2015 yılından beri yoga ve pilates eğitmeniyim. Son üç yıldır da fitness eğitmenliği yapıyorum. Bu süreçte binlerce saat ders verdim ve farklı disiplinlerin kadın bedeni üzerindeki etkilerini yakından gözlemleme fırsatım oldu.
Öncelikle şunu söyleyebilirim: Yoga, pilates ve fitness birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan egzersiz sistemleridir.
Yoga; esnekliği, nefesi, dengeyi ve zihinsel iyilik hâlini geliştirir.
Pilates; duruşu düzeltir, merkez bölgeyi güçlendirir ve vücut kontrolünü artırır.
Ancak konu kas kütlesini korumak, kemik yoğunluğunu artırmak, metabolizmayı hızlandırmak, yağ oranını azaltmak ve yaş aldıkça güç kaybını önlemek olduğunda, bilimsel olarak en etkili yöntem direnç (ağırlık) antrenmanıdır.
Kadınların ağırlık çalışmasının onları "erkeksi" göstereceği düşüncesi de bilimsel bir gerçek değildir. Kadınların testosteron düzeyi erkeklere göre çok daha düşüktür. Bu nedenle doğal yollarla aşırı kaslı bir görünüm oluşturmak oldukça zordur. Tam tersine, doğru planlanmış ağırlık antrenmanları daha sıkı, daha güçlü ve daha sağlıklı bir vücut oluşturur.
Üstelik ağırlık çalışmaları sadece kaslar için değildir. Kemik mineral yoğunluğunu artırmaya, osteoporoz riskini azaltmaya, eklemleri desteklemeye, insülin duyarlılığını geliştirmeye ve günlük yaşam kalitesini yükseltmeye de önemli katkılar sağlar.
Bu nedenle kadınlara "fitness yapmayın" demek yerine, doğru teknikle ve kişiye uygun programla ağırlık antrenmanı yapmalarını teşvik etmek gerekir.
Her sporun yeri ayrıdır. Ama kadınların güçlenmesini sağlayan, sağlıklı yaş almasına en büyük katkıyı sunan egzersizlerden biri direnç antrenmanıdır. Bilim bunu yıllardır söylüyor.
Lütfen sosyal medyada bilimsel temeli olmayan bu haberdeki gibi kesin yargılara değil; araştırmalara, güncel egzersiz bilimine ve alanında eğitimli uzmanların görüşlerine kulak verin.