAV’da buluşulacaktır.
“Yok öyle efkâr falan ikinci bir emre kadar, gülümseyeceğiz cümle zulmün karşısında, böyle böyle düzelecek bu işler!”
Emperyalistlere ve saltanat heveslilerine karşı laik, demokratik ve bağımsız Türkiye için birleşelim
23 Nisan, saraydan alınan egemenliğin halka devredildiği, saltanatın sona erdiği bir kopuşun simgesidir. Bugün ise AKP’nin saray rejimi bu egemenliği yeniden tek elde toplamaya çalışırken, çocuklar bu düzenin en ağır sonuçlarını yaşıyor. Bir yanda ayrıcalıklarla büyüyenlerin çocukları, diğer yanda MESEM’lerde ucuz iş gücü haline getirilen, yoksullukla, tarikat ağlarıyla, niteliksiz eğitimle kuşatılan ve son olarak okullarda can güvenliği korkusu yaşayan milyonlarca çocuk var.
Bizler biliyoruz ki gerçek halk egemenliği; çocukların sömürülmediği, eşit, özgür ve laik bir geleceğin kurulmasıyla mümkündür. 23 Nisan’ı, bu düzeni değiştirme ve çocuklara insanca bir yaşam kurma mücadelemizi büyütme çağrısı olarak selamlıyoruz.
#23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramı